Bir şeye üflemek veya tükürmek “büyülü” bir etki taşır. Örneğin İsa körlerin gözünü açarken tükürüğünü kullanmıştı. Bazı kabilelerde oğul, ölen babasının yerine geçmek için onun son nefesini içine çeker.
“iyi etki diye bir şey yoktur bay gray. etki, özünde tümden gayriahlakidir; bilimsel olarak da böyledir.”
”neden?”
“çünkü bir insanı etkilemek ona kendi ruhunu vermektir.”
"Toplum içinde fitnenin yayılması, bir zincirleme etki oluşturur. Bir kişi bir söz söyler, diğeri bunu biraz değiştirerek aktarır, üçüncüsü kendi yorumunu ekler. Sonunda ortaya çıkan şey, ilk söylenenle aynı değildir. Fakat insanlar genellikle son versiyona inanır. Böylece hakikat gölgelenir, söylenti güç kazanır. Bu süreçte herkes, farkında olmadan fitnenin taşıyıcısı olabilir.
Fitnenin dille yayılması özellikle kapalı ortamlarda daha hızlı olur. Küçük bir topluluk içinde dolaşan bir iddia, kısa sürede herkesin diline düşer. İnsanlar merak duygusuyla dinler, yorum yapar ve başkalarına aktarır. Oysa kimse durup şu soruyu sormaz: 'Bu söz doğru mu ve bunu yaymak bana ne kazandırır?' İşte bu sorgulama eksikliği, fitnenin büyümesine zemin hazırlar.
Dijital çağda ise fitnenin yayılma hızı daha da artmıştır. Sosyal medya, mesajlaşma uygulamaları ve çevrim içi platformlar, bir sözün saniyeler içinde binlerce kişiye ulaşmasını sağlar. Bir iddia doğrulanmadan paylaşıldığında, kontrol etmek neredeyse imkânsız hale gelir. Böylece fitne, coğrafi sınırları aşar. Bu durum, dil sorumluluğunu daha da ağırlaştırır. Çünkü artık her birey, küçük bir yayın organı gibidir."
Bir kibritle yok olmak... Bir kibritin kısa ama şiddetli ömrü gibi etki yaratacak bir mektup... Kibritin alevi sadece mektubu değil, aynı zamanda her şeyi yakacaktı. O alev hem bir son hem de bir başlangıç simgesiydi.