Yakın zamanlara kadar: "Boş zamanlarınızı ne ile değerlendirirsiniz?" diye sorulur ve mutad olduğu üzere verilen cevap "Okuyarak..." diye başlar -gerçi bugün bu soruya verilen cevapta bu kadarıyla olsun bir yer tutmamakta okumak etkinliği- ve ardı sıra hoşa giden bir dizi etkinlik sıralanarak devam ederdi. Ve bunların hepsine birden, çocukların sek sek atlamasından (hop) veya bindikleri at oyuncaklardan (hob) mülhem, hiçbir yere götürmeyen etkinlik anlamına hobby denirdi. Burada "okumak" bir boş zaman meşgalesidir.
Sayfa 12 - Say Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
Geleceği bir etkinlik, değişim ve olasılık akışı olarak değil, keşfini bekleyen bir ülke olarak, mahiyeti aslen değişmeden kalırken yeni kanatların inşa edilebileceği, yeni kitapların eklenip eskilerinin çıkarılabileceği büyük üniversite kütüphanesi olarak gördü.
Sayfa 29·Kitabı okuyor
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Tıpkı baskıcı bir devletteki politikanın mutlak egemenliği gibi iç-buyruklar da, kişinin kendi ruhsal durumunu —ne hissedebileceğini ya da o anda ne yapabileceğini —kesinlikle dikkate almaksızın etkinlik gösterir.
—zamansız = kadın :)))
sanki yaş alan erkekler güçlenirken kadınlar saf dışı kalıyormuş gibi kendilerine saklasınlar bu yalanları daha anne karnından yeni çıkmış gibiyim gerçekten yapacaklarım için bir hazırlık süreci yirmilerim otuzlarımda görün bir de beni o zaman tanışacaksın içimdeki yaramaz ve deli dolu kadınla provalar kırlarda başlayacak parti daha başlamadan nasıl giderim olgunlaşıyor her yıl son kullanma tarihi olmaz insanın ve şimdi asıl etkinlik için açılıyor perdeler ellide haydi başlasın gösteri
Onlar ki düşünmeye/düşünene düşman!
Viviane Forrester eksiksiz bir biçimde “Çünkü hiçbir şey düşünmekten daha harekete geçirici değildir” diye yazar. “Ondan daha yıkıcı bir etkinlik yoktur. Daha korkulan. Ve de daha çok kara çalınan [...]. Düşünme olgusu başlı başına politiktir. Günümüzde düşünceye karşı, düşünme kapasitesine karşı, hiçbir zaman olmadığı kadar yoğun biçimde sürdürülen bu aldatıcı ve bir o kadar da etkili savaşımın nedenleri politiktir. Ki düşünme kapasitesi, şu an da olduğu gibi, bizim giderek tek çaremiz olacaktır.”
Sayfa 34 - Epos Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
İslâmi öğretide, bu söylediklerimizle bağıntılı olan ilginç ve önemli bir husus vardır: sözlük anlamı "açılış" olan Fatiha suresinde, yani Kur'an'ın birinci suresinde sözü edilen "doğru yol" (Strat-t mustakim), Lao-tseu'nin "Te"si gibi, "doğru (ya da düz)" olması ve yükselmek (kalkmak) anlamına gelen "kam" kökü uyarınca burada dikey yönün söz konusu olduğu tasavvur edilmelidir. Böyle olduğunda, bu "doğru yol"un "Dalâlette olanların ya da Tanrı'nın gazabına uğrayanların değil de, Tanrı'nın lütfuna mazhar olanların yolu" olarak tanımlandığı sonuncu ayetin anlamı kolayca anlaşılabilir. İlahi lütfa mazhar olanlar varlıkları evrensel (ilahi) irade ile uyum içinde olarak "Göğün etkinliği"ne (activitè du ciel) doğrudan muhatap olanlar ve bu etkinlik tarafından yüksek hållere ve bütünsel tahakkuka yöneltilenlerdir. Öte yandan, gazabın lütufa doğrudan zıt oluşu nedeniyle, gazap da dikey eksen vasıtasıyla tahakkuk eder. Fakat, inici yöndedir, aşağı hallerle ilişkilidir. Bu semavi yolun (cennet yolunun) zıttı olan cehennem yoludur ve bu iki yol dikey eksenin beşeri hålden itibaren, biri yukarı diğeri ise aşağı yönde olmak üzere, ayrıldığı yarılarını oluştururlar. Nihayet, sözcüğün özgün anlamında, delâlette olanlar insanların çokluk ve çeşitliliğe kapılmış olan ve "Merkezdeki Ağaçın etrafına sarılmış olan yılanın kıvrımlarıyla temsil edilen tezahür devrelerinde yanılgı içinde başıboş dolaşan çoğunluğudur.
Sayfa 146