8/10
·272 syf.··
2026 35. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 15:01
Hannah Gold’un Son Ayı kitabıyla başlayan hikâyesi, Ayı Dönüyor ile kaldığı yerden devam ediyor. İlk kitapta April ve Ayı’nın dostluğuna tanık olmuş, onların ayrılığıyla duygulanmıştık. Bu kitapta ise April, Ayı’nın tehlikede olduğunu öğrenince onu bulmak için bir kez daha zorlu bir yolculuğa çıkıyor. Ayı Dönüyor, serinin ilk kitabındaki duygu yoğunluğunu ve doğa sevgisini korurken macera dozunu da artırıyor. İnsan ile doğa arasındaki ilişkiyi, iklim krizinin etkilerini ve sevgi uğruna verilen mücadeleyi etkileyici bir şekilde anlatıyor. Özellikle April ile Ayı arasındaki bağ, kitabın en güçlü yönlerinden biri. Hannah Gold’un sade ve akıcı anlatımı ile çık hızlı okunuyor.İlk kitabı sevenlerin mutlaka okuması gereken, umut dolu ve dokunaklı bir devam romanı. Son Ayı’yı okumadan başlanmasını tavsiye etmem. Çünkü Ayı Dönüyor, ilk kitabın doğrudan devamı ve karakterlerin yaşadıkları olaylar bu kitapta önemli bir yer tutuyor.
Ayı DönüyorHannah Gold · Timaş Genç · 2023346 okunma
9/10
·139 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2026 21:20
Kabil karşımıza bir zaman gezgini olarak çıkarılmış. Bildiğimiz hikayelere farklı gözle bakmamıza neden oluyor. Yaratan'ı çok ciddi sorguluyor. "Beni böyle yaratan sensin. O zaman suç kimin ?" Yazarın kendine has yazım kuralları, bol virgülleri, uzun cümleleri yine sahnede. Saramago alaycı bir bilge edasıyla sorguluyor. Ben çok beğendim.Dini metinlerin veya karakterlerin eleştirilmesinden, sorgulanmasından hoşlanmıyorsanız tavsiye etmem.
Edebiyat
KabilJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201814,3bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
BAYILDIM!!!
8/10
·560 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 00:00
Cress'i bitirdim ve sanırım şu ana kadar seride en sevdiğim kitap oldu.O kadar çok şey oldu ki ne desem bilmiyorum. Öncelikle Cress'e aşırı üzüldüm yaşadıkları gerçekten kalbimi kırdı ama buna rağmen ne kadar güçlü olduğunu görmek de çok güzeldi. Şu an seride en sevdiğim karakterlerden biri olabilir, onu gerçekten çok seviyorum. Bir de itiraf etmem lazım; ilk kitapta Kai ve Cinder'ı çok da yakıştırmıyordum Ama bu kitapta özellikle finaldeki o sahneden sonra fikrim tamamen değişti. O kadar tatlılardı ki resmen yüzümde aptal bir gülümsemeyle okudum.Hâlâ favori çiftim Scarlet ve Wolf olabilir ama Kai ve Cinder'a da sonunda ısındım diyebilirim. Kitabın sonlarına doğru tempo inanılmaz yükseldi, sürekli "tamam şimdi ne olacak?" diye diye okudum. Final de beni direkt Winter'a ışınladı zaten.Winter'ın hikayesiyle ve son kitapla ilgili kafamda aşırı fazla teori var ve hangisinin doğru çıkacağını görmek için hemen okumak istiyorum. Bir yandan çok heyecanlıyım bir yandan da serinin bitmesine yaklaştığım için üzülüyorum çünkü sanırım çok hızlı okudum.Umarım Winter beklentilerimi karşılar çünkü şu an beklentim uzaaay
CressMarissa Meyer · Artemis Yayınları · 20154,724 okunma
7/10
·104 syf.··
2026 47. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 18:32
"Kendini normal gören insanların, normal olmadığını düşündükleri insanları yargılama merakı vardır." Kasiyer, toplumun normal kabul ettiği yaşam kalıplarına uyum sağlayamayan bir kadının hikâyesini anlatır. Başkahramanımız Keiko Furukura, çocukluğundan beri çevresindeki insanlardan farklı düşünmekte ve davranmaktadır. 36 yaşına geldiğinde hâlâ bir markette yarı zamanlı kasiyer olarak çalışmakta, evlenmemiş ve kariyer yapmamıştır. Ancak toplumun dayattığı kuralların aksine Keiko, bu hayatından memnundur. Keiko için market, hayatın kurallarının net olduğu ve kendisini ait hissettiği tek yerdir. Kendini burada bulduğunu düşünmektedir. Buna rağmen ailesi, arkadaşları ve çevresi onun daha "normal" bir yaşam sürmesini, evlenmesini ve daha prestijli bir iş bulmasını bekler. Toplumun bu baskıları altında Keiko, kendi mutluluğu ile başkalarının beklentileri arasında kalır. Kısa ama etkileyici bir roman olan Kasiyer, "Normal olmak gerçekten gerekli mi?", "Herkes gibi olmak beni rahatlatacaksa normal davranmalı mıyım?" ve "Kendimi ifade etmem sorun yaratıyorsa düşüncelerimi saklamalı mıyım?" gibi soruları düşündürür. Aynı zamanda Sayaka Murata, mutluluğun bireysel mi yoksa toplumsal beklentiler tarafından mı tanımlandığını sorgular. Keiko'nun yaşadığı baskılar Japon toplumuna özgü görünse de aslında evrenseldir. İnsanlar çoğu zaman başkalarının gözünde başarılı görünmek adına kendi isteklerinden ve benliklerinden ödün verebilirler. Yazarın kalemi sade ve akıcı, karakterleri oluşturma biçimi ise oldukça başarılıydı. Genel olarak hem anlatımını hem de eseri sevdim. Ele aldığı konuyu bu kadar yalın bir dille aktarması, hikâyenin etkisini artırmış. Olayların ve karakterlerin işlenişi, hayatın doğal akışını yansıttığı için roman daha gerçekçi ve samimi hissettiriyor.
Edebiyat
KasiyerSayaka Murata · İthaki Yayınları · 20253,682 okunma
Puan vermedi
Dostoyevski hayranı değilim ama Uzun zaman önce okumuş Bir kimse olarak ( hakkını teslim etmem gerek ) Bayağı iyi ve akıcı bir kitap olduğunu Tüm içtenliğimle söyleyebilirim. Ve yazarın bu kitapta Okura vermek istediği mesaj ise : ( bana göre tabii ) Bir gün delirecek olursanız Ve her deli gibi delirdiğinizi de anlamayacak olursanız, Kendinizin değil, Diğer insanların deli olduğunu Düşünür ve zamanla kafayı iyice bozarsınız. Subtext : Delirmeyin
Alıntı
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Kapra Yayıncılık · 202130,5bin okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2026 60. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 17:01
Kocamın Karısı – Alice Feeney Alice Feeney’nin tüm kitaplarını okumuş biri olarak artık şunu kabul etmem gerekiyor: Bu kadınla zekâ savaşı yapmayı bırakmalıyım. Her kitabında olduğu gibi bunda da daha ilk sayfalardan teoriler üretmeye başladım. Bir karakterden şüphelendim, sonra diğerinden, sonra başka birinden… Sayfalar ilerledikçe “tamam, bu sefer çözdüm” dedim. Çözemedim. Yazar yine bütün ipuçlarını gözümün önüne serip beni bambaşka yerlere bakmaya ikna etmeyi başardı. Üstelik kitap boyunca “bu ne alaka?” dediğim kişilerden çıkanlar da cabası. Benim için Alice Feeney’nin zirvesi hâlâ Daisy Darker. O kitabın yeri ayrı. Ama Kocamın Karısı da diğer kitaplarının biraz gerisinde kalsa bile merak duygusunu son sayfaya kadar canlı tutan, ters köşeleriyle şaşırtmayı başaran oldukça keyifli bir gerilimdi. Eğer okurken sürekli teori kurmayı, her bölümde fikrinizi değiştirmeyi ve kitabın sonunda “yine mi kandırıldım?” demeyi seviyorsanız Alice Feeney’nin tüm kitaplarını gönül rahatlığıyla önerebilirim. Not: Bir gün Alice Feeney kitabında katili doğru tahmin edersem bunu bayram ilan edeceğim. Şimdilik gelenek bozulmadı.
Kocamın KarısıAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 2026123 okunma