üzgünüm rezalet
4/10
·368 syf.··
2026 20. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2026 20:16
Kitap resmen elimde süründü, hiç akmadı. Açıkçası Yunan mitolojisinden uyarlama bir kitap okuyacağım için heyecanlıydım fakat alıştığımız bildiğimiz gerçekliklerden bu kadar tuhaf olması beni hayal kırıklığına uğrattı. Öncelikle Hermes'in kadın olması hiç hoşuma gitmedi. Persephone ve Eurydice kardeş olmuş ne alaka? Persephone'nin sürekli Orpheus'tan kötü biriymiş gibi bahsetmesi de sinir bozucuyu( ki Orfe yunan mitinde en sevdiklerimdendir.) Kitabın mitoloji ile tek alakası isimlerdi konu baya bir sapmış. Kitabın sadece son 60 sayfası falan ilgi çekiciydi ondan öncesi hiçbir olay olmadı. 200 sayfa boyunca sadece Hades ve Persephone'nin fantazileri anlatıldı. Persephone de biraz şeymiş ama neyse. Tanışmalarının üçüncü gününde birbilerine aşık olmuşlar (!) güya yavaş yani. Koskoca tanrıların düştüğü şeye bak. Her neyse sonuç olarak akıcı değildi, yunan mitiyle alakalı değildi, duyguyu geçirmedi, betimleme olay örgüsü hiçbir şeyi yoktu. Keşke para verip almasaydım diyebilirim. Bu konuyu keşke başka bir yazar güzelce yazsaymış. Vakit kaybı, okumaya değmez.
1000Kitap
Işıltılı TanrılarKatee Robert · Olimpos Yayınları · 2023406 okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2025 102. kitabı
Eric Metzger'in romanı klasik bir mitolojik hikayeyi modern Paris sokaklarına taşıyor. Roman bir yas,kayboluş ve yalnızlık hikayesi. İki bölümden oluşan romanda bir bölüm Louis 'in bir bölüm Orpheus'un hikayesini okuyoruz. Orpheus klasik mitteki gibi elinde liriyle dünyalar başına yıkılmış bir şekilde Eurydike'yi arar. Paris burada bir yeraltı şehri gibi gri ve kasvetlidir. Gece gezen Orpheus barlardan,kulüplerden çıkmaz. Kendini kaybedene kadar içer. Bir yandan da geriye bakmaması gerekirken bundan kendini alıkoyamaz. Bu yüzden Eurydike'sine kavuşamaz. Mitolojideki o meşhur "arkaya bakmama" kuralı, Metzger'de bir takıntıya dönüşür. Kahramanımız sürekli geçmişe, anılara, Eurydice ile olan anlarına bakar. Bu, yas sürecindeki bir insanın iyileşememesinin, sürekli eskiyi deşmesinin bir sembolüdür. Louise ise bir antikacıdan aldığı eski tip çevirmeli telefonu denerken aklında kalan tek numarayı çevirir:Babasının telefon numarası. Aradığında ölmüş babası telefonu açar. Ve bunu takıntı haline getiren Louise her gün babası ile görüşmeye geçmişi değiştirmeye çalışır. Romanın dili ise çok şiirsel. Kısa cümleler ahenkli bir anlatım sağlamış. İç monologlar sayesinde sessizlik hakim romana.
OrpheusÉric Metzger · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025137 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
9/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2025 84. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 08 Eylül 2025 20:18
Devlet tiyatrolarının bilet bulması neredeyse imkansız oyunlarından biri Profesyonel. Yetkin Dikinciler ve Bülent Emin Yarar’ın harikulade oyunculuklarıyla iki kez izlediğim, metni okuduktan sonra bir kez daha izlemek istediğim o harika oyun. Genel Yayın Yönetmeni Theodor Teya Kray’ın ziyaretine onu 18 yıldır tanıdığını söyleyen Luka Laban isimli bir ziyaretçi gelir. Teya bu kişiyi tanımadığı konusunda ısrar ederken Luka ise tam aksine onun yıllarca izini sürmüş bir polis memuru olduğunu açıklar. Sonrasında yıllardır gelişen bu tanışıklığa dair anılar ortaya dökülür ve artık Teya’nın da Luka’yı tanıma zamanı gelir. Tiyatroda izlemek çok başka bir keyif olsa da metni okumak da oldukça keyifliydi. Kesinlikle tavsiye ederim “Senin sayende çok şey öğrendim yaşamdan; sense, kendi sayende, neredeyse her şeyini yitirdin.”
Edebiyat
ProfesyonelDuşan Kovaçevic · Mitos Boyut Yayınları · 2004233 okunma
10/10
·651 syf.··
Beğendi
·
2025 30. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 08 Temmuz 2025 22:06
Charlotte is Orpheus, Sabine, Eurydice. And she does not look back. en son bu kadar zevkle, kalbimde bir sızıyla okuduğum kitap yine aynı yazardan Addie Larue’nün Görünmez Hayatı'ydı. victoria'nın kitapları hiçbir zaman benim için öylesine bir hikâye, okunup geçilecek bir roman olmadı. ama bu kitap; beni yerden yere vurdu, duvarlara çarptı, iliklerime kadar işledi. hangi sayfayı çevirsem günlüğüme yazacağım belki de çoktan yazmış olduğum sözlerle karşılaştım, bir fantastik kitap benim için bu kadar gerçek olabilirdi. en baştan söyleyeceğim bu kitap benim için öyle olabilir ama herkes için 10 puanlık bir kitap kesinlikle değil. birçok kişinin okurken muhtemelen sıkılacağı ve yarım bırakacağı bir kitap. ve her karakter çok kusurlu, hepsi çok büyük hatalar yapıyor, hepsiyle aramda bir aşk nefret ilişkisi var. ama bence bütün bu hatalarına rağmen bu üç kadını sevmemek mümkün değil. çünkü dünyanın kadına karşı adaletsizliğine karşı çıkıyorlar ve ben bunu okumaya bayıldım. ilk başlarda sabine'i çok sevdim. ama charlotte... onda ben o kadar kendimi gördüm ki. kalbimde tek bir kitap karakterine yer olsa onu koyarım. ve alice. vampirlik sabine ve charlotte için özgürlük ve kaçış yolu iken alice için bir lanet oluyor. o yüzden onun için çok üzülüyorum, ve o öfkesini çok iyi anlıyorum. kitabın sonunu her ne kadar beğenmesem de umarım her şeyi yoluna koymayı başarır. ayrıca matteo umarım sen de hâlâ hayatta ve iyisindir!!!!
Bury Our Bones in the Midnight SoilVictoria Schwab (V.E. Schwab) · Tor · 202511 okunma
Rehberiniz olacak o ışığın, hiç sönmemesine ithafen...
8/10
·456 syf.··
Beğendi
·
2024 24. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 22 Ekim 2024 17:33
Publius Ovidius Naso, yaşadığı dönemde Roma'nın en sevilen şairi olmasına rağmen sürgünde öldüğü için, tıpkı anlattığı trajik hikayelerdeki gibi bir hayat yaşamıştır. Çünkü İmparator Augustus tarafından ömür boyu Karadeniz kıyısındaki Tomis, günümüzde ki Köstence kasabasına sürgüne gönderilmiştir. Ayrıca sürgüne gönderen Augustus, bizzat Ovidius'tan Dönüşümler kitabını yazmasını isteyen kraldır. Ovidius’un sürgün cezasının nedeni, sürgünden kısa bir süre önce yazdığı Ars Amatoria (Aşk Sanatı) adlı eserinin üçüncü kitabı olarak gösterilmiştir. Çünkü tamamen kadınlar üzerine olan bu kitapta, İmparator Augustus’a göre Ovidius, kadınlara aşk konusunda öğütler vermekte, Romalı saygın kızları ve evli kadınları yasak aşk ilişkileri için yüreklendirmektedir. Ovidius’un Roma’dan ayrılışı oldukça acı verici olmuştur. Kış ortasında Yunanistan’a gitmek için Brundisium’da bir gemiye, Trakya’ya geçmek için de bir sandala binmiş ve yolculuğunu karayoluyla tamamlamıştır. Bundan sonra sürekli İmparator Augustus’a ve ondan sonra gelen İmparator Tiberius’a kendisini affetmesi için dilekçeler ve mektuplar yazmış, özlemle yanıp tutuştuğu memleketi Roma’ya döneceğine dair umudunu hiçbir zaman yitirmemiştir ancak bütün çabaları boşa çıkmıştır. Ovidius, İS 18. yılda sürgün edilişinin dokuzuncu senesinde ve altmış yaşındayken Tomis’te hayata gözlerini yummuş ve burada gömülmüştür. Şimdi bu acı hayat hikayesini okuduktan sonra kitabı okumak, gerçekliği tartışılır olsa da anlatılan üzücü hikayeleri daha bir içselleştirmenizi sağlayacaktır. 15 kitaptan oluşan Metamorfozlar; "Dünya’nın Başlangıcı (Dize: 5-88) Dört Çağ (Dize: 89-150) Devlerin Savaşı (Dize: 151-162)" dizeleri ile başlar. Bu yüzden ilk 50 sayfada Hesiodos'un Theogonia - İşler ve Günler kitabı gibi her dizede Tanrı ve Tanrıça isimleri ile mitolojik
Dönüşümler 1-15Ovidius · Yapı Kredi Yayınları · 2019348 okunma
7/10
·472 syf.··
2023 41. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2023 00:00
''Geçmişte yaşarsan ileri gidemezsin. Geleceğini planlamak için çok zaman harcarsan ya kendini geriye itersin ya da hayatın boyunca aynı noktada kalırsın. Anı yaşa, acele etme, kötü anılarını sınırla. O zaman gideceğin yere çok daha hızlı varırsın ve yolda çok daha az engelle karşılaşırsın.'' Kendi türü içinde baktığımda gerçekten iyi bir kitaptı. Akıcı, zorlamayan, duyguların iyi ifade edildiği bir kurguya sahipti. Bazı yerleri saçmaydı ama çok da üzerinde durmadım. Bir de Orpheus ile Eurydice hikayesi olan dövme beni can evimden vurdu. Kitabın en orijinal fikri Andrew’un dövmesiydi. Bana göre bu kitaba geç kalmamım en büyük eksisi tahmin etmem oldu. Yoksa o son, beni çok daha fazla etkilerdi. Bir de son sahneden, 2 ay sonrasına bu kadar hızlı geçmemesini, o duygusallığı biraz daha devam ettirmesini tercih ederdim. Bana göre arada, o hisleri yoğunlaştıracak, acaba ne olacak dedirtecek bir bölüm daha olmalıydı. Ağlamamı kursağımda bıraktı.
Hiçliğin KıyısındaJ. A. Redmerski · Ephesus Yayınları · 20151,292 okunma