Güne Cicozlar
1 ayna yoruldu her gün yabancı yüzler taşımaktan içindeki sır dökülüyor şimdi bakan kendini görüyor ayna ise sadece yokluğu 2 toprak uyandı üstünde yürüyen ayakların yüküyle bizi taşıdığını sanıyoruz oysa o bizi sabırla biriktiriyor 3 bir nar açıldı içinde dünya kadar kan biz meyveyi değil kırılmayı yiyoruz 4 kapı gıcırtısı evin yaşlandığını söylüyor duvarlar daha az dayanıklı insanlar gibi her şey eskimeyi öğreniyor 5 kapı çalındı
Ev de insan gibi cesede dönüşebilir.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Anlatmak insanı yoruyor. Bir de borçlu bırakıyor. Senle ilgili bir şey bildiklerinde, bir sır, ömür boyu onlara mahkûm gibi oluyorsun.”
Sayfa 279 - Hep kitap·Kitabı okuyor
“Hayatını ağır kanamalı geçirmek istemiyorsan, koparken parçalanacak kadar alışma kimseye. Onlar seni terk etmeden sen onlardan vazgeç. Kalmaya çalışıyormuş gibi yaparken bile koşarak çık bütün fotoğraflardan. Kendi ruhunun çatlak duvarlarına tutun, zararsız hiçliğine yapış. Bir hiçten koparken kanamaz çünkü insan.”
Sayfa 242
“Dünya böyle bir yerdi;kendine mahsus bir hayal kuramayanlar,başkasının hayali olma ya da başkasının hayalini gerçek kılma peşindeydi.Bütün hayallerin kırılmak üzere kurulduğunu bilmez gibi.”
Sayfa 212
Ülkeye ilk televizyon geldiğinde sohbete değil, televizyon seyretmeye gelen misafirler eve girer girmez ekrana teslim olurdu. Gün boyunca açık bırakılan televizyon karşısında yemek yenirken pek konuşulmaz, özellikle haberlerde, "Herife bak, yine saçmaladı!" türünden laf atılırdı. Zamanla televizyon baş köşeden kalktı, sofra sohbetlerine geri dönüldü. Telefonla da eskiden ev ziyaretindeymişsin gibi saatlerce konuşulurken şimdi anlık mesajlarla haberleşiliyor. Her teknolojinin adabı zamanla gelişiyor.
Sayfa 165·Kitabı okuyor