10/10
·125 syf.··
2026 189. kitabı
Bazen hayatı fazla ciddiye aldığımızı, her şeyi "mantık" süzgecinden geçirerek kendimizi mutsuzluğa mahkum ettiğimizi düşünüyorum. Erasmus tam da bu noktada imdadıma yetişti. Deliliğe Övgü, aslında akıllı geçinen bizlerin, aslında nasıl da büyük bir yanılgı içinde olduğumuzu yüzümüze vuran o muazzam tokat gibi. Kitabı okurken çoğu zaman "Evet, tam da bu!" dedirten, kendi absürtlüklerimizi gülümseyerek kabul etmemizi sağlayan bir tarafı var. Erasmus bize kusursuz olmaya çalışmanın ne kadar yorucu olduğunu hatırlatıyor. Eğer kendinizle dalga geçmeyi seviyorsanız ve dünyadaki onca maskeli insanın arasında biraz olsun gerçeklik arıyorsanız, bu kitap sizin için bir sığınak. Çok eski bir metin olmasına rağmen, bugünün insanına hala en çok lazım olan şeyi; yani "kendine gülmeyi" öğretiyor.
Deliliğe ÖvgüDesiderius Erasmus · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202315,2bin okunma
Fakat yine de yaşamak zorundasın!..
Puan vermedi·210 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 15:06
Yaşamak nedir? Her yaşayan da yaşadım der mi son vakit? İnsan mı yaşamayı öğrenir, yaşamak mı insanı eğitir? Fugui'ye genellikle okuma sonuna kadar da bir ısınamadım. Çünkü onun bile bile yaptığı hatalar tüm hayatını hatta hem kendi hayatını hem de ailesinin hayatını çok farklı yönlere çevirdi tabi ki. İnsanın hayatı biraz da tercihlerinden yön alıyor öyle değil mi?.. Sonraa 'ne ekersen onu biçersin'. Sahi Fugui ne ekti ki ne biçecekti? Bunların yanında Jiazhen'in hâlâ ona sadık bir eş olması ve ömrünü ona adaması biraz yazık dedirtti bana doğrusu, evet. Elbette burada şartlar, dönemler, yaşanmışlıklar, öğrenilmişlikler ve belki daha neler etkilidir tabi; fakat yine de fazlasıyla fedakar bir roldeydi bu hikâyede ve tabii ki Fugui onu hak eden bir aday değildi, olamadı ki kendisi de biliyordu. Zaten son pişmanlık neye yarardı ki?.. Fugui'nin Jiazhen'e sevgi beslemesi, değer vermesi, saygı duyması, dahası bir eş olarak onu saymak için Jiazhen'in per perişan olması, rezil rüsva da olsa her şeyi kabullenmesi, her halükarda haksız ve bir dolu fedakarlık sonunda yataklara düşmesi mi gerekirdi?.. Tabii işin doğrusu gerçek sevgi olsa hani ortada bunların hangisi olurdu ki?.. Böyle bir hikaye bile çıkmazdı zaten ortaya, ilham da olmuş değil mi bir yandan, üzücü ama evet durum da bu yazık ki?.. Her hikâye bir yerden başlardı nihayetinde. Bu hikâye biraz da Fugui Bey'in tercihlerinden doğuyor. Hatta belki biraz daha derine inmek gerekir. Peki Fugui'yi yetiştirenler?.. Fugui imtihanını 'yaşarken yaşamak zorunda olarak' çekti bir yönden. İnsan sonunda ölmek istermiş de sonunda yaşadıkça teselliler bulmaya başlarmış, mesela yaşlı bir yoldaş olarak diye alınan öküz gibi, adına Fugui koysun ki kendisine benzettiği bu hayvanın hikayesinde bir nebze de aslında yanında kendisinin hayvan
Duygu ve Düşünce
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,4bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Korku Cezadan Ağırdır
10/10
·104 syf.··
2026 31. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 22:19
Ben bu kadar güzel bir kitap beklemiyordum... İncelemeye başlama şekillerim çok komik benim ya.Ama bakın gerçekten aklıma hiçbir şey gelmiyor.Neyse kitaba geçelim. Kitabımız Bayan Irene'nin mükemmel bir Hayatı ve eşi olmasına rağmen yaptığı sevgilisinin bir kadın tarafından öğrenilmesiyle başlıyor.Bu kadın(kitapta adı geçmedi kadının)ana karakterimize öğrendiği bilgiyle şantaj yapmaya başlıyor.Irene de yakalanmanın verdiği korkuyla şantajcının isteklerini yerine getiriyor.Kitap boyunca Irene'nin kocasına yakalanmaktan duyduğu korkuyu okuyoruz aslında. Hayatımda okuduğum en iyi yüz sayfaydı.İncelemelerimi okuyorsanız bilirsiniz ki benim için duygu betimlemesi çok önemlidir.Ve ben yüz sayfa boyunca bunu okumaktan oldukça keyif aldım.Gerçekten de o korkuyu hissedebiliyorsunuz.Ve hiç sıkılmıyorsunuz.Her şeyden sıkılan ben bile sıkılmadım bu kitabı okumaktan. Ayrıca bu kitap benim ilk Zweig kitabım.Yazım dili çok hoşuma gitti.Diğer klasiklerdeki o gereksiz dış mekan betimlemesi yok,-Evet bundan para alıyorlardı ama bu sıkılmadığım anlamına gelmez.-hatta öyle ki etrafta ne olduğunu falan da bilmiyorsunuz.Her şey hayal gücünüze bağlı. Bu kitap yılın favori kitaplarına belki girmez ama bu ay okuyup da keyif aldığım tek kitap herhalde.Şaka abarttım biraz.Kesinlikle tavsiyemdir,özellikle üstüne dusunmelik bir kitap ariyorsaniz tam size göre.
KorkuStefan Zweig · Parodi Yayınları · 2018124,9bin okunma
Rüzgar gibi geçti İnceleme 2
10/10
·736 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
66 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2026 00:28
Scarlett, baştan beri Ashley'in sevgisini yüreğinde taşımaktaydı. Ama Ashley kendi değerleri doğrultusunda; şeref, haysiyet gibi etik unsurlarla hareket edip(!) Scarlett'e aşık olsa da eşi Melanie'ye ihanet etmemektedir. Ashley'in tutarsızlıkları o kadar fazla ki ve karakteri bir o kadar da sönük... Scarlett'in güçlü duruşu, hiçbir zaman boyun eğmeyişi, o kadar güzel ki... Sadece sevmediğim yönü ise para için adeta sevmediği adamlarla olması. Savaş ortamı ya da bulunduğu koşullar bir yere kadar ama bir yerden sonra onun karakteri ortaya çıkıyor. Nasıl ki güçlü duruşu hiçbir zaman mücadeleden kaçınmayışı varsa, paraya da o denli tapışı da vardı Scarlett'in. Bu kitapta karakterini, duruşunu beğendiğim bir diğer insan ise Melanie oldu. Evet gerçekleri görüyordu ama hiçbir zaman duruşundan taviz vermedi ve en azından tutarlı bir hayat sundu kendisine ve etrafındakilere. Bu yüzdendir ki Ashley, bu iki güçlü kişiliğe sığındı. Ashley ahh ne çok istedim ve bekledim... Scarlettle güzel bir hikaye ama olan bitenler hayal kırıklığı yarattı ben de. Rhett namı diğer Kaptan Butler şu bizim de bildiğimiz politikacılara ne de çok benziyor değil mi? Çalıp çırpıyor. Herkesin gözü önünde. Ama yine de Ashley'e oranla Scarlettle daha uyumlu olmuş, onun da kendince tutarlı bir insan olduğunu görüyoruz. Bu kitap bir kez daha anlattı ki; toplumsal koşullar, büyük savaşlar, insanların hayatlarını derinden yaralar, yeni hayatlar sunar ve bazen hayatları yok eder ama hep ayakta olmak zorundadır insan; çünkü hala soluduğun bir hava vardır.
Rüzgar Gibi Geçti (2 Cilt bir arada)Margaret Mitchell · Morpa Kültür Yayınları · 20013,139 okunma
8/10
·420 syf.·
2026 106. kitabı
İlk kitabından sonra yazar gerçekten kendini aşmış hem yazım anlamında hem de karakterler anlamında inanılmaz iyi bir kaleme sahip olmuş. Karakterin isimleri zaten başlı başına alıp götürüyor Romeo ve juliet’e okumak inanılmaz keyifliydi. Yer yer Juliet için gerçekten çok üzüldüm kalbim kırıldı ama Romeo öyle güzel sevdi ve öyle güzel sahiplendik ki baştan sona kadar her şeyiyle çok iyiydi. Romeo’nun açıkçası böyle bir karakter olacağını çok düşünmemiştim evet ilk kitapta bazı şeyler ele veriyordu güzel bir hikaye çıkacağı belliydi ama bu kadar güzel çıkacağını düşünmemiştim ve Romeo’nun bu kadar keyifli ve eğlenceli bir karakter olması gerçekten kitaba daha fazla anlam ve keyif katmış. Sadece yazarın gerçekten final verememe gibi bir problemi var çok uzun bir final yazıyor. Diğer karakterlerin olaylarını gerçekten merak ediyorum ve umarım bir an önce devamını okurum.
Edebiyat
His JulietEmilia Rossi · Emilia Emerson Co. · 202518 okunma
Meçhule dair bir kaç kelâm
7/10
·272 syf.··
2026 13. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 12:37
Nobel ödüllü Fransız cerrah ve fizyolog Alexis Carrel 'ın eseri İnsan Denen Meçhul aslında ismiyle içeriği hakkında söylenebileceklerin bir hülasası niteliğindedir. Kısaca ifade etmek gerekirse kitap; , beden ve ruhtan müteşekkil, hakkında ne söylenirse söylensin hep gizemli bir yönü bulunan insana, uzman bir bilim insanının ve cerrahın gözüyle bakmamızı sağlıyor. İnsanı hastalıkta ve sağlıkta, fiziksel ve metafiziksel boyutlarıyla bir bütün olarak ele alıp pek çok açıdan araştıran Carrel'ın bu eserinin; hepimizce malum olan bilgi ve deneyimler sunmanın yanı sıra ele aldığı konulara daha önce hiç bakmadığım açılardan bakmamı sağlayarak ufkumu açan bir okuma olduğunu söyleyebilirim. Kitabın bende oluşturduğu en önemli farkındalık, son zamanlarda üzerinde özellikle düşündüğüm bir konuya dairdi: "İnsanın bir bütün olduğu ve parçalara ayrılamayacağı" fikri. İnsanın psikolojik, biyolojik ve sosyal bir yapısı olduğunu ve tüm bu boyutların mutlak surette birbirinden etkilendiğini belirten Carrel; bunlardan herhangi birinin aleyhine denge bozulduğunda, insana dair tüm sistemin olumsuz etkilendiğini ifade ediyor. Modern hayatın ve modern tıbbın eleştirisini yapan yazar, medeniyetin "ilerlemesinin" insanın doğası üzerindeki negatif etkilerinin veriler ve araştırmalarla altını çizerken, bu soruna dair kendi çözüm önerilerini de okuyucusuyla paylaşıyor. Her önerisinin parlak bir fikir olduğunu düşünmesem de bazılarını oldukça ilgi çekici bulduğumu söyleyebilirim. Sanırım insanı bu kadar büyük bir muamma ve meçhul kılan şey, onun ilk insandan bu yana süregelen biricik ve benzersiz yapısı. Evet, genel bir çerçeve çizildiğinde bedensel ve zihinsel açıdan birbirine benzeyen; fakat fert fert incelendiğinde bir benzeri daha bulunmayan, eşsiz ve muhteşem yapısıyla girift bir varlık insan. Böyle bir
İnsan Denen MeçhulAlexis Carrel · Hayat Yayıncılık · 2016694 okunma