Altay Türklerinin mitolojilerine göre Törüngey'in (Türüngey ve Torungay) insanların ilk atası olduğu düşünülmektedir. Buna rağmen yerde değil gökte yaşadığı bildirilir. Bu esnada herhangi bir boyu yoktur. Ayrıca eşi de bulunmamaktadır. Bir süre sonra yeryüzüne yollanma vakti gelir. Türk maddi kültürünün önemli unsurları olan su, ateş ve demirle gelmesi büyük önem taşır. Evlendiği karısının unvanı ecedir. Kraliçe, güzel kadın anlamına gelen ece Kırgızların tarihinde günümüze kadar yaşayan bir unvan/sözdür. Çok büyük tasvir edilen bir evi vardır. Evin elli kapısı, kırk penceresi, otuz kirişi bulunur. Tarla sürmeyi başlatması, bölgede tarımın başlaması olarak yorumlanır. Çünkü sabanı (köten) o icat etmiştir. Orta Asya bozkırlarının en önemli içeceği kımızı da onun bulduğu bildirilir. Dolayısıyla kımızla ilgili törenleri o belirlemiştir. Gökten düştüğünü söyleyenler de vardır. Ateşi bulması, doğrudan Gök Türklerin köken efsanesiyle bağlantı kurmamızı sağlar. Aynı bölge için ilkbaharda karlar eridiği zaman toprağın sürüldüğüne ilişkin kayıtlarla örtüşür.
Kana karışmadı henüz hikâyemiz
Tanıdık bir hüsrandır hayat bildiğimiz
Sorulsun isterdim aynadaki halim
Başıma çalınmış düzenim, gülerim gamsız
Eylendi ömrün bensiz, tesellin dalgın
Değişmez evin yazgısı seninle gelir
Çocukluğundan bıçaklanır her şair
Her evin bir kokusu olur bence. Kendine has bir koku. Bunun tütsülerle parfümlerle falan alakası yok. İnsanlarla alakalı. Bazısının evi huzur kokar, girer girmez anlarsınız. "Huzurun kokusu mu olur?" demesin kimse, olur. Anne kokusu, bebek kokusu, baba kokusu... Kimi evlerse acı, dert, hüzün kokar.