Onun da ölmesini engelleyenler, işte o rüyalar. Uyku, hissederek yapabildiği son iş. Elinde kalan son huzur. Rüyaları ise yeryüzünde bir türlü arayıp da bulamadığı evi. Ben ev aramadım hiçbir zaman. Hiçbir yeri, bir gün geri dönmek için terk etmedim. Ama o, ev fikriyle kendini rahatlatırdı. Yolculuğu, gecesi ne kadar kötü geçerse geçsin dönebileceği ve hiçbir şey olmamış gibi kendisini bekleyen bir evin olması, hayatındaki bütün tehlikeli işleri yapabilmesini sağlıyordu...
Sayfa 49
O süslü püslü kadınlar ne anlasınlar bir küçük evin bunalımını sürdüren işçi kızları, ne bilsinler rakı sofralarında umutsuz geçen hafta sonlarını.
Sayfa 76·Kitabı okuyor
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Eksilmiş yemek takımları bir evin kabuk bağlamış yaraları, üstü tozlanmış hatıralarıdır.
Sayfa 41·Kitabı okuyor
Alıntı
“Evin diğer tarafında yitirdiğimiz onca şeye bir yenisi daha ekleniyordu.”
Alıntı
Ölüm haberi tuhaf şey. İstenmeyen misafirlere benziyor. O gelince evin bütün düzeni bozuluyor. Kap kacağın yeri değişiyor, kimin nereye oturacağı karışıyor, her yerimiz ayıplana­cak tozlar içinde kalıyor sanki, ne kadar ovsak da bir türlü tam temizlenmiyor.
Sayfa 25 - e kitap·Kitabı okuyor
Edebiyat
Bir sonbahar resmi, kederli bir kadın portresi, üzeri otlarla kaplanmış bir Roma duvarı ya da terk edilmiş boş bir evin bizde hüzün ya da melankoli duygusu uyandırdığını önce biz keşfederiz, biz söyleriz.
Sayfa 245·Kitabı okuyor