Puan vermedi
Merhabaaalar, İhtilal 4 ile geldim. Ah ah uzun soluklu serileri sevenler beni anlayacaktır. Diğer kitap çıkana kadar heyecandan beklemek zor geliyor. Bu arada beşinci kitabımız da olacak şimdiden söyleyeyim. Neden mi? Çünkü final çok bomba bir yerde bitti Zeliha bu kitapta biraz dinlensin diyordum ki yazar yine yapmış yapacağını kızımız hastanelik oldu. Artık ben kalkıp refakatçı olacağım yani. Neyse kötü şeyleri bırakırsak bence bu kitapta Zeliha’nın neşeli halleri hoşuma gitti. O kendi evini düzerken ben de yardım ediyormuşum gibi hissettim. Gurur ve Zeliha çiftine gerçekten çok alıştım. Sanki bizim evin çocukları gibi oldular. İşte benim uzun soluklu serilerde en sevdiğim şeylerden bir tanesi de bu. Karakterleri artık benimsemiş oluyoruz ve yaşanan olayları okumak ayrı keyif veriyor. Keşke başka bir evrende olaysız, mutlu mesut yaşasalar. Bu kitapta yine neler çektiler. Neyse spoi olmaması adına söylemeyeyim, kendiniz okuyun Bu kitabın tasarımını ayrı beğendim ben. Serinin diğer kapaklarına göre bu kapak benim çok hoşuma gidiyor. Kutulu setten çıkan davetiye de ise evet bir miktar duygulandığımı söyleyeceğim tamam. Sadece bir miktar ama
İhtilal 4 - ZefirBinnur Şafak Nigiz · Dokuz Yayınları · 2026121 okunma
Bu evin karanlığı sayfalardan biraz dışarı taşıyor.
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
Bazı hikâyeler vardır; daha ilk sayfadan sizi olayın ortasına bırakır. ɮօɖʀʊʍ ӄǟȶı – ȶüռɛʟɖɛռ Öռƈɛӄɨ ɮɛʏǟʐ ɛʋ İstanbul Boğazı’nın kıyısında, boynunda altın bir kolye ile çarmıha gerilmiş halde bulunan bir kadın cesedi… Ardından farklı yerlerde ortaya çıkan benzer cesetler… Ve bütün bu cinayetlerin, Atlas’ın ikiz kardeşi Talya’ya ait kolyeyle kurduğu tuhaf bağ… @isil.isikk bu kitapta polisiye gerilimi, paranormal atmosferle birleştiriyor. Bir yanda cinayetlerin peşine düşen Atlas ve arkadaşları, diğer yanda geçmişin karanlık gölgesi, Beyaz Ev’in gizemi ve Enzel’in giderek tuhaflaşan hâlleri var. Kitapta beni en çok çeken taraf, olayların yalnızca bir cinayet soruşturması gibi ilerlememesi oldu. Sayfalar ilerledikçe işin içine eski sırlar, bastırılmış korkular, aile bağları ve açıklanması zor durumlar giriyor. Bu da hikâyeyi sadece “katil kim?” merakından çıkarıp daha karanlık ve tedirgin edici bir yere taşıyor. Beyaz Ev yine sıradan bir mekân gibi durmuyor. Sanki geçmişi saklayan, zamanı geldiğinde de içindekileri tek tek ortaya döken canlı bir karakter gibi. Özellikle bodrum katı fikri, kitabın atmosferini daha da güçlendiriyor. Çünkü bazı karanlıklar yerin altında değil; insanların geçmişinde saklanıyor. Akıcı, merak uyandıran ve bölümler ilerledikçe gerilimin dozunu artıran bir okuma oldu benim için. Polisiye, gizem, korku ve paranormal dokunuşları bir arada sevenlerin ilgisini çekeceğini düşünüyorum. Bazı sırlar kapalı kapıların ardında değil, bodrum katının sessizliğinde bekler. Gerilimi sonuna kadar yaşatıyor ama kısa bölümler hâlinde ilerlemesi iyi olmuş; insan arada küçük bir nefes molası verebiliyor. 𝐀𝐦𝐚 𝐮𝐟𝐚𝐤 𝐛𝐢𝐫 𝐮𝐲𝐚𝐫ı: Gece sessizliğinde okumak isteyenler dikkatli olsun. Bu evin karanlığı sayfalardan biraz dışarı taşıyor.
Korku-Gerilim
Bodrum KatıIşıl Işık · Yediveren Yayınları · 20221,565 okunma
Reklam
10/10
·356 syf.··
2026 92. kitabı
Dilek Nazlıoğlu Karnımdaki Viski Şişesi Aşkın ve acının insanı nasıl değiştirdiğini ve aşkın iki zıt kutupta olan iki karakteri bir araya nasıl getirdiğini anlatan hikayeleri okumayı sever misiniz arkadaşlar? Ben cok severim Yazarımızın @yazardileknazlioglu nun kalemiyle tanışma kitabım olan #karnımdakiviskişişesi benim için aşırı duygusal bir aşk romanı olsada aslında eser tam bir dönüşüm hikayesiydi. Görkem in olumlu yönde dönüşümü beni aşırı mutlu etti İki zıt kutuplar birbirini çeker derler ya çok doğru. Öznur,Görkem i ilk metroda gördüğü an aklına mıh gibi kazır.Öznur,babasını erken yaşta kaybetmiş,vurdumduymaz bir anne ve kardeşi Bade ile aynı evi paylaşan hatta evin yükünü erken yaşta sırtlanan dünyalar güzeli bir genç kız.Görkem ise Öznur’un tam zıttı dövmeleri ve aldığı alkol ile vur patlasın çal oynasın bir hayat süren bir fotoğrafçı ama asıl mesleği avukat. Eseri okurken sadece bir aşk hikayesi okumuyor,aile travmalarına,kapanmayan yaralara da şahit oluyoruz. Öznur’un annesi Feride Şahin’in o vurdumduymaz halleri okurken beni resmen çıldırttı.Bir anne nasıl bu kadar gamsız olur diye kendime defalarca sordum. Çocukluğundan beri Öznur’u koruyup kollayan ailem dediği Cihan ve ailesi iyi ki vardı.İnsanın kapı komşunun vicdanlı ve sevgi dolu oluşu cok kıymetli. Fatma yı yine hic sevmedim.O çıngıraklı yılan,Cihan ın öyle aklını başından aldı ki adamın tüm gözleri sonsuza kadar Fatma cadısının mührüyle kapandı diye üzülürken Allah tan Cihan ım da kendine layık birini hayatına dahil etti de sonsuz mutluluğu yakalamış oldu Eseri size sabaha kadar anlatabilirim ama spoi vermemek adına kısa kesiyorum. Yazarımız kaleme aldığı eserle,bizlere aşkın,insanı nasıl doğru yolu buldurduğunu öğretirken bolca da kendimizi sorgulamamızı sağlamış. Yazarımızın yalın ve sürükleyici kalemi sayesinde
Karnımdaki Viski ŞişesiDilek Nazlıoğlu · Herdem Kitap · 202529 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2026 31. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2026 16:05
Oncesi, Jehan Barbur'un sadece sesiyle değil kalemiyle de ne kadar güçlü bir kadın olduğunu gösteren çok etkileyici bir kitap olmuş. Yıllardır şarkılarıyla hayran olduğum Jehan Barbur'un anlatımına da ayrıca hayran kaldım diyebilirim. Açıkçası bu kadar derin, bu kadar hüzünlü bir hayat hikayesi beklemiyordum. Kitabı okurken bazı yerlerde gerçekten durup düşündüm, hatta çocukluğu adına içim burkuldu diyebilirim. Çocukluğu, aile hayatı ve geçmişte yaşadığı kırgınlıkları anlatıyor. Geçmişin gölgesinde bugünü anlamaya çalışan. Dışarıdan bakıldığında oldukça ihtişamlı görünen bir hayat var aslında. Iskenderun'daki o büyük ev, hizmetçiler, dadılar, maddi anlamda kusursuz görünen bir yaşam... Ama bütün bu gösterişli hayatın içinde yalnız büyüyen bir çocuk var. Bence kitabın en vurucu tarafı da tam olarak buydu. Insan bazen her şeye sahip görünürken aslında en önemli şeyden, sevgiden mahrum kalabiliyor. Anne ve babasıyla olan ilişkisini anlatırken o mesafeyi o kadar hissettiriyor ki okurken zaman zaman ben bile kırıldım. Aynı evin içinde birbirine yabancı insanların yaşadığı bir atmosfer var kitap boyunca. Özellikle çocuk yaşta birinin böyle bir yalnızlık hissetmesine üzülmemek mümkün degil. Çünkü insan okurken sürekli "Bir çocuk neden sevgiyi bu kadar uzaktan yaşamak zorunda bırakılır?" diye düşünüyor. Jehan Barbur'un hayatını bu kadar açık, bu kadar cesur şekilde anlatabilmesini ayrıca çok değerli buldum. Bazı insanlar yaşadıklarını saklamayı seçerken onun bütün kırgınlıklarını, eksikliklerini ve duygularını bu kadar dürüstçe paylaşması kitabı daha da anlamlı hale getirmiş. İnsanların degişmeden önceki halleri, kaybettikleri masumiyet, suskunluklar ve söylenemeyen duygularına odaklanmış. Anlatım dili gerçekten çok güzel... Adeta içini döken bir insanın duygularını
ÖncesiJehan Barbur · Doğan Kitap · 20266 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2026 40. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2026 13:08
Bir gerilim filmi izler gibi tüylerim diken diken okudum kitabı. Masumiyetin saf haliyle kötülüğün soğuk yüzünü aynı küçük bedende buluşturuyor yazar. Rhoda Penmark; o sevimli, mükemmeliyetçi, kurdeleli kız çocuğunun, içindeki kötü tohum filizlenirken, annesinin çaresizce bir çözüm arayışına girmesi ve kendi geçmişiyle yüzleşmesini konu alıyor. Gerilimin ustalıkla yükselmesi, karakterlerin olağanüstü doğallığı kitabın en sevdiğim yönlerinden biri oldu. Kurgu olmasına rağmen olayları tüm gerçekliğiyle yaşıyor, adeta Christine’in yanında, o evin içinde, nefesinizi tutarak bekliyorsunuz. Merhamet duygusu ile kötülüğün mutlaka cezalandırılmasını arzu eden adalet duygusu arasında sıkışıp kalıyorsunuz. Bir yandan Rhoda’ya karşı içten içe “Bu çocuk yok olsun” diye öfke duyarken, diğer yandan annesinin çaresiz sevgisine ve acısına tanıklık etmek vicdanınızı sızlatıyor. William March, bu ikilemi öyle ustaca işliyor ki, okuduktan sonra bir süre “Ben olsam ne yapardım?” sorusundan kurtulamıyorsunuz. Rhoda’nın soğukkanlı gülümsemesi ile Christine’in kaygılı halleri gözünüzün önünden gitmiyor. Sevdiğim karakterlerden biri de Leroy'du. Leroy'un laf sokmaları o kadar iyiydi ki hiç bitmesin istiyor insan. Kötü tohum, Tersinekitap'ın Kör Nokta dizisinin ilk kitabı olarak yayımlanmış. Tabiki bu ilkle böyle güzel bir başlangıç yapmak devamındaki kitaplara karşı da bir merak uyandırıyor. Filme de uyarlanmış ama henüz izlemedim. Keyifli okumalar
Edebiyat
Kötü TohumWilliam March · Tersine Kitap · 2026105 okunma
Biri kurt, biri insan olan
Puan vermedi
Şair ve ressam olan Hermann Hesse, aynı zamanda edebiyat ve sanat aracılığıyla hayatı anlamlandırmaya çalışan ve yazarlığı ön planda olan bir sanatçıdır. 1877 yılında Almanya’da doğan Hesse, Bozkırkurdu romanını iki dünya savaşı arasında, 1927 yılında yazmıştır. Modern dünyanın yıpratıcı, ezici, yok edici etkileri ile mücadele edebilmek için kişinin öz benliğini, yeterli ve etkin olma duygusunu geliştirmesi görüşünü benimseyen Hesse, romanlarında da bu durumu ön plana çıkarır. Romanlarındaki karakterler iç dünyalarında hesaplaşmalar yaşayan karakterlerdir. Hesse’nin Bozkırkurdu romanındaki ana karakter Harry Haller de, psikolojik karakter analizleriyle karşımıza çıkmakta ve aynı zamanda otobiyografik özellikler taşımaktadır. Eserde Hesse’nin kişisel düşünceleri, ruhsal çözümlemeyle, parçalı bir roman niteliğinde ele alınmakta ve kendisine oda kiraladığı evin sahibinin yeğeni tarafından rivayet edilen bir önsöz ile başlamaktadır. Bir pansiyonda oda kiralamak isteyen Harry Haller – Bozkırkurdu, düzenli bir yaşam süren, önceleri Harry’den hoşlanmayan ancak sonrasında onunla bir bağ kuran pansiyon sahibi bayanın yeğeninin tanıtım ve gözlemleriyle aktarılmaktadır. Sonrasında ikinci anlatım, ana karakter Harry tarafından devam etmektedir. Harry’nin gündelik yaşamı, düşündükleri, hissettikleri, yabancılıkları, hayata ve burjuvaziye ilişkin görüşleri bu bölümde ana karakterin ağzından okuyucuya sunulmaktadır. “Bozkırkurdu Üzerine İnceleme” başlığı altında üçüncü bir ağızdan Harry’nin analizi, intiharı düşünen bir insanın ne yaşayabilmesi, ne ölebilmesi, izole bir hayatta çoklu ruh hallerinin değişimi üzerinden aktarılmaktadır. Son bölümde roman, yeniden ana karakterin anlatımıyla, yeni arkadaşlıkları ile hayatın anlamını arayışı ve bir anlamda kendine gelişiyle devam
Kitap Alıntısı
BozkırkurduHermann Hesse · Yapı Kredi Yayınları · 20229,6bin okunma
Reklam
Reklam