Bu kitabı okuyan kişi evli ise, okurken genellikle yazara hak verecektir; okuyan kişi bekarsa, kitapta yazılanlar onun kişi için çok da gerçekçi gelmeyecektir.
Günümüzde aşık olmanın bir evliliği sürdürmek için oldukça yeterli olduğunu sanıyoruz. Aşk, her şeyi tek başına halleden sihirli bir değnekmiş gibi geliyor. Sevginin her şeyi çözdüğüne dair gerçek dışı bir inancımız var. Bu eksik bir bilgi. Sevginin bir şeyleri çözebilmesi için partnerlerin çözüme istekli, çabalamaya gönüllü, bazı şeyleri kabul etmeye dirençli olmaması gerekiyor. Ama partnerlerin hayal ettiği ise; her günün keyili geçtiği, hep sevgi sözcüklerinin söylendiği, eğlenilen, tutku ve arzu dolu bir ilişki... Bu sürekli böyle olacak yanılgısı ile yaşadığımızda en ufak bir terslik, çiftlerde hayal kırıklığı yaratabiliyor. Hiçbir şey ilk olduğu haliyle dondurulamaz, ilişkinin ilk başlarındaki yoğun duygularda buna dahil.
Neden yanlış kişiyle evleneceğiz?
1. Kendimizi ve yaralarımızı, toksik taraflarımızı, gerçekten ne beklediğimizi bilmediğimiz için. Ve tabii ki karşımızdakinin de bu durumlarını bilmiyoruz. İki alacaklı birbiri ile buluşuyor ve ikisi de birbirinden alacaklarını istiyor. Asıl alacaklı olduklarının ebeveynleri olduğunu bilmeden. Kendi hayat hikayemizdeki yaraları saran birini istiyoruz, anne-babamın bana vermediğini ver! Yaralarımızı tanımazsak, karşımızdaki bizden neyi istediğinizi anlayamaz. aynı durum karşımızdaki için de geçerli, karşımızdaki de ne istediğini bilmiyorsa biz ne verirsek verelim işe yaramaz.
2. Karşımızdaki kişiyi anlayamıyoruz. Anladığımızı sanıyoruz! Onun ciğerini biliyorum, diyoruz mesela... Gerçekten mi? Niyet okuyoruz, bu niyeti de kendi hikayemize göre okuyoruz ve bunu karşımızdakini tanımak olarak nitelendiriyoruz. Hayırlı işler.
3. Mutlu olmaya alışık mıyız?