Saraydaki diğer odaların ve salonların ihtişamına mukabil tam tezat teşkil edecek sadelik ve hatta fakirlikteki bu oda hakikaten nazarı dikkati çekiyor. Bu odada evvelce asılmış olan on iki salkımlı zarif âdi beyaz renkteki avizeden başka maddî kıymetle ölçülecek hiçbir şey yok. Şimdi enkazından 12 hükûmet ve devlet çıkan bir kısmı da hayli genişlemiş olan evvelce ayrılmış devletlere geçen o koca imparatorluğu bir zaman elinde tutan, ağzından çıkan bir irade koca memleketin her köşesinde itaatle dinlenen bir kanun mahiyetini taşıyan adamın son senelerini geçirdiği ve öldüğü oda işte burası. O gün bile ağır hasta olduğu halde mutad banyosunu alan, hatta elbiselerini giyen ve oturduğu yerde iki rekât namaz kılarak mütevekkil ölümünü bekliyen “hâkan-ı esbak”ın hali ibret alınacak bir vakıadır. Beylerbeyi sarayının Ojeni’nin kabul merasiminde gördüğü ihtişamla tam tezad teşkil eden bu sakin, mütevazı ve kederli sahne, bütün o haşmet ve debdebelerin yıkılışını, sonsuz kudretlerin sonsuz acizler halinde çöküşünü gösteren daha heyecanlı ve daha müessir ve ulvi bir sahifedir. Çünkü Osmanlı İmparatorluğunun manevî ve hakikî remzi sarayın bu mütevazı köşesinde can vermişti.
Aşk başka bir gezegene taşıyordu insanı, iki kişiden ibaret küçücük bir gezegene. Hava diye birbirlerinin nefesini soludukları yepyeni bir evrene. Evvelce yaşamak için zaruri saydıkları şeylere artık ihtiyaç duymuyorlardı. Acıkmıyor, susamıyor, uyumuyorlardı. Su içer, yemek yer gibi sevişiyor; uyur gibi birbirlerinin göğsünde dinleniyorlardı. Becerebilseler, kalplerini yırtıp birbirlerini içlerine alacaklardı sanki. Ve elbet bu delilik halinin bir başı olduğu gibi bir sonu da vardı. Maalesef ya da neyse ki... Aşkın süresi, âşığın acıktığını anlamaya başlaması kadardı. İki kişilik gezegenden dünyaya inme süresi kadar...
Sayfa 14 - Everest
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Macide kendini yapayalnız hissetti. Bu his, ona şimdi yabancı bir şey gibi geliyordu. Evvelce de uzun yalnızlık seneleri yaşamıştı, fakat o zaman bundan kurtulmak için çabalıyor ve bir şeyler, bir şeyler yapıyordu. Halbuki şimdi ruhunda en ufak bir kımıldama bile yoktu.
Sayfa 217·Kitabı okudu
Evvelce Hz. Hamza ve üç gün sonra Hz. Ömer'in iman etmesiyle din-i İslâm haylinden hayli kuvvet buldu. Binaenaleyh şeref ve şanı o vechile ilân edildi.
Sayfa 87
"Başka birine kızdığını ve hiddetini bana gösterdiğini zannederim. Yoksa sen evvelce böyle değildin
Sayfa 99·Kitabı okudu
Devletin, hazine elindeki boş timar ve hâs topraklarını, mukataʻaya, yani özel kişilere kiraya vermesi sonucu, zengin ve nüfuzlu kimseler birçok köy ve çiftliği kontrolleri altına geçirmişlerdir. Bunun genel iltizamdan farkı, devletin sözleşmeyi her an bozma yetkisine sahip olmamasıdır. Kiralama sözleşmeleri çöküş devrinde hazinenin sıkıntısı dolayısıyla, hayat boyu, hatta irsî olarak verilmeye başlanmış, bu yolla mukataʻalar fiilen birer mülk gibi tasarruf olunma yoluna girmiştir. Malikâne denilen bu sistemde, mîrî topraklar ve üzerindeki köylü, mukataʻa sahibine fiilen bağımlı bir hale gelmekte idi. Halbuki, evvelce, mukata'a sahibi köylü idi; tapu sisteminde, köylü, toprağı devletten irsî ve ebedî olarak kiralamış sayılırdı. Köylü, kanûnla saptanmış vergi ve resimleri timar veya hâs sahibine öderdi, başka bir şey ödemeye mecbur değildi. Yeni sistemde, toprağın tasarruf hakkını devletle reâya arasına girmiş olan zengin ve nüfuzlu bir ağalar zümresi elde etmiş olup köylü devlete ait vergilerden başka bu ağalara da ayrıca bir rant ödemektedir. Mukata'a sahipleri, çoğunluğu itibariyle askerî sınıftan idi-ler. Geniş mukata'a topraklarını ele geçirmiş olan ağalar, zamanla mahallî vergilerin toplanması ve asker yazılması, mahallî asayişin sağlanması gibi idarî görevleri de yüklenerek âyânlar devrini açmışlardır. Bu gelişme, 18. yüzyılın ikinci yarısında tam anlamıyla idarî-siyasî bir mahalîleşmeye (decentralization) yol açmış, vilâyetleri toptan ele geçiren irsî hânedânlar yükselmiştir. Sonuçta, devletin toprak ve reâya üzerindeki kontrolü ve egemenlik hakkı zayıflamıştı. Böylece, klasik Osmanlı rejimi tarihe karışmış, âyanlar döneminde feodalleşmiş imparatorluk rejimi onun yerini almıştır. Büyük mukataʻa sahipleri ve âyânların ortaya çıkışına denk önemli bir gelişme de
Sayfa 331 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Tarih