Tepelerin arasında yaşayan birşeyler gerçekten var mı?
9/10
·88 syf.··
2024 16. kitabı
H.P. Lovecraft'ın bu eserinde Akeley isimli yalnız yaşayan yerli bir çiftçinin Vermont etrafında yaşanan dünya dışı varlıkların diğer insanlara musallat olması, öldürmesi ve açıklanamayan gizemli olay örgülerini mektuplar vasıtasıyla Profesör Wilmarth'a kanıtlamaya çalışmasını ve ondan yardım istemesini konu alıyor. Kitaptaki olay örgüsü anlatımının büyük bölümü iki karakter arasındaki mektuplaşmalar ile sağlanıyor. Bu sayede olayların gizemi son sayfaya kadar sağlanıyor ve süpriz sona zemin oluşturuluyor. Lovecraft bu kitabında korku ve gizem unsurlarının yanı sıra bilimkurgu ögelerinden de faydalanıyor. Kitapta bahsedilen bilimkurgu ögeleri (silindirdeki beyin) çağımızın bile ötesinde. Kitabın son sayfasına kadar Yuggoth gezegeninden gelen yaratıkların gerçek mi yoksa tezat davranışlar sergileyen Akeley'in hayal dünyasından ibaret mi olduğu gizemini koruyor ve bu da okuyucuyu fazlasıyla geriyor. Eser bu konular dışında ayrıca Cthulhu mitolojisi hakkında da bilgiler barındırıyor. Bundan dolayı Chtulhu'nun Çagrısı kitabından önce bu eserin okunmasında fayda var. Kitabın sonu da gerçekten başarılı ve sizi ters köşe yapıyor. Eser hakkındaki tek olumsuz yorumum Dışarıdan Gelen olarak adlandırılan uzaylı tasvirlerinin daha korkunç olabileceğiydi. Pembe kabuklu ve kanatlı yengeç betimlemesi yerine daha karanlık betimlemeler kullanılasydı, eser korku seviyesini maksimuma çıkarırdı. Ancak bu kitap yine de Lovecraft'ın kesinlikle okunması gereken, başarılı bir eser olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Ex nihilo nihil fit. (Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.)
Karanlıkta FısıldayanH. P. Lovecraft · İthaki Yayınları · 20201,360 okunma
Kör Kadı
10/10
·342 syf.··
Beğendi
·
2020 54. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2020 17:49
"Birçok düşünür, uygarlığın çeşitli tanımını yapmaya uğramıştır. Bu, engellilerin de, ayrıcalıklarına rağmen kendileri gibi bir insan olduğunu unutmamaktır."(s.77) * Çoğu zaman üşenerek yaptığımız evi temizleme ve düzenleme işlemi sırasında, evde daha önce varlığından haberinin bile olmadığı şeyleri veya kaybettiği şeyleri bularak güzel sürprizler de yaşayabiliyor insan. Benim için bu tarz bir güzel sürpriz evde bir köşede duran bu değerleri eseri bulmak oldu. Kitap otobiyografik bir eserdir. Gaziantepli hali vakti yerinde bir ailenin çocuğu olan ve 1929 yılında İstanbul Darülfünun'un Hukuk Fakültesi'nde birinci sınıfta okurken gözlerini kaybeden Mitat Enç'in hayat mücadelesi anlatılmaktadır. Görme engelli ve başka engeli olan insanların yaşadığı sorunları bu sorunları bizzat yaşayan birinden dinleyerek bir nebze de olsa empati yapabilmemizi sağlayabilecek bir eserdir. Aynı zamanda görme engelli olmasına karşın hayatta önemli yerlere gelmiş, başka engelli insanlara yardım etmek için ömrü boyunca uğraş vermiş bir Cumhuriyet insanın hayat hikayesidir. Cumhuriyet insanı demişken, eserde aynı zamanda 1923'lü yıllardan 1980'li yıllarda değin süreçte Türkiye'yi görmekteyiz. Aynı zamanda Avrupa ve ABD manzaraları da... Yani zorlu bir hayat hikayesi ve bir panoramik eser söz konusudur. * Mitat Enç, 1909 yılında Gaziantep'te doğmuş. Dedesi köyün önde gelen avukatlarindan ve babası da iyi tanınmış bir iş adamlardanmış. Bu durum da yazar açısından bence bir şans, çünkü ileride yurt dışı eğitimlerinde ve tedavilerinde her ne kadar birtakım bursların da büyük katkısı olsa da bunlar tek başına yeterli gelmezdi. Zaten kendisi de buna kitabında deginiyor. Az önce değindigim üzere 1929'da İstanbul'da hukuk mektebinde okurken önce bir gözünde rahatsızlık yaşıyor. Önceden de benzer
Edebiyat
Bitmeyen GeceMitat Enç · Ötüken Neşriyat · 20201,136 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Ex Nihilo Nihil Est
10/10
·350 syf.··
Beğendi
·
2019 170. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2019 13:02
"Felsefe: Kendisini akla dayanan nedenlerle, gerekçelerle meşrulaştirmaya çalışan bireysel, eleştirsel, refleksif, bütüncü ve tutarlı bir düşünme faaliyetidir." Kitap, felsefenin tanımı ve felsefenin yaratıcısınin Eski Yunan mı veya felsefenin Eski Yunan'da doğduğu tartışması ile başlıyor. Ardından Eski Yunan'in Sokrates öncesi felsefe dünyası enine boyuna ortaya koyuluyor. Burada ilk noktada yazar, felsefenin Eski Yunan'da doğduğu fikrindedir. Neden Eski Mısır ve Mezopotamya değil de Eski Yunan diye sorulmasına cevaben de genel olarak şunu diyor diyebilirim: Filozofun toplumun kendine sağladığı kolektif dünya görüşünü, mitolojik- dinsel tasavvurunu özel bilgi, birikim ve düşünce ile eleştirerek aşarak bireysel- kişisel çabası sonucu dünya hakkında bütün olarak sistemli, tutarlı, akılsal bir tasarım geliştirmesi gerekiyor. Bu durumun gerek Mısır gerekse Mezopotamya veya diğer yerlerde olmadığını ilk defa Eski Yunan'da gerçekleştiğini dile getiriyor. Ben de yazara bu konuda katılıyorum. Bunun oluşmasında coğrafi etkenler, siyasi ve dinsel yapı da etkili olmuştur. Bu noktada Yunan dinine biraz giriş yaparsak; Homeros'un metinlerinin çizdiği din portresi daha çok üst tabakanın yani ekonomik olarak refah seviyesi yukaridaki kitleye hitap eden bir şekildedir. Heisodos bunu yumuşatmak daha aşağı tabakaya hitap etmesini sağlamaya çalışmıştır dinin. Örnek: Homeros'ta Zeus kadın peşinde koşarken, Heisodos'ta Zeus halk için adalet getirmeye çalışır. Öte yandan Demeter, Dionizos, Operaues Kültü gibi inançlar da bulunmaktadır. Bu inançların ortak özelliği aşağı tabakaya hitap ederek, arınma, öteki dünyada kralsin gibi anlayışta olmaları diyebiliriz. Özellikle Dionizos, ölüp dirilen ve insanın içindeki şeytani yanla sürekli mücadelesini gerekli kilan aynı zamanda da tanrısal bir
Felsefe
İlkçağ Felsefe Tarihi 1Ahmet Arslan · İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları · 20131,139 okunma
8/10
·204 syf.··
Beğendi
·
2017 10. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Ağustos 2017 00:00
Bu kitabı uzun bir otobüs yolculuğunda, bilmemneturizmin dinlenme tesislerinde görüp almış ve gideceğim yere vardığımda bu "iliminati" denilen illeti kavrayıp sohbetlerde "bunlar hep amerikanın oyunu" fikrini öne sürmekten öteye geçebilen bir birey olarak otobüsten ineceğimi düşünmüştüm. Öyle olmadı çünkü kitap çok sıkıcıydı ve bu tekdüze yazım stilinin insanlar bilinçlenmesin diye kasıtlı olarak yeni dünya düzeni taraftarları tarafından oluşturulduğunu düşünerek uyuma kararı aldım. Aradan uzun zaman geçti ve akraba evinde internetsiz kalmış olmanın verdiği kamil insan olma azmiyle kapağının bir kısmı koparılıp zıvana yapılmış mason kitabını elime alarak bilinçlendim. Bu bilgileri edinebilmek için bir internet araştırması da yapabilirdim zira yazarın kaynakları arasında karanlıkforum, donanımhaber vs. gibi siteler de vardı. Kitap 200 sayfa olduğundan genel bir bilgilendirmenin ötesine geçmiyor. Almanızı tavsiye de etmem, konuyla ilgili bilgilenmek isterseniz daha akıcı yazım kabiliyeti olan başka bir yazara yönelmenizi öneririm. Ex nihilo nihil fit ve iyi geceler arkadaşlar, esen kalın.
Geçmişten Günümüze Masonluk TarihiZeki Yıldırım · Kalipso Yayınları · 200536 okunma