EX NİHİLO NİHİL FİT...
“Ex nihilo nihil fit” (Latince): “Hiçten hiçbir şey çıkmaz.” Felsefe tarihinde bu düşünce, özellikle Aristoteles -Meşşâî gelenek (Farabi, İbn-i Sina ) üzerinden bize kadar gelir: Yâni varlık, varlıktan çıkar; yokluktan varlık doğmaz. Parmenides’te kökeni vardır: “Varlık vardır, yokluk yoktur.” Dolayısıyla, var olan şeyin kaynağı da varlık olmak zorundadır. Aristoteles’in “ilk muharrik” fikri de buraya dayanır: Sonsuz zincir imkânsızdır; varlık zincirinin başında zorunlu bir varlık olmalıdır. Fârâbî ve İbn Sînâ bu önermeyi “mümkün-vâcib” ayrımıyla kurumlaştırırlar. Salih Mirzabeyoğlu da aynı mantığı “düşünce ve şuur” alanına taşır: “Doğru düşünce, doğru düşünceden çıkar.” Nasıl ki ontolojide, “mümkün varlık” (varlığı da yokluğu da düşünülebilir olan) ancak bir “vâcib-zorunlu varlığa” dayanarak var olur; aynı şekilde “mümkün doğrular” da ancak bir zorunlu doğruya (mutlak doğruya) dayanarak anlam kazanır. O zorunlu doğru olmadan, mümkün doğrular imkânsızdır. -REHA KANSU, " Salih Mirzabeyoğlu’nun “Bütün Fikrin Gerekliliği” Tezi (2)", besincidevre.org, 28 Mart 2026-
Varlık - Hiçlik
ALLAH: "MUTLAK VARLIK", İSLÂM: "MUTLAK FİKİR"
(...) Aslında “Mutlak Fikrin Gerekliliği” tezi, “ex nihilo nihil fit” (Hiçten hiçbir şey çıkmaz) önermesinin epistemoloji alanındaki izdüşümü olarak okunabilir. Salih Mirzabeyoğlu, klâsik ontolojik hakikati şuur ve düşünce sahasına tatbik etmiş, bu önermeyi bilgi teorisinin merkezine taşımıştır. İlk doğru baştan verilidir, tıpkı varlığın baştan verilmesi gibi. Bu da epistemolojik düzlemde, Mutlak Fikrin gerekliliğini ispat eder. Yâni epistemolojideki “doğru düşüncenin önceliği” ile ontolojideki “varlığın önceliği” aynı metafizik kökten çıkar. İkisi aynı hakikatin iki cephesidir: Varoluşun zemini Allah (Mutlak Varlık), bilginin zemini İslâm (Mutlak Fikir). “Nasıl ki tüm varlık Mutlak Varlık’a dayanma zorunluluğu içindedir, tüm düşünce de ancak Mutlak Fikir içinde doğruluk değerini bulur.” Ontolojide Mutlak Varlık neyse, epistemolojide Mutlak Fikir odur. -REHA KANSU, " Salih Mirzabeyoğlu’nun “Bütün Fikrin Gerekliliği” Tezi (2)", besincidevre.org, 28 Mart 2026-
Mutlak Varlık
Reklam
bir akşamüstü yürüyüşünde insanın kendini kalabalıklar arasında kimsesiz hissetmesi... yalnızlıklar ne çoktur kimse hepsini bilemez derdim, şimdi hepsini gördüğüm bir yerdeyim, -ex nihilo nihil fit.-
Varlığın Yokluk Üzerinden Tanımlanmasına
Anti Argüman: > "Varlığın yokluktan doğduğunu iddia etmek mantıksal bir hatadır. Yokluk, tanımı itibarıyla hiçliğe, yani 'olmayan'a işaret eder. 'Olmayan' bir şeyin, 'olan' bir şeyi meydana getirmesi mümkün değildir. Mantıksal olarak yokluk, varlığı doğuramaz; çünkü hiçbir şeyden hiçbir şey doğamaz (ex nihilo nihil fit). Dolayısıyla, varlığın temeline yokluğu koymak felsefi ve mantıksal bir çelişkidir." Bu Argümana Karşı Güçlü Bir Çürütme: Yokluk kavramı, gerçekte varlığın "hiçliği" değil, varlığın belirsizlik hâlini ifade eden kavramsal bir zemindir. İlk olarak, yokluğu mutlak "hiçlik" olarak düşünmek yerine, onu "potansiyel durum" veya "sonsuz olasılık alanı" olarak değerlendirmek gerekir. Bu noktada, kuantum fiziğinden alınan örneklerle güçlü bir destek sağlanabilir: Fiziksel Dayanak: Kuantum vakumu, fiziksel olarak hiçbir şey içermeyen mutlak boşluk değildir; aksine, sürekli parçacık ve antiparçacık çiftlerinin belirdiği dinamik bir olasılıklar alanıdır. Bu bağlamda yokluk, "mutlak hiç" değil, henüz form kazanmamış ama varlık hâline geçebilecek potansiyellerle dolu bir durumdur. Burada "yoktan varlık çıkar mı?" sorusunun yanıtı, kuantum fiziği açısından "evet"tir. Bu durum, yokluk kavramının klasik anlamda "hiçlik" olmadığını, varoluşun gizli bir yönü olduğunu kanıtlar. Mantıksal Dayanak: Mantıksal olarak "hiçten hiçbir şey doğmaz" ifadesi doğrudur; ancak burada yapılan hata, yokluğun "hiçlik" ile özdeşleştirilmesidir. Oysa yokluk, mantık açısından nötr bir konumdur; kendiliğinden "var" veya "yok" değildir, tanımsızdır. Tanımsız bir kavramdan, mantıksal olarak tutarlı bir varlık tanımı doğabilir; çünkü belirsizlik durumundan sonsuz olasılıklar doğabilir. Bu belirsizlik, mantık açısından çelişki değil, aksine tutarlı ve mantıksal bir altyapı sunar. Felsefi
Baba katlinin mümkünatı, babayla yüzleşmek ve onu affetmekten geçer. J.Cezar’ın Rubicon Irmağını geçip geçmemesi arasındaki çizgi, Cezar’ı Cezar yapan gerçeklikti. Platon’un Platon olmasında payı olan Parmanides ile yüzleşmesiydi. Parmanides ile yüzleşemediğinde Parmanides’in varlık anlayışını kabul etmek zorunda kalacaklarının farkındaydı. (Ex nihilo nihil fit/Hiçten hiç çıkar) O nedenle babamızı öldürmemiz gerekir, demişti Platon. Sofist diyaloğu Platon’un olgunluk diyaloğudur. Olgunluk diyaloğu olması ile babanın aşılması arasında önemli bir bağ vardır. Platon, Parmanides’i öldürmeseydi Sofist diyaloğu yani olgunluk diyaloğu ortaya çıkmazdı. Parmanides, salt Varlık’ı baz alarak, hiçliğin mümkün olmadığını ve oluşun da mümkün olmadığını ifade ediyordu. Platon, bunu “Beş Tümel Öğretisi” ile geçersiz kıldı. Öte taraftan Dostoyevsky, babasını kurgusal olarak bir saralı uşağa öldürtmüştür. Bir Tanrı gibi mahkemeye girişinin-Karamazov Kardeşler eserinin meşhur mahkeme sahnesi- muazzamlığı ile babayı öldürmenin dolayımı ilginç bir noktaya bizi götürmüştür. Baba katli sembolik bir anlatımla süregider. Gerçekte babanın ölümünün sembolizmi onu aşmayla ilişkilidir. Gelgelelim insanın yas süreci veya melankolisi de bu türden benzer bir sembolizme sahiptir. Yaşanan kayıp, kalan kişide bir eksikliği simgeler. Eksik kalan yer, doldurulamaz ve tamamlanamazdır. Ölen kişi ölümüyle boşluğunu bize miras bırakmıştır. O mirası devralan kişi, yas sürecini yaşayan kişidir. Mirasın reddinin mümkün olabilmesinin koşulu ise, ölen kişiyle yüzleşmek ve onu kendi geçmişiyle beraber saygıyla gömmektir. Aksi takdirde bizde yara izi bırakan- ki travma yara ile ilişkilidir- kişiyle olan ilişkimiz, salt sempomatik bir ilişkiye tekabül eder. Benjamin’in politik ifadesini yas süreci için
kuantum fiziğine göre hiçlik diye bir şey yok. “ex nihilo nihil fit” yanlış.. ee peki gerisi?? :))

Kübra

@kubraulukt
·
Neden hiçbir şey yerine bir şey var?
Felsefe
Reklam
Reklam