Yunan felsefesinin temel bir kabulü, aksiyonu olarak ortaya çıkacak bir fikrin, hiçten hiçbir şeyin cikamayacagi (ex nihilo nihil est) fikrinin belirsiz bir biçimde ifade edilmiş olduğu da söylememiz mümkündür.
Nedenden ve maddeden meydana geldim, fakat bunların hiçbiri, hiçlikten var olmadıkları gibi hiçliğe karışmayacaklardır. Bu yüzden tüm parçalarım değişerek evrenin bir parçasına dönüşecek ve o parça da değişip evrenin bir başka parçasına dönüşecek ve sonsuza dek böyle devam edecek. Ben, beni meydana getiren ebeveynlerim, onların ataları hepimiz bu değişimler sayesinde var olduk. Evren sonlu döngülere göre ayarlanmış olsa bile bu şekilde konuşmamızı hiçbir şey engelleyemez.
Ölümle asli tabiatımızın yok olmazlığına dair, ölüm yaklaşırken kaçınılmaz vicdan azabının da doğruladığı gibi, herkesin yüreğinin derinliklerinde taşıdığı, derin kanaat bütünüyle bizim aslı ve ezeli tabiatımızın bilincine dayanır; Spinoza onu şu şekilde tarif eder: sentimus experimurque Nos aesternos esse. Çünkü makul biri kendisini ancak başlangıçsız, aslında zamansız olarak düşündüğü kadarıyla yok olmaz, zeval bulmaz olarak düşünebilir. Buna karşılık kendisini yoktan ortaya çıkmış olarak gören birisi yine yok olacağını düşünmek zorundadır; çünkü o var olmazdan evvel sınırsız bir zaman geçtiği fakat ölümünün ardından varoluşun hiç son bulmayacağı bir ikinci sonsuzluğun başlayacağı düşüncesi tuhaf ve saçma bir düşüncedir. Aslında bizim yok olmaz zeval bulmaz varlığımız için en temel şu eski vecizedir: Ex nihilo nihil fit, et in nihilum nihil potest reverti.
Sayfa 90 - sentimus experimurque Nos aesternos esse: Ölümsüz olduğumuzu hisseder ve tecrübe ederiz. (Ex nihilo nihil fit, et in nihilum nihil potest reverti: Hiçten hiç çıkmaz; ve hiç tekrar hiç olamaz.)·Kitabı okudu