"Kim için yaşayabilirim, hangi gaye için? Neyi arayacağım? Ne için savaşacağım? Neyin rüyasını göreceğim? Hayatın çiçekleri döküldü, sade dikenleri kaldı."
"Benim için gece ile gündüzün artık bir farkı kalmadığından,hatıraların orta yerinden bana bakıp duran yüzler, her dakika kalbimi özlem ateşiyle yakıyor."
"Bana kederli olduğumda sevineceğim, sevinçli olduğumda kederleneceğim bir cümle yaz." Sadrazam da şey yazmış işte: "Bu vakit geçip gidecek." Bu kıssayı ne zaman hatırlasam gerçekliği karşısında dehşete kapılıyorum. Bu vakit geçip gidecek biliyorum, artık bunu bilmekten de nefret ediyorum Osman.
"Çok sıkılıyorum doktor hanım. Bütün gün aynı şeyleri yapıyorum. Ne bileyim, kendimi bir şeye benzetecek olsam şeye benzetirim mesela, hani eskiden kasetlere şarkı kaydediyorduk ya... Benim öyle bir kasetim vardı. Bir yerden sonrası boş kayıttı. Yanlışlık olmuş. Sessiz kaydetmişiz. Bende de tüm gün aynı şey çalıyor sanki. Ama olmayınca daha fena. Hiç yoktan iyidir diye dinliyorum işte."