Ezgi

10/10
·133 syf.··
2021 70. kitabı
Shakespeare’in Romeo ve Juliet eserinden önce Hamlet adlı muhteşem eserini okumuştum. Hamletin de benim için yeri çok ayrı olmuştu, şimdi Hamlette aldığım o hazzı Romeo ve Juliet’te de alabildim. Hem de fazlasıyla. O kadar sürükleyici, o kadar aşk dolu bir hikayeydi ki, beni yeri geldiğinde üzdü, yeri geldiğinde böyle bir aşka, sevgiye özendirdi. Shakespeare’in dili ve anlatışından bahsetmiyorum bile. Bütün eserlerini okumayı düşünüyorum. Romeo ve Juliet, en sevdiğim kitaplardan ve oyunlardan birisi oldu bile. Kesinlikle öneriyorum, herkesin okuması gereken çok değerli bir eser olduğunu düşünüyorum.
Edebiyat
Romeo ve JulietWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202475,9bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Masumiyet Müzesi
9/10
·516 syf.··
Beğendi
·
2021 55. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2021 12:37
“Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum. Bilseydim, bu mutluluğu koruyabilir, her şey de bambaşka gelişebilir miydi? Evet, bunun hayatımın en mutlu anı olduğunu anlayabilseydim, asla kaçırmazdım o mutluluğu.” Kitabın ilk sayfasında yer alan bu paragraf, aslında beni derin bir hikayenin içine sürükleyeceğinin sinyalini vermişti. Hayatımda etkilendiğim kitaplar arasında yer alan bu roman, beni bambaşka bir dünyaya götürdü. Her türlü duyguyu hissettim bu eseri okurken. Kızdığım, üzüldüğüm, acıdığım, güldüğüm çok fazla kısım oldu. Aynı Orhan Pamuk’un dediği gibi Kemal’e başta çok kızdım, sonrasında onu affettim, acıdım. Kendime en fazla “Aşk nedir?” Sorusunu sordum okurken. Aşk kavramı elle tutulan, gözle görülen bir şey midir? Aşk aslında somut mudur? Bence Masumiyet Müzesi, bu soruların cevabını eksiksiz bir şekilde veriyor okura. “Aşk nedir?” “Neymiş?” “Aşk, Füsun karayolları, kaldırımlar, evler, bahçeler ve odalarda gezinirken ve çay bahçelerinde, lokantalarda ve akşam yemeği sofrasında otururken, ona bakan Kemal’in duyduğu bağlılık duygusuna verilen addır.” Roman, aşkın soyuttan çok somut bir kavram olduğunu, aşkın aslında elle tutulur gözle görülür olan, derin ve sarsıcı bir duygu olduğunu anlatıyor uzun uzun. Aynı zamanda aşk, yalnızca sevmek sevilmek değil romana göre. Acısını yaşadığın, bazen fiziksel bazen psikolojik bir rahatsızlıkmış gibi, bir an olsun yanından ayıramadığın derin bir duygu. Orhan Pamuk, bu duyguyu öylesine derin, gerçek işlemiş ki, insan okurken başta takıntı olarak düşündüğü kavramın aslında “aşk” olduğunu, takıntıyla aşkın arasında aslında ne kadar ince bir çizgi olduğunu, sevmek sevilmek, bu kavramların aslında söylenenin ötesinde olduğunu, çok güzel anlatmış, ifade etmiş. Her saniyesinden keyif aldığım bu romanı okurken bir
Edebiyat
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,5bin okunma
Körlük
Puan vermedi·331 syf.··
2021 52. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 03 Mart 2021 17:42
Körlük, gerçekten çok zor okuduğum, çok zor bitirdiğim bir kitap oldu. Başta, yazarın dilini oldukça garipsedim. Fakat kendime belli bir zaman dilimi tanıyıp tekrardan cesaretlenerek okuduğumda bir çırpıda bitirdim diyebilirim. Kitap normal bir roman değil bence, oldukça felsefe de içeriyor fakat şöyle demeliyim ki, beni o kadar etkiledi ki, kitap bittikten sonra uzun bir süre boyunca aklımı birçok sorunun kurcaladığını, okuyup altını çizdiğim her cümlenin ne kadar manalı ve gerçek olduğunu düşünüp durdum. Fakat aklımdan gerçek anlamda çıkmayan tek bir soru oldu kitap boyunca “Ben olsam ne yapardım?” Kitap, aslında bir insanın nasıl hayvana dönüştüğünü, dönüşebileceğini anlatmakla kalmıyor, toplumsal bir körlük durumunda, toplumdaki neredeyse herkesin kör olma durumunda, dünya düzeninin ortadan kalkacağını ve en önemlisi de görmeyen birisiyle çok gerçek ve anlaşılır şekilde empati yaptırtmayı başarıyor. Kitapta bir sürü karakter olmasına ve hiçbirisinin belli bir ismi olmamasına yalnızca sıfatlarla anılmasına karşın, olayları ve kişileri asla unutmuyorsunuz çünkü yazar, o kadar güzel bir betimleme yapmış ki, sizi bu hikayenin içine sürüklüyor adeta. Kitap “Ne yapardım? Yapabilir miydim? Yapmalı mıydım?” tarzı soruları kendime sorarak geçti dediğim gibi fakat beni en çok etkileyen şey, kitap boyunca sanki karakterle beraber benim de dibe çöküyormuş hissini yaşamam oldu. Fakat kitabın aslında anlatmak istediği gibi, her zaman, her daim bir umut vardır.. Kitabın filmini de en kısa zamanda izlemeyi düşünüyorum, film ne kadar etkilidir veya kitap kadar vermek istediği mesaj açık ve net midir bilmiyorum fakat kitabını kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum.
Edebiyat
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,2bin okunma
10/10
·484 syf.··
Beğendi
·
2021 45. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2021 23:58
Kitabın kapağında “okurlarını büyülüyor” yorumu yazıyor. Gerçekten de öyle. Serenad, Zülfü Livaneli’nin ilk defa okumuş olduğum kitabı olan ‘Bir Kedi Bir Adam Bir Ölüm’ eseri gibi, çok fazla etkiledi beni. Gerek dili, gerek anlattığı hikaye, o kadar değerli, o kadar gerçekti ki. Kitap boyunca birçok araştırmaya yöneldim. Kitabı okurken aynı zamanda Türkiye hakkında ve bazı diğer ülkeler hakkında bilmediğim birçok tarihi bilgiyi öğrendim. Zaten kitaba başladığınızda bırakmanız o kadar kolay olmuyor çünkü öyle bir sürükleyici anlatım var ki hem sonunu, hem de yaptığınız araştırmaların bu uzun, sürükleyici hikaye ile ilgili olan bağını istemeden merak ediyorsunuz. Nazi dönemini, birçok profesörün Almanya’dan Türkiye’ye göç etmesini ve en önemlisi de bununla bağdaşan birçok tarihsel konu ele alınıyor kitapta. O kadar çok ağladığım, üzüldüğüm kısım oldu ki.. Ayrıca kitaptaki ‘Maya’ karakteri benim için öyle ayrı oldu ki, sanırım kitaptan esinlenerek kendi hayatımda da örnek alacağım, yaşatacağım bir karakter. Kesinlikle, şiddetle okumanızı tavsiye ediyorum. Benim ileride tekrar ve tekrar okuyacağım, beni en çok etkileyen kitaplardan birisi oldu. Zülfü Livaneli’nin diğer eserlerini de büyük bir keyifle okuyacağıma eminim.
Edebiyat
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2015164,2bin okunma
Martin Eden
10/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2021 37. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2021 14:24
Martin Eden, yazar olmak isteyen azimli, hırslı ve bir o kadar da zeki bir genç. Büyülendiğim bu uzun serüvende o kadar çok şey keşfettim, o kadar güzel bir maceraya tanıklık ettim ki, kitabın etkisinden hala çıkamadım desem yeridir. Jack London’un da hayatından izler taşıyan bu eserde aslında sadece Martin Eden’ın yazar olma mücadelesini okumuyoruz, insanların davranışlarını, ön yargılarını, aslında hepimizin eşit olarak geldiği bu dünyada belli bir sınıflandırmaya maruz kaldığımıza da tanıklık ediyoruz. Çok sinirlendiğim, çok üzüldüğüm, gülümsediğim, duygulandığım çok fazla nokta oldu. Kitap o kadar akıcı ve o kadar gerçekti ki, okurken Martin Eden bir anda siz oluyorsunuz. Onun yaşadığı hisler, duygular size ait, karşılaştığı ve hayatına dahil ettiği her insan sizin çevrenizde oluyor. Benim için her zaman yeri ayrı olacak bir kitap. Okurken sürekli olarak dünya düzenini, insanların bencilliklerini, iki yüzlülüklerini, ön yargılarını sorguladığım, aslında bir insana verilebilecek en büyük zararın, en yakınlarından geldiğini gözlemlememe yardımcı oldu. Martin Eden, fazla hırslı, kendine güvenen, zeki ve düşünceli, kalbi de hisleri ve inancı kadar büyük bir karakter. Aslında bu kitaptan en çok öğrendiğim şey, hayatın uzun ve derin bir yolculuk olduğu ve asla pes edilmemesi gerekildiği. Bir şeyi gerçekten yapmak, başarmak istiyorsan onunla sonuna kadar uğraşıp mücadele edilmesi gerekildiği. Eğer bir şey ulaşılabilecek ölçüde yakınsa ki bu dünyada her şey mümkündür, mümkün olan her şeyin rahatça yapılabileceği. Martin Eden yıllar sonra tekrar ve tekrar dönüp okuyacağım bir eser olarak kitaplığımda en baş köşede yer alacak. Kesinlikle okunması, hayata dahil edilmesi gerekilen bir eser.
Edebiyat
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,3bin okunma