Bir kadının geçmişiyle, kaybolan kız kardeşinin yarattığı boşlukla ve sırlarla dolu bir dünyaylala başladığımız hikayede, iz sürme sürecini ve karakterin içsel çatışmalarını daha ilk sayfalardan itibaren oldukça merak uyandırıcı bir atmosferle giriş yaparken,bir kardeşin yokluğunun bir hayatı nasıl şekillendirebileceğini okurken kitabın, bildiğimiz o hızlı ve aksiyon dolu gerilimlerden farklı olduğunu gördüm..
Yazar, kayıp hikayesini çözerken acele etmiyor; aksine her bir ipucunu, karakterlerin geçmişini ve psikolojik analizlerini adeta iğne oyası gibi işliyor fakat bu durum kitabın temposunu beklentimin aksine oldukça yavaşlatan bir unsura dönüştü:((
Detayların ve karakter analizlerinin yoğunluğu, gizemin heyecanını biraz gölgede bırakarak hikayenin adımlarını fazlasıyla ağırlaştırıyor. Olay örgüsünün bu sakin ilerleyişi, daha tempolu bir akış aradığım için olsa gerek sayfaları çevirirken beni biraz zorladı diyebilirim:))
Kayıp Kardeş, ters köşelerle savrulacağınız bir macera değil, sindirerek okunması gereken, karakter odaklı bir psikolojik dram diyebilirim. Hikayenin dramatik yapısı ve kız kardeşlik bağının getirdiği o hüzünlü gizem oldukça başarılı işlenmiş yinede.
Eğer yüksek aksiyonlu bir polisiye yerine, insan psikolojisine ve karakterlerin iç dünyasına odaklanan sakin, puslu bir arayış hikayesi okumak isterseniz, doğru zamanda elinize aldığınızda sizi etkilemeyi başaracak bir kurgu diyebilirim..