《 FRANSIZ TEĞMEN'İN KADINI 》
Puan vermedi·480 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 17:02
Fransız Teğmen'in Kadını, Victoria döneminde, aşk maskesi altında anlatılan bir ihanet hikâyesidir. Bu esere sadece ihanet hikâyesi de diyemeyiz. Eser, toplum tarafından dışlanan bir kadının bu durumu özgürlüğe dönüştürmesini de anlatır. Sarah'a yapıştırılan "Fransız Teğmen'in Kadını" yaftasını o, bir direnişe dönüştürür ve bu durumu özgürlüğü adına kullanır. Charles'ın bireyselliği penceresinden baktığımızda ise kitap, kimlik bulma ve kişinin bireysel hayatını kurma mücadelesi olarak anlatılır. Victoria dönemi, ikiyüzlülüğün tavan yaptığı bir dönemdir. Toplumsal yapıda katı ahlaki kuralları olan ve bunu biçimlendirdiği sınıflara göre şekillendiren riyakâr bir dönemdir. Yazar bu dönemi, arka planda tüm kılcallarına inmek suretiyle kurgu içinde eriterek anlatır. Victoria toplumu, Sarah'ın Fransız bir teğmene olan aşkını fahişelik olarak nitelendirir. Sarah bunu kabullenir gibi görünerek bu durumu özgürlüğü adına kullanır ve kim olmak istiyorsa o şekilde davranır.Toplum onu etiketleyerek köleleştirdiğini zannederken o, özgürlüğünün kraliçesi olarak yoluna devam eder. Buraya kadar Sarah'ın hakkını verdiysek şimdi biraz da kızmam gerekiyor çünkü Sarah bazı yanlışlar yapıyor. Ne olursa olsun özgürlük yalan söylemek değildir. Bireylerin özgürlüğü başkalarının sınırına dokunana kadar vardır. Yani ben özgürüm istediğimi yaparım diyerek birinin duygularıyla oynamak, yalanla yanlışla birinin hayatından ve zamanından çalmak hırsızlıktır. Bu özgürlük değil, hadsizliktir. Bu mevzu din konusundan çok insanlık ve vicdan ile alakalıdır. İnsanın kendini tanıması, ne istediğini bilmesi ve tanıdığı kadarıyla bunu dürüstçe ifade etmesi çok önemlidir. Bu konuda İbrahim Tenekeci'nin bir cümlesi zihnimde yankılanır, der ki: "Yalan insana mahsustur ama insani değildir." Özgürlük elbette
Roman
Fransız Teğmenin KadınıJohn Fowles · Ayrıntı Yayınları · 20203,032 okunma
6/10
·416 syf.··
2025 6. kitabı
Moll Flanders, Daniel Defoe. Moll, Mary ve başka isimler de kullanmak zorunda kalmis ama Moll Flanders ismiyle bilinen Moll, 17. yüzyil Ingiltere'sinde dogdugundan beri kendi hayatini kurmaya calisan bir kadindir. Zindanda dünyaya gelip 12 yil fahiselik 12 yll hirsizlik yapan Moll'un tüm yaşamı kendi agzindan aktariliyor. Roman turünun ilk orneklerinden de biri oluyor ayni zamanda ve o dönemin toplumsal degerlerini bize anlatmasiyla birlikte aktarilan hayat görüsü onu Ingiliz edebiyatindaki en ilgi çeken kadin kahramanlarindan birisi yapiyor. Bana kalirsa yaptiklari ve seçimleri nedeniyle disaridan bakilinca insanlarin kötü oldugunu düsünecegi Moll'un yasadigi çogu olayda elinde daha iyi bir seçenek olmadigi için tercihlerinin o yönde oldugunu düsünüyorum. Bir kadin olarak bahsedilen dönemde kendi başına çok da iyi idare etti bence.
Kadın Olmak
Moll FlandersDaniel Defoe · Can Yayınları · 2021983 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Puan vermedi·112 syf.··
2026 4. kitabı
Azizede olsa fahişede kadın mutlu olamadı ! Erkeklerin her şeyinin 'kendilerince' caiz olduğu zamanda kadınlara herşey yasaktı,erkeklerin kendileri yüzünden kendileri için yaptıkları fahişelik bile yasaktı !!!
Sıfır Noktasındaki KadınNevâl El-Seddavi · Metis Yayınları · 202526,2bin okunma
Homo Sapiens'in Açmazları
Puan vermedi
Daha önce deneysel bir roman olan 1960’ta yazdığı Solgun Ateş’le tanışmış Nabokov’la ve sevmiştim kalemini. 1955’te ABD’de İngilizce kaleme almış Lolita’sını. Amerika’da 1958’de yayımlanmış. İngiltere’de 1959’da yayımlandığında parlementoda tartışma konusu olmuş. Bir programda neden böyle bir roman yazdığını sorar bir spiker ona. Kafes içindeki bir maymun çizer bir kağıda ve burdan yola çıktım der. Evrimini tamamlayamayan insanın kafese hapsedilmiş, bastırılmış ilkel duyguları olsa gerektir Nabokov’a bu satırları yazdıran duygunun. Biyografik olduğunu söyleyip Nabokov’u eleştirenlere karşı karakterine kendi kişiliğini yansıtmaktan çok, yeni karakterler yarattığını savunsa da, çok samimi gelmedi o programdaki hali. Ve ister istemez Peyami Safa’nın bir cümlesine geldi aklıma: “Ve düşünün ki, en afakî zannettiğimiz romanlar bile, muharririn ruhunu muhayyel kahramanlar vasıtasiyle aksettiren bir otobiyografiden başka bir şey değildir.” Kitap çocuklara bakışı (yetimhanelere gidip çocukları cinsel fantezileri için seyretmesinden, sokaktaki çocukları görünce kasıklarının harekete geçmesinden, 12 yaşındaki Lolita’dan çocuk yapıp onun çocuğuna da şehvetle bakabilmeyi hayal edebilmesi) noktasında oldukça rahatsız edici olsa da değindiği konular kayda değer. Ahlak yasaları, kültürel rölativizm, ahlak yargılarımızın insan doğasına uygun olup olmaması gibi. Kitabın edebi niteliği çok iyi kuşkusuz ama “anadilinden okunduğunda çok daha iyi bir fonetiği var” dedi İngilizce bilen bir arkadaşım. İletişim yayınlarından çıkan kitap kapağında kelebek figürü var. Nabokov, lepidopteristmiş (kelebek bilimci). Bu konuda bilimsel çalışmalar yapmış biridir. Hatta bulduğu bir kelebek türü de vardı diye hatırlıyorum. Ekim Devrimi’nden sonra Rusya’yı terk etmiş bir aristokrat.
LolitaVladimir Nabokov · İletişim Yayınevi · 20193,522 okunma
9/10
·656 syf.··
2026 33. kitabı
Yazarın kalemini çok seviyorum özellikle bu kitabını aşırı övdükleri için hemen okumak istedim. . Bir aile düşünün hepsi mi şüpheli hepsi mi sorunlu valla hepsi ayrı sıkıntıMorwan ailesi baba emekli polis ama hala gizliden önemli işlere bakıyor oğlu Erwan cinayet polisi ,Gaelle kız kardeşleri oyuncu olabilmek için fahişelik yapıyor ve diğer erkek çocuk Loic o da uyuşturucu müptelası ve borsacı anne de aşırı gizemli sürekli babadan dayak yiyen bir kadın. . Şimdi böyle bir aileyi ve okurken ona göre gardınızı alın çünkü kimden ne çıkacağını asla tahmin edemeyeceksiniz dediğim gibi hepsi birbirinden manyak . Erwan çok farklı bir cinayete bakması için babası için görevlendirilir ama cesedi bulduktan sonra ve sonrasında cinayetlerin de aynı yöntemle devam ettiğini anlaması ile çok uzun yıllar önce aynı yöntemle öldüren Çivi Adam akıllara gelir onu da zamanında babası yakalamıştı ama adam öldü e o zaman bu kopya cinayet mi yoksa daha farklı bir durum mu var . Kongo,Fransa ve Belçika olarak olay yerlerinde geçiyor kitap. Başta biraz isim ve mekanlardan dolayı okurken yorulsam da sonra kitap sizi içine bi çekiyor Allahım o nasıl girdap elinizden bırakamıyorsunuz , şok üstüne şok yaşadım ve asla ama asla katili tahmin edemedim Aralarda biraz uzatmalar vardı ama genel olarak kitap çok çok iyiydi soluksuz okudum ve sonunda da devamı var çünkü soruşturma tam tamamlanmadı ,ben devamı olduğunu bilmeden aldım o yüzden dosya benim içinde kapanması için kitabı hemen alıp okuyacağım ve size de şiddetle tavsiye ediyorum
LontanoJean-Christophe Grangé · Doğan Kitap · 20164,712 okunma
10/10
·197 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2026 15:07
Ölüme kürtaj, fahişelik yapmaya kıçını savunmak diyen, bir orospunun ve bir pezevengin çocuğu olan ama Yahudi soykırımında hayatta kalabilmiş ve Fransa'ya sığınmış Yahudi bir orosbunun büyüttüğü, kendini 10 yaşında sanarken aslında 14 yaşında olduğunu öğrenen sevgi dolu, minnettar ve fedakar Cezayirli Müslüman Momonun hikayesi bu. Yaşının birden büyümesi ufak bir detay aslında. Çünkü Momo hiç çocukluk yaşamadan büyümek zorunda kalanlardan. Fahişelerin çocuk sahibi olması yasak, devlet ellerinden alıyor. Eski fahişe Madam Rosa para karşılığı bu çocukları saklıyor, büyütüyor. Yahudi'nin evine bırakılan her çocuk, kendi adı, veriliş tarihi ve dini kayıt edilerek alınıyor. Hepsi kendi dinini öğrenerek büyüyor. Halbuki bu evde din ne gereksiz..Bu evde dinler ötesi bir sevgi, sabır ve bağlılık var.. Momo, alt kattaki travesti komşusunun dünyanın en iyi annesi olabilecegine emin mesela. Çünkü o bir iyilik meleği. Para veriyor, yemek yapıyor, sebzeye dönmeye başlayan Madam Rosa'ya yardım ediyor. Bir çocuğun masumiyetiyle, bir çocuğun çocukça cümleleriyle yazılmış . Ve bu çocuk acısını da sevgisini de öyle sıradan cümlelerle dile getirmiş ki belki de sarsıcı olmasının sebebi cümlelerin böyle olmasındandır.. Kitabın sonunda göğsüme öküz oturdu resmen. Hiç bir çocuk bunu yaşamamalı..
Onca Yoksulluk VarkenRomain Gary (Emile Ajar) · Agora Kitaplığı · 20095,8bin okunma