İhalarımız sihalarımız var olsun Allahımız Yaratılan için yaratanı unuturken bulduk kendimizi. Zêmhêri @Sm1324 Türkiye’nin İnsansız Hava Araçları Tanır yaratılanı vurur düşmanı Unuttuk kendimizi ve milletimizi Kalkındıralım Yüce Türkün ulu kavmini Dünyanın en büyük adaletsizliğidir İlk önce sevdiklerimizi unuturuz Fakat ne kadar unutsakta Sevdiklerimiz bizi hep hatırlarlar Türk savunma sanayisi, yerli ve milli Ey Yüce Rab göklerin ve yerlerin hakimi Kıldığımız namazlarla ordumuzu sabit kıl İbadetlerimizle bizleri sana yaklaştır Türk ordusunu ateşten koru Namazlarımızla gelelim sana doğru Namaz bizi hayasızlıktan korur Hayasızlıktan korumuyorsa ibadetlerimiz Yapılan ibadetin zararı faydasından çoktur İşte insansız hava araçlarımız Var olsun imanlı ordularımız Sıkça söz ettiriyoruz adımızdan Bütün dünyaya bizi takip ediyor İhalar hedefi on ikiden vuruyor Ya Allah Bismillah Allahu Ekber Ya Rab askerimiz sana secde eder
Şiir
Bir tarihçi olarak bu üç müthiş devri (Fatih ,Yavuz , Kanuni) birbirinden ayıramam . Birini diğerine üstün tutamam . Çünkü zincirin güçlü halkalarıdır
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Çevirme yerleri yapay zekaya aittir (:
FETH-İ KOSTANTİNİYYE’DE BİR YENİÇERİ Ben kul-ı dergâhım, sipâh-ı cihânım ben, Nâmım silinmişdir, nişân-ı figânım ben, Feth-i İstanbul'un Fethi yolunda cânım ben, Bir devr-i azîmin yükün çeken cânım ben. Tıfl iken alındım ocağa devşirildim, Şefkat kokusundan uzak diyâr edildim, Bir sancağa bend oldum, ateşle dirildim, Ben kim idim evvel—sonra kim oldum, bildim. Sûr-ı azîm önünde titrerdi bu cânım, Zâhirde sipâhîyim, bâtında hicrânım, Bir yanda mehâbet, bir yanda figânım, Emr-i cihâd ile coşardı her ânım. Gülleler inince arş u zemin titrer, Her darbede kalbimde bin âh u enîn var, Taş sandığım aslında kaderimle çarpar, Her zarbe içimde bir âlemi yakar. Gemiler yürürken sükût etti deryâ, Biz dahi yürürdük yazılmış o yazgâ, Takdîr-i İlâhî sürüklerdi biz hâ, Nefer neylesin kim, hükm eyledi Mevlâ. Bir bendeyim ancak, nâmım dahi meçhûl, Düşsem kim arar beni, hâlim olur meçhûl, Lâkin bu seferde rücû yok, bu usûl,
1000Kitap
TARİHE YÖN VEREN İSLÂM RUHU...
Necip Fazıl Kısakürek'e göre Doğu, yeryüzündeki galip ve aslî rengini, kendisini bütün dünyaya karşı taarruza ve büyük bir aksiyona kaldıran ezelî İslâm ruhuyla kazanmıştır. İslâmiyet'in doğuşundan 15. yüzyıla kadar geçen süre, Doğunun tek bir ferdin içinden başlayarak topyekûn insanlığa doğru yönelttiği yekpâre ve muazzam bir aksiyon çizgisi olarak tarihe geçmiştir. İslâm tarihi, Bedir'den itibaren putları ve bâtılı yıkan, kılıcını merhamet ve ulvî bir prensip emrinde kullanan muazzam bir aksiyon silsilesidir. İslâm'ın ilk nesli olan Sahabiler de ânı ânına vazife şuurunu taşıyan, ebedî bir aksiyon yolunun yanan ve tutuşan yolcuları olarak tarihe yön vermişlerdir. Türklerin tarih sahnesindeki rolü ve çöküşü de bu kavram etrafında şekillenir. Türk milleti, Osmanlı İmparatorluğu kadrosunda Doğuyu en büyük iş, hamle ve aksiyon plânına çekmiş, maddî hamle ve hareket çerçevesinde rakipsiz bir seviyeye ulaşmıştır. Bu anlamda Necip Fazıl, Türk tarihini aksiyon ruhunun mevcudiyetine göre safhalara ayırır. Osman, Orhan, Murad, Yıldırım, Fatih Sultan Mehmed ve Yavuz Sultan Selim dönemleri, saf aksiyonun ve imân hamlesinin zirvede olduğu dönemlerdir. Ancak Kanuni Sultan Süleyman devriyle birlikte bu aksiyon kabiliyeti gölgelenmeye, ruh pörsümeye başlamış; Viyana önlerinde fütûhatın durması bunun en belirgin delili olmuştur. Şarktan (Fars) ve Garptan (Bizans ve Avrupa) gelen tesirler, Yıldırım devrinde başlayan bazı ahlâkî zaaflar ve zamanla Yeniçeri'nin dahi yozlaşmasına yol açan vecd kaybı, cemiyetteki aksiyon ruhunu öldürmüştür. __Necip Fazıl, bilhassa Tanzimat'tan itibaren başlayan dönemi "küçük ve yarım davranışlar ve taklitler devri" olarak niteler. Ona göre taklitle aksiyon asla barışamaz; çünkü taklit, bir fikrin çilesini çekmeden onu sadece dış yüzünden
Tarih
Vuslat zamanı tanrı dağları Bakara 28.Ayet Siz cansız iken size can veren Allah´ı nasıl inkâr edersiniz? Sonra sizi öldürecek, tekrar sizi diriltecek ve sonunda O´na döndürüleceksiniz. Kur'an-ı Kerim ve Kelime Meali Necdet Kahveci VURAL VURAL Derman efendi 85 yaşındaydı yaptığı nefis yemekler ile çıktığı yürüyüşlerde ettiği sohbetler ile tanınan bu muhterem zat aynı zamanda benim muhterem pederim müstakbel babamdı 5 yıldır beyin küçülmesi yaşıyordu vakti zamanında yerlere hiç çöp atmayan babam derman oğlum dedi biz cansızdık Allah Teala bize can verdi diyordu bende gittikçe unutkanlığı çoğalan babama bir parça can ve umut olabilmek için onun eski hatıralarını yazıyor böylece bizi diriltecek olana dönüş yapmadan geride güzel bir eser kalmasını istiyordu bizi diriltip can verene karşı en güzel vazifemiz dua ettirecek bir eser bırakabilmektir derdi babam evet babamın koluna girdim yıllardır babam annem rahmetli ceylan hanımın fotoğrafını bir an bile yanından ayırmamıştı her yürüyüşümüze çıkışımızda babam annemin fotoğrafını koltuk altına alır evlat cansız iken size can vereni nasıl inkâr ederim diyip babam rahmetli annemin resmine bakmadan mezarına gidip ona dua etmeden sabaha uyanmazdı onun babam en sonunda mağlup olmuş yatağa düşmüştü oğul dedi beni mübarek vatan topraklarına götür biliyordumki babam tanrı dağlarında tekrar dirilecek aslına dönecek belkide anneme yeniden kavuşup vuslata erecekti Atımızla eşşeğimizle yola çıkıyoruz Bakara 4.Ayet: Yine onlar, sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler; ahiret gününe de kesinkes inanırlar. Kur'an-ı Kerim ve Kelime Meali Necdet Kahveci VURAL VURAL Bundan 5 yıl öncesiydi doktor teşhisi ilk kez o gün Alzeimmer olarak koymuştu gençliğinde küçük çocuklara ahirete iman eden yere çöp atmaz
Edebiyat
En güzel selamet ilahi istikamet yoludur Finansör Kraliyet Coğrafya Topluluğu Kraliyet Coğrafya Topluluğu Afrika’ya uzanan hat boyunca Habaşistan coğrafyasının ve devamında orta Afrika’da bulunan göller bölgesinin keşfedilmesi için bir keşif harekat düzenlemişti. Derin Tarih dergisi Alıntıyı paylaşan: müteşekkir müteşekkir Kraliyet coğrafyası olarak kabul edilen bugünün ingilizleri dünün ise biritanya imparatorluğu habeşistan üzerine pek çok sefer düzenleyerek bu zengin coğrafyayı keşfetmek istemişlerdir bediüzzaman hazretleri sözler kitabında şunu diyor Sağ yolda kanun ve nizam vardır. Fakat o külfet içinde bir emniyet ve saadet vardır Kuraanı azimüşşan sağ yolu biz müminler için sıratı mustakim olarak belirtiyor bilge kral Aliya izzetbegoviçin dediği gibi batı hiç bir zaman medeni olmamıştır bugün petrol için iran ve ırağı bir harabeye çeviren Abd gibi biritanya ve fransada afrikanın zengin ülkelerini işgal etmiştir Etiyopya ve Habeşistan Tarihe Yolculuk etmek demektir bugün etiyopya olarak bilinen geçmişin Habeşistanı afrikada en eski hiristiyan geleneklerini yaşatan ilginç vede en köklü ülkelerden birisi etiyopya bölgesi bir zamanlar Hz Süleyman ile saba melikesi belkısada ev sahipliğide yapan tarihi bir bölge Hz Süleyman ve Saba melikesi belkısın soyundan gelen kırallar kayaları oyarak kendilerine kilise ve kaleler inşa ederek kendilerini emniyete almışlardır Bediüzzamanın dediği gibi Hangi yol iyidir?” Sağ yol çünkü sağ yolda kanun ve nizam vardır ilahi nizama uymayan kanun ise batıldır en güzel selamet ilahi istikamet yoludur Kemalizmi sevin ama eleştirin Şeref Aykut tarafından yazılan Kamalizm adlı kitabında şu cümleler geçiyordu: "Kamalizm, yalnız yaşamak dinini aşılayan ve bütün prensiplerini, ekonomik temeller üzerine kuran bir dindir." (s. 3) Derin Tarih
Din