783. Sayfada
O genç ve güzel bir kadına kur yapıyor.
sosyeteden bir kocanın da bundan koltukları kabarmalıdır.
Bu kitabı övenleri kesinlikle anlayamıyorum, sırf kitabı yarıda bırakmamak için okuyorum ama baştan bu yana görebildiğim yalnızca ahlaksızlık ahlaksızlık başka birşey yok saçma aptalca olaylar, bizim kültürümüzde olmadığı için böyle düşünmüyorum bu hayal ürünü davranışlar hiçbir kültürde normal olamaz bu tamamen saçmalık. Biri karısına kur yapıyor diye koltuğu kabaran biri çok saçma geliyor bana.
Gerçek sevgide hiçbir zaman kontrol yoktu. İnsan sever. Aniden, çoğu zaman nedenini bilmeden. Astrologlar gezegenleri, din adamları kaderi, edebiyatçılar romantizmi, pragmatikler koşulları, depresifler can sıkıntısını... herkes bir şeyleri sorumlu tutar bir başkasına karşı hissettikleri sevgiden ama sorumlusu ya da nedeni ne olursa olsun, bedenimiz tarafından üretilmiş en muhteşem kimyasallardan biridir sevgi. Varoluşun sırrıdır.
Yalnızdık, hatta bazılarımız yapayalnızdık. Koca koca toplumların, ailelerin içinde öyle yalnızdık ki sığınacak bir aşk bulmazsak sanki var olamayacaktık, çünkü aynı anda karşılıklı olarak düşünülmek, hissedilmek, merak edilmek, istenmek öylesine güçlü bir duygu kokteyliydi ki hayatın anlamına ipucu gibiydi...
Sevgisizlik resmen bir hastalıktı, henüz tıp dünyasında adı konmamış, insanlığı bozan, yıpratan, dünyayı cehenneme dönüştüren bir hastalıktı ve belki de bulaşıcıydı
Tarih mösyö picot, tarih! Toplumları halk yapan şey ortak geçmişlerdir. Ortak geçmişlerini yeniden yazabilirsen onları istediğin yere güdebilirsin. Eğer nerden geldiklerini bilmezlerse, gittikleri yerin daha iyi mi, kötü mü olduğunu ölçemezler. Ölçümün olmadığı yerde şikayet olmaz, sorumlu aranmaz! Güdersin.