Fatih Arı

Fatih Arı
@fatihari_
Olanı gördüler, sebebini değil.
Computer Engineer
576 okur puanı
Haziran 2018 tarihinde katıldı
8/10
·240 syf.··
2022 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2022 22:15
Kitabın son sayfalarında "Schubert - Serenade"in gitar yorumlamasını dinleyerek okudum. Kitabı okurken hissettiğim düşünceleri hatırlatsın diye not düşüyorum. Bu da linki pratik olur. youtu.be/8CMYuBi36oI Kitap 1847 Paris'inde geçmektedir. Kamelya çiçeklerini çok seven Marguerite isimli bir kadının ölümünün bilgisiyle başlar kitap ve bu kadına ait eşyaları borç, haciz gibi nedenlerden dolayı Antin Sokağı 9 numaralı evde açık arttırmaya sunulmuştur. Yazarımız bu kadını uzaktan tanımakta ve meraktan orada bulunmaktadır. Hiçbir satılan/satılacak eşyası ilgisini çekmemektedir. Yalnızca bu kadına ait Abbé Prévost'un "Manon Lescaut" isimli romanın satıldığını duyunca açık artırmaya dahil olmuş ve kitabın yeni sahibi olmuştur. Ve geçmişte yaşanan olaylar bu kitap ile aydınlanmaya başlar. Yazar kitabı satın aldıktan ve okuduktan bir süre sonra "Armand Duval" isimli bir adam yazarımızın kapısını çalar ve bu kitabın kendisinin Marguerite'e hediye ettiğini söyler. Yazar, Armand ile dostluk kurar ve olayları artık onun ağzından ve kendisine gösterdiği bazı mektupların ağzından aktarmaya başlar. Armand Duval'ın Marguerite ile olan tüm yaşantılarını, aşklarını, hezeyanlarını, çektiği çileleri, kıskançlıklarını, zoraki aldatmacalarını, mecburi kabullenişlerini, bir süreliğinde de olsa Paris dışındaki kırdaki mutluluklarını, hastalıkla yaşayan bir kadının bedenindeki, göğsündeki acının ruhsal ve bedensel dışavurumlarını, sevdiği yosma bir kadının başka erkeklerle olduğu düşüncesiyle gözleri bazen yaşlı, bazen intikam dolu, bazen uyuyamayan, bazen kıskanç ama çok seven bir adamın bazen hoşgörüleri, bazen ise horgörülerini anlatan bir romantizm ve dram ürünüdür bu eser. Kitaptan almak istediğim mesaj ise insanlar sizleri bazen hoş görebilir bazen de hor görebilir. Ancak bir
İnsan ve Duygular
Kamelyalı KadınAlexandre Dumas (fils) · İş Bankası · 200624,1bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·208 syf.··
2022 5. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 14 Kasım 2022 02:10
Bu kitabı okurkenki hislerimi hatırlatsın diye kitabın alıntılarını paylaşırken dinlediğim, "Edvard Grieg ‒ Piano Sonata, Op.7" parçasını ileri zamandaki kendime buradan not düşüyorum. Bu da linki, pratik olur. youtube.com/watch?v=iWQUeip... Karakterleri kısaca değil uzunca tanıyacak olursak: İSLAYEV: Zengin çiftlik sahibi 36 yaşında. Birçok çiftlik işiyle uğraşmakta. Eşiyle diyalogu neredeyse yok. Kendisini oyunda çok az görmekteyiz. NATALYA PETROVNA: İslayev'in eşi, 29 yaşında. Peyami Safa'daki Canan karakteri gibi hafifmeşrep bir ruh değil, ancak tutarsız, bir anı diğeriyle tutmayan, insanları menfaati uğruna üzebilen bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. KOLYA: Onların oğlu, 10 yaşında VERA: Evlatlık kız, 17 yaşında RAKİTİN: Aile dostu, 30 yaşında. Oyunun ana karakterlerinden Rakitin, bilgili, Natalya'yı bir arkadaş ve bir sevgili gibi sevmekte. Akıllı ancak kalbi de şiddetli çalışmakta. BELYAYEV: Üniversite öğrencisi, Kolya'nın öğretmeni, 21 yaşında. Bu arkadaşın gelmesiyle Vera, Natalya arasında olaylar başlamakta. Özgürlüğüne düşkün, akıllı bir birey. Ayrıca genç, enerjik olması Natalya'nın ilgisini çekmekte. ŞPİGELSKİ: Doktor, 40 yaşında. Açık sözlü bir doktor. Kendisiyle ilgili olumsuz/olumlu her şeyi olduğu gibi aktarabilme mahiyetine sahip. Yazar tüm karakterlerin yaşını belirtmiş, bunun üzerinde durmuş, hatta oyunun içinde şöyle bir soru yöneltir bir karakter: "Sahi, aklıma gelmişken, kaç yaşındasınız?" Hikaye diye adlandırılabilecek türde bu oyun, Rakitin'inin Natalya'ya birçok insanın bulunduğu bir odada Monte Cristo Kontu kitabını orijinal dilinde okumasıyla başlıyor. Natalya'nın kafasında birçok düşünce olduğunu görmekteyiz. Kendisi şöyle söylemektedir: Natalya Petrovna: - Bu kitap için, birkaç gün önce bir kadın şöyle dedi bana:
Tiyatro
Köyde Bir AyIvan Turgenyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021332 okunma
9/10
·72 syf.··
2022 3. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2022 02:20
Bu kitabı okurkenki hislerimi hatırlatsın diye kitabın son yarısından itibaren dinlediğim, loop'a koyduğum "Camel-Tell Me" parçasını ileri zamandaki kendime buradan not düşüyorum. Bu da linki, pratik olur. youtube.com/watch?v=OoyxEIz... Kitap sanki iç sesimmiş gibi anlaşılır bir çeviriye sahip olduğunu belirterek başlamak istiyorum. Roza Hakmen önemli bir yorum katmış. Gerek karşılıklı konuşmalar, gerek oyunun müzikal bir havada konuşulduğu bölümler göz önüne alındığında, eserin orijinal dili sanki Türkçe bir esere aitmiş düşüncesi yaratıyor. Kitap ilk sayfasında annesinin yaşayan tek oğlu olan Damat karakteri bağa (kendilerine ait) gideceğini söyler. Annesi "kahvaltı yapmayacak mısın" der, ancak Damat, "boşver, üzüm yerim, sustalıyı versene." diye yanıtlar. Annesi "Niçin?" der, Damat güler ve "üzümü kesmek için" diye yanıtlar. Anne homurdanarak sustalıyı arar: "Sustalı, sustalı... Sustalıya da, sustalıyı icat eden alçağa da lanet olsun." derken, Damat, "Konuyu değiştirelim." diye yanıtlar. Bir eser için sıradanlaştırılmış cümleleri olan ancak derinliği ağır bir giriştir. Başlangıçta anlamda belirsizlik de olsa, ileriki sayfalarda anlayacağız ki bu sustalı bıçak, Anne'nin kocasını erkenden yanından almış, Damat'ın ağabeyi olan bir diğer evladını da toprağa gömmüş, tek bir çocuğu olarak bu hayatta tek yakını, oğlu Damat karakteri kalmış. Eserin ismi düğün içerdiğinden, yazar oyundaki kişileri, bu nedenden dolayı mı bilinmez, isimlendirme ihtiyacı duymamış. Bu karakterler direk, Anne, Baba, Kayınvalide, Gelin, Damat, gelinin amca kızı(Leonardo'nun Karısı) olarak tanımlanmışlar. İsmi belirtilmiş yalnızca Leonardo var. Kimdir ismi olan bu Leonardo? Yazar için bu isim sevilmeyen şahıs anlamına mı gelmekte? Niçin tek Leonardo ismi belirtilmiş birçok tahmin
Tragedya
Kanlı DüğünFederico Garcia Lorca · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20251,941 okunma
Yürek Yutan
8/10
·68 syf.··
Beğendi
·
2022 2. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2022 23:29
Birinci Tanzimat Dönemi yazarlarından Ahmet Mithat Efendi'nin bu romanı 1890 yılında yayımlanır. Romanı Fransız bir eserden uyarlamıştır. Hatta kendisi "Şu güzelim romanı Fransızca yazılmış bir hikayeyi genişletme ve düzeltme yoluyla hazırladık ve yazdık" der. Ama hangi eser olduğunu belirtmez. Dili sadedir hatta karakterler dahi sadedir. Yazar romanın ilk bölümüne özgün ve keskin bir başlık koymuştur: Yürek Yutan. Bu giriş bölümünün sonunda bu başlığın neden "Yürek Yutan" olduğunu anlatır, konuya direk girer, okuyucuyu bekletmez. "Gayet sarp bir dağlık farz ediniz!" giriş cümlesiyle başlar roman ve okuyucuya bu sarp dağlığın yakınında bulunan bir mağara ve bu mağaranın berisinde bir çoban ağılının olduğunu ufak detaylarla anlatır. Yazarın romana bu şekilde girizgah yapmasının neredeyse elle tutulur bir nedeni vardır: Tüm roman boyunca karakterler, bu çoban ağılında ve mağara etrafında dolanmaktadır, oturmaktadır, uzanmaktadır, boğuşulmaktadır, ayaklara kapanmaktadır, tartışılmaktadır, anlaşılmaktadır veya ağaca bağlanmış vaziyette durmaktadır. Karakterlerin anne, baba, kardeş veya yakınları ile alakalı hiçbir detaya girilmemiştir. Bunun örneği olarak kitapta toplam 5 karakter (ilaveten bir köpek) okuyucuya vakti/sırası geldikçe tanıtılmaktadır ve bu 5 karakter de neredeyse ana karakter denilebilir. Yazar, Dostoyevski gibi karakterler arasında yer almaz, yani anlatıcı yalnızca gözlemcidir. Bahsi geçme sıklığına ve üzerinde yoğunlaşmasına göre tüm bu karakterleri şöyle sıralayabiliriz: 1-Pedro: Sihirbaz Sastıma'nın sözlerinin tesiriyle büyülenen 20 yaşında iriyarı bir çoban (ayrıca kendisine dev denmesini münasip bulur). Olay örgüsünde ilk aşamada ağılda uzanan, sabit "düşüncelere dalgın ve duymayan", duyarsa da kaba bir mizacı olan bir portre çizer. İkinci aşamada
Edebiyat
Şeytankaya TılsımıAhmet Mithat Efendi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20252,859 okunma