Bu kitabı okurkenki hislerimi hatırlatsın diye kitabın alıntılarını paylaşırken dinlediğim, "Edvard Grieg ‒ Piano Sonata, Op.7" parçasını ileri zamandaki kendime buradan not düşüyorum. Bu
Latin harflerinin, kendini gizleyen bir taraftarı da Sultan II. Abdülhamid’dir. Ona göre, “Halkımızın büyük cehaletine sebep, okuma yazma öğrenimindeki güçlüktür. Bu güçlüğün nedeni ise harflerimizdir.” Sultan Abdülhamid, “Belki bu işi kolaylaştırmak için Latin Alfabesini kabul etmek yerinde olur” demektedir.
Merhaba değerli okurlar. 👋
✅ Artık 1000Kitap'ta destek için bir seçeneğiniz daha var.
1000Kitap Destek hesabımızdan 1000Kitap'ın çeşitli işlevlerini nasıl kullanabileceğinize dair iletiler paylaşacağız. Sorularınız olursa mesaj yazarak ya da bizi paylaşımlarınızda etiketleyerek de sorabilirsiniz.
Sık sık sorduğunuz soruları bir araya getirdik ve zaman içerisinde hepsi ile ilgili ayrı paylaşımlar yapacağız.
👇Yorum kısmına merak ettiğiniz soruları yazarak yapacağımız paylaşımları belirlemede ayrıca yardımcı olabilirsiniz.
İyi okumalar dileriz. ❤️
Uygulamadaki gece modunun web sürümünde de olmasını dilerim. Zira bilgisayar karşısında okuyan ve alıntı paylaşan bir birey olarak sayfanın CSS koduna ilaveten, "background-color:black;" (veya RGB'si dark-gray ile black tonları arasında) olması işime ve gözlerime iyi gelecek kanısındayım. Geleceğimden parlak, bembeyaz arka plan rengi olan sayfayla karanlık akşamlarım, odam aydınlanıyor teşekkür ederim lakin gözlerim pek bahtiyar değiller. İlginize teşekkürler.
Memur, bir şeyi anlamaya çalışıyormuş gibi, yaltaklanarak sordu:
- Nastasya Filippovna olayında mı?
Rogojin katlanamıyormuş gibi bağırdı ona:
- Tanımıyorsun ki onu, sana ne!
Sayfa 10 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları - III. Basım·Kitabı okudu
Son okuduğum romanlardan Emile Zola'nın Hayvanlaşan İnsan adlı eserinde de bu trenle içlı dışlı olmuştum, Budala'ya başlarken ayrı bir ilgimi çekmişti. Sizin söyleminizle sisli düşüncelerim, beni etkileyen somut bir değer kazandı, berraklaştı. Ben de teşekkür ederim bu kitabı okuduğunuz ve bu yorumu yaptığınız için☺️☺️
Sabahattin Ali'nin Kuyucaklı Yusuf adlı kitabında mutluluğu şöyle anlatılmış:
"Bir gün Allah peygamberleri çağırıp sormuş, saadet nedir? demiş. Her biri kendilerine göre cevap vermişler.
Musa: Arzı Mev'uda gitmektir;
İsa: Bir yanağına vurana ötekini uzatmaktır;
Buda: Hayatta hiçbir arzusu olmamaktır, yollu şeyler
söylemiş.
Sıra bizim Muhammed'e gelince: "Saadet hayatı olduğu gibi kabul etmektir..." demiş.
Ne doğru söz! Hayatı olduğu gibi kabul etmeli ve ona ne bir şey ilave etmeli, ne de ondan bir şey eksiltmeli... Bazı şeyler vardır, canımızı sıkar; "Bu neden böyle? Böyle şeyleri dünyadan kaldırmalı!" deriz. Bazı şeyler de mevcut değildir. İçimizden, bunların olmasını ister, hatta bu uğurda çalışırız. İkisi de saçma ve faydasızdır. İnsan dediğin mahluk hiçbir şeyi değiştiremez. Bunun için, gönlünün rahat olmasını istersen, gördüğün fenalıkların bile bir hikmeti olduğunu düşün ve yeryüzünde olmayan iyilikleri oraya getirmek sevdasına kapılma..."