Bu kitabı okurkenki hislerimi hatırlatsın diye kitabın alıntılarını paylaşırken dinlediğim, "Edvard Grieg ‒ Piano Sonata, Op.7" parçasını ileri zamandaki kendime buradan not düşüyorum. Bu da linki, pratik olur.
youtube.com/watch?v=iWQUeip...
Karakterleri kısaca değil uzunca tanıyacak olursak:
İSLAYEV: Zengin çiftlik sahibi 36 yaşında. Birçok çiftlik işiyle uğraşmakta. Eşiyle diyalogu neredeyse yok. Kendisini oyunda çok az görmekteyiz.
NATALYA PETROVNA: İslayev'in eşi, 29 yaşında. Peyami Safa'daki Canan karakteri gibi hafifmeşrep bir ruh değil, ancak tutarsız, bir anı diğeriyle tutmayan, insanları menfaati uğruna üzebilen bir karakter olarak karşımıza çıkıyor.
KOLYA: Onların oğlu, 10 yaşında
VERA: Evlatlık kız, 17 yaşında
RAKİTİN: Aile dostu, 30 yaşında. Oyunun ana karakterlerinden Rakitin, bilgili, Natalya'yı bir arkadaş ve bir sevgili gibi sevmekte. Akıllı ancak kalbi de şiddetli çalışmakta.
BELYAYEV: Üniversite öğrencisi, Kolya'nın öğretmeni, 21 yaşında. Bu arkadaşın gelmesiyle Vera, Natalya arasında olaylar başlamakta. Özgürlüğüne düşkün, akıllı bir birey. Ayrıca genç, enerjik olması Natalya'nın ilgisini çekmekte.
ŞPİGELSKİ: Doktor, 40 yaşında. Açık sözlü bir doktor. Kendisiyle ilgili olumsuz/olumlu her şeyi olduğu gibi aktarabilme mahiyetine sahip.
Yazar tüm karakterlerin yaşını belirtmiş, bunun üzerinde durmuş, hatta oyunun içinde şöyle bir soru yöneltir bir karakter:
"Sahi, aklıma gelmişken, kaç yaşındasınız?"
Hikaye diye adlandırılabilecek türde bu oyun, Rakitin'inin Natalya'ya birçok insanın bulunduğu bir odada Monte Cristo Kontu kitabını orijinal dilinde okumasıyla başlıyor. Natalya'nın kafasında birçok düşünce olduğunu görmekteyiz. Kendisi şöyle söylemektedir:
Natalya Petrovna: - Bu kitap için, birkaç gün önce bir kadın şöyle dedi bana:
Latin harflerinin, kendini gizleyen bir taraftarı da Sultan II. Abdülhamid’dir. Ona göre, “Halkımızın büyük cehaletine sebep, okuma yazma öğrenimindeki güçlüktür. Bu güçlüğün nedeni ise harflerimizdir.” Sultan Abdülhamid, “Belki bu işi kolaylaştırmak için Latin Alfabesini kabul etmek yerinde olur” demektedir.
Merhaba değerli okurlar. 👋
✅ Artık 1000Kitap'ta destek için bir seçeneğiniz daha var. 1000Kitap Destek hesabımızdan 1000Kitap'ın çeşitli işlevlerini nasıl kullanabileceğinize dair iletiler paylaşacağız. Sorularınız olursa mesaj yazarak ya da bizi paylaşımlarınızda etiketleyerek de sorabilirsiniz.
Sık sık sorduğunuz soruları bir araya getirdik ve zaman içerisinde hepsi ile ilgili ayrı paylaşımlar yapacağız.
👇Yorum kısmına merak ettiğiniz soruları yazarak yapacağımız paylaşımları belirlemede ayrıca yardımcı olabilirsiniz.
İyi okumalar dileriz. ❤️
Memur, bir şeyi anlamaya çalışıyormuş gibi, yaltaklanarak sordu:
- Nastasya Filippovna olayında mı?
Rogojin katlanamıyormuş gibi bağırdı ona:
- Tanımıyorsun ki onu, sana ne!
Sayfa 10 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları - III. Basım·Kitabı okudu