Savaş karşıtı romanlara her zaman ayrı bir ilgim oldu. Bu türü okumayı çok seviyorum ve fırsat buldukça okumaya gayret ediyorum. Kitap dostum Begüm Çakır ’ın tavsiyesi üzerine, sıradaki tüm kitapları öteleyerek bu kitabı okudum.
Başkahramanımız Joe Bonham; herkes gibi arkadaşları olan, sevgilisi bulunan, hayaller kuran, çalışan ve önünde uzun yıllar olduğunu düşünen sıradan bir gençtir. Ancak katıldığı bir savaşta kollarını, bacaklarını, görme, işitme ve konuşma yetisini kaybeder. Kapkaranlık ve sessiz dünyasında, yatağa bağlı şekilde yaşam mücadelesi verir. Buna rağmen zihni açıktır.
Yazar, okurlarını adeta o zihnin içine sokar. Onun çaresizliğine, savaş hakkındaki düşüncelerine ve savaş öncesi anılarına tanıklık ederiz. Birçok kez kendimi onun yerine koyup bir çözüm bulmaya çalışırken yakaladığımı itiraf etmeliyim. Hatta aklıma gelen bazı çözümlerin, kitabın ilerleyen sayfalarında karşıma çıkması beni oldukça şaşırttı.
Bu tür romanları seviyorsanız, bu kitabı da kesinlikle okumanızı tavsiye ederim. Benim için en etkileyici savaş karşıtı romanlardan biriydi.
Hasan İzzettin Dinamo, Osmanlı’nın son dönemlerinde kaybedilen savaşların sonuçlarını en ağır şekilde yaşayan yazarlarımızdan biridir. Babası ve ailenin büyük oğlu olan ağabeyi, Birinci Dünya Savaşı’nda Sarıkamış’ta şehit düşer. Anneleri Şakire Hanım ve çocuklar bir başlarına kalır. Yokluk ve açlıkla dolu bir hayat mücadelesi başlar.
Bu otobiyografik romanda yazar, yaşadığı bu yokluk ve açlık mücadelesini anlatır. Ellerinde avuçlarında hiçbir şey yoktur; ne bulabilirlerse onu yerler. Bazen biraz çürük sebze, bazen de kesimhaneden atılan hayvan bağırsakları… Ancak bu yokluğu yaşayan yalnızca bu aile değildir. O bağırsaklar o kadar değerlidir ki, birçok insan kesimhanede onları alabilmek için kavga eder. Kitapta o kadar çok acı dolu olay vardır ki, hangisini anlatacağımı bilemiyorum.
Savaş ve Açlar, Türk edebiyatında cephe gerisini, savaşın aileler ve özellikle çocuklar üzerinde bıraktığı yıkıcı etkiyi en acı biçimde anlatan romanlardan biridir, hatta bana göre en iyisidir. Kesinlikle okunması gereken bir eser.
Kitabın bir seri olduğunu da belirtmek isterim. Yazar, eserlerinde kendisini “Musa” adıyla anlatır. Seri sırasıyla şöyledir:
1- Savaş ve Açlar
2- Öksüz Musa
3- Açlık
4- Koyun Baba
5- Musa'nın Gecekondusu
6- Musa'nın Mapusanesi
Savaş ve AçlarHasan İzzettin Dinamo · Tekin Yayınevi · 20172,195 okunma
Ölümle dertli Canetti...
Dertli dediysem, onun için ölüm gerçek bir kâbus...
Ne ölümden sonrasına ne de öncesine inanıyor... Kusursuz bir akıl, nasıl o puslu aynaya durmadan nefesini dayar aklınız almıyor... Düşünce bir müsvette kağıdından farksızdır belki de, üstünü çizdiklerini bırakıp, yeni bir kağıda geçebilmeli insan. ölümcül bir yaradır Canetti 'de ölüm, hırçın bir öfke ve önüne geçilmez bir nefret duygusudur.
***
(Spoiler içermektedir.)
Canetti yedi yaşında...
Annesi uzun zamandır tedavi için şehir dışındadır. Fakat bu ayrılıktan çok önce başlamıştır babasıyla olan dostluğu, onun her sözü Canetti'yi adeta büyülemektedir, en büyük isteği onun gibi biri olmaktır...
Birgün annesi çıkagelir. Babası mutlu olmaktan çok öfkeli ve tedirgindir. Bunu oğlunun asla anlayamayacağı bir oyunculukla örtmeye çalışsa da bir çocuğun asıl diyaloğu gözlerle kurduğu gerçeğini gözden kaçırmıştır.
Aynı günün sabahında evde ayak sesleri sıklaşmıştır. Bir şeyler olduğunu anlayan küçük Elias büyük salona doğru koşar ve kendini kaybetmiş şekilde üstünü başını parçalayan annesiyle karşılaşır, biraz kenara çekildiğinde annesinin hemen önünde kıpırdamadan yatan babasının donuk yüzüyle karşılaşır...
Yedi yaşında bir çocuktur Canetti... Hayatta en çok bağlandığı kişi, oyun arkadaşı, şakalaştığı, bisiklet sürdüğü, maçlara gittiği babası hastalanmıştır. Doktor tiz bir sesle şöyle der;
"Lütfen çocuğu odadan çıkarın."
Koltukta, masanın üzerinde, açık pencerenin pervazında, annesinin ellerinde kalan saçlarında, uçuşan sorular gözünü yumduğu son ana kadar o odada kalacaktır. Canettiyse çıkarılmıştır...
Ağır adımlarla evden de uzaklaştırılıp komşunun bahçesine götürülür. Çok akıllı bir çocuktur. Sorun çıkarmaz. Komşunun bahçesinde bir ağaca tırmanmaya çalışırken korkunç bir ses ona,
"Ben şimdi ne okudum ya?"lık bir kitap oldu :) Çok büyük merakla başlamıştım ama okudukça çok da abartılacak bir kitap olmadığını gördüm. Tavsiye etmem.