büyükler bize ebedi olana gönül vermeyi öğütlediler. "seni mezara koyunca dönüp gidenleri değil, orada da yanında kalacak olan iyi amelleri dost edinmeni."
İnançlar ve davranışlar arasındaki tutarlığı. Davranışlarımla değerlerim arasında bir uyum olmazsa, arada bir boşluk, bir gerginlik kaynağı oluşur. Bu boşluk huzursuzluk, rahatsızlık yaratır. Bilinçli ya da bilinçsiz olarak bu boşluğu kapatmak isteriz. Şiddetli davranışımızın bedenini ödeyerek o boşluğu kapamak, huzura kavuşmak isteriz.
Her sabah, uykudan önceki günün artık geçip gittiği, önünde taptaze bir başlangıcın uzandığı, tatsız hiçbir şeyin olmayacağı düşüncesiyle uyanırdık. Geçmişin sıkıntılarını geride bıraktığımız yanılgısıyla. İnsanlar günlük yaşamak üzere dizayn edilmiş yaratıklardı. Dünle bugün arasına bariz bir çizgi çekiyorlardı. Fasılasız bir bilinç insanoğlunun belki de paramparça olmasına yol açabilirdi.