Köle oluruz sonunda Kendi yarattığımız yaratıklara.
Sayfa 352·Kitabı okudu
Alıntı
Sahip olduklarımı görürüm benden uzak, Ve gerçeğe dönüşür yitirdim sandıklarım.
Sayfa 14·Kitabı okuyor
Reklam
Meyilli midir kalbim hala kurduğum o hayale?
Sayfa 13·Kitabı okuyor
80'lerindeki Goethe, Reinhard'a şöyle yazmıştı: "Bir son bekleme. Dünya tarihinin ve insanlığın en son çözülen sorunu, çözülecek yeni bir sorun ortaya çıkartıyor."
Sayfa 11·Kitabı okuyor
"Demek ki fetişizm dediğimiz şey, cinsel amaç gerçekleşmediği ya da tatmin edilmediği zaman, yani umut etme çağında, normal aşklarda bile kendini göstermektedir. 'Koynundan bir mendil getir bana, getir sevdiğimin çorapbağını.' (Faust)"
Alıntı
Masumlar nerede kaybolur? Kötülükle karşılaştığında mı kendisinin de kötü olabileceğini fark ettiğinde mi? Her iyinin içinde bir kötü, her kötünün içinde de bir iyi olduğuna inanmak geçerli bir avuntu olsa da, herkesin damağında yasak meyvenin tadı dursa da iyi ile kötüyü birbirine karıştırmak yanılgıdır sadece. O yanıltıcı, avutucu ayniyete inanmak masum kılmaz bizi. O zaman, geriye sadece bir soru kalır: Masumlar da kaybolur. Niye? "Yaşam Ağacı" Amerikalı yönetmen Terrence Malick'in kırk yıla sığdırdığı sadece beş uzun metrajlı filmin sonuncusu. Film görkemli bir görsel senfoninin eşliğinde kader, iyilik, kötülük, erdem ve doğa, bu dünya ve öteki dünya gibi evrensel problemlere "yitik cennet" düzleminde geçit resmi ettirirken iyilik ve kötülük sorunsalı bana bu metnin yazmaya uygun ilk düzlemi gibi geliyor. Çünkü anne, baba ve üç oğulun hikâyesi, ana akım-popüler sinemanın alışkınlarına burun kıvıran gevşek bir doku üzerinde sürüp giderken hep o can alıcı soru sorulmaktadır: Masumlar da belâya uğrar, iyilerin de başına felâket gelir, erdemliler de kâbusta boğulur; niye? ............................. Terrence Malick'in cevabı Faust'ta Goethe'nin, Sefiller'de Hugo'nun ancak bir ömür boyu düşündükten sonra verdikleri türden bir cevaptır. Böyle bir filmin neden kırk yılda geldiğini gösterecek türden bir cevap. Gişesi düşük, hakkındaki genel geçer kanı sıkıcı olsa da.
sf. 217-219, Timaş Yayınları, 4. Baskı, Aralık 2022·Kitabı okudu
Reklam
Reklam