...modernitenin vazgeçilmez ve zamanüstü bir yenilik ideolojisi olmadığını, benzer asırların tarihte çokça yaşandığını, bugün modern denilen şeylerin de öncekilerden baskın hiçbir özelliği olmadığını anlatmıştır. Bu büyük bir sadeleşme çünkü biz hep modern zamanlarda olmaktan dolayı karamsarlık duyuyoruz. Bu karamsarlık da pek çok şeyden kaytarmamıza neden oluyor; umutsuzluk veriyor. Zaman o kadar kötü ki biz mazuruz falan gibi... "Hz. Adem'den beri bütün yaşantının özü aynıdır, sadece zuhur değişir. Habil ve Kabil'in cinayetiyle başlıyor zaten tarih..."
(Göçebeler) her zaman varlıklıların, belli bir yere kök salmış yaşayanların karşısında onların baş düşmanı olarak yer alır, çünkü bu kişiler göçebeden nefret eder, onu horlar, ondan korkarlar, çünkü göçebe bazı tatsız şeyleri anımsatır kendilerine, tüm varoluşun gelip geçiciliğini, tüm yaşamın sürekli dağılıp döküldüğünü, çevremizde evreni baştan başa dolduran buzsu ölümlerin amansızlığını anımsatır.
Sevgili Dost,
Derinden bir nefes al bu rüzgârdan ve Godot'yu beklemekten vazgeç. Saint-Exupéry ölmeden biraz önce: " Çağımdan tiksiniyorum." Kim bilir kimlerdi "sahipleri". Ölümün kapısında durup şöyle diyor: "Bulunduğunuz yer iğrenç. Ben gidiyorum." Git bakalım Exupéry, git!
Hakkımda saçma sapan söylentiler çıkarmalarına ya da beni tanrılaştırmalarına sakın izin verme, olur mu Fletch. Ben, belki de sadece uçmayı çok seven bir martıyım...
Zavallı Fletch, gözünle gördüklerine sakın inanma. Görünenlerin hepsi sınırlıdır. anlayarak bakmaya, bildiklerinin ötesine geçmeye çalış. O zaman uçmanın anlamını da daha iyi öğreneceksin.