Fayda Bitince İnsan Biter
Puan vermedi·74 syf.··
2026 19. kitabı
Bir sabah gözlerini açıyorsun ve artık eskisi gibi değilsin. Asıl korkunç olan şey ise değişmiş olman değil; odanın, evin, ailenin ve dünyanın buna neredeyse hazır bekliyormuş gibi davranması.
Alıntı
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022267,3bin okunma
8/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
Herkese merhaba, bugün Murat Uyurkulak’ın “Dipte” adlı kitabı ile geldim. Romanımız bir grup adamın bir araya gelerek sıra dışı bir filmin yapım sürecini konuşmalarını konu alıyor. Bu sinema filmi, 1908, 1960 ve 1980’lerden günümüze uzanan bir ülkenin panoramasını sunuyor. Bu panoramanın içinde yönünü kaybetmiş yayıncılar, sinemacılar ve yazarlar yer almakta. Karakterler etrafımızda gördüğümüz, okurken çok tanıdık gelen insanlar… Aynı zamanda hayatta kalmaya çalışan insanların ruh hallerini yansıtıyor. Ülkemizin ne doğuya ne de batıya ait olamayacak bir kimlik karmaşası yaşadığını anlatıyor aslında. Bir toplumun ne kadar dibe çekilebileceğini gözler önüne seriyor. Sistematik bir kurguyla toplumsal çürümeyi okura fazlasıyla hissettiren ve bu gerçeklikle yüzleştiren bir kitaptı. Ayrıca yazarın mizahı ile karışık sivri bir dili vardı. Farklı ve keyifli bir kitaptı benim için. Okuyacaklara şimdiden keyifli okumalar dilerim.
DipteMurat Uyurkulak · İnkılâp Kitabevi · 202628 okunma
10/10
·416 syf.··
2026 61. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 17:58
Bu okunmalı… Öyle bir ilişki ağı çizmiş ki yazar özellikle kitabın yarısından sonra, abartıdan uzak, tamamen hayattan, ancak romanlarda olur tarzında değil de evet ya olur bunlar diye düşündüren, karakterlerin diyaloglarının şaşırtıcı derecede tanıdık olduğu mükemmel bir kitap okudum. Ve Lawrence çok açık sözlü bir yazar. Aşırı. Ama M. Sade gibi sert pornografik ifadeleri yok, okurken kendinden soğutmuyor. İfadelerine bayıldım. Yazar sıcacık ve fazlasıyla gerçekçi. Aşk romanı gibi dursa da sanayi devrimi, endüstriyel yaşamın insan etkisi, paranın Pan ilan edilmesini , maden işçiliği vb konulara değinip, sınıf farklılıklarını eleştiriyor ancak bunu yapış tarzı güzel. Alıntılar o kadar fazla ki. Ancak his ve sözcükler olarak mahrem sayılan satırları olabilir çünkü sıradan bir kitap değil. Alıntısını paylaşmayacağım bile o yüzden…İnsan ilişkilerine, toplum normlarına, makineleşen insana, cinselliğe çoklu bakışlar getiren herkesin kendinden bir şey bulmamasının imkansız olduğu bir kitap okudum.. Son sayfası için bile okunur ya. Bu senenin enlerine girer.
Leydi Chatterley'in AşığıD. H. Lawrence · Zeplin Kitap · 20202,050 okunma
Puan vermedi·70 syf.··
2026 14. kitabı
Rahel, yaşadığı çağda Yahudi kimliği ve kadın oluşu nedeniyle sürekli dışarıda bırakılan biri. Ama Zweig onu bir “mağdur” olarak sunmuyor; aksine, düşünen, sorgulayan, sevilmek isteyen, ait olmaya çalışan bir insan olarak anlatıyor. Okurken Rahel’i yargılamak mümkün olmuyor. Çünkü onun kırgınlıkları, hayata karşı duyduğu öfke ve zaman zaman Tanrı’ya yönelttiği sitem, insana fazlasıyla tanıdık geliyor.
Rahel Tanrı’yla HesaplaşıyorStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202124,7bin okunma
O kadar kötü hissediyorum ki… Sanki ne taşıdığım bedene sığabiliyorum ne de beni taşıyan bu dünyaya Kafamın içindeki sesle iletişim kurmakta zorlandığım kadar ona yakınım; ondan kaçmak istediğim kadar onunla yaşamaya mecburum Kendimin dostu olduğum kadar düşmanıyım da Hayata umutla baktığım kadar umutsuzluğun esiriyim Bir yanım kendime fazlasıyla tanıdık gelirken, diğer yanım bir yabancı gibi duruyor karşımda Kendimi bulduğumu düşündüğüm her anda, aslında bulduğumdan daha fazlasını kaybettiğimi fark ediyorum Belki de en ağır yük, insanın kendini ararken kendinden uzaklaşmasıdır Ve ben, uzun zamandır kendi içimde kaybolmuş bir yolcu gibi, nereye ait olduğumu bilmeden yürümeye devam ediyorum Attığım her adım beni benliğimden biraz daha uzaklaştırıyor Aynada gördüğüm kişi kadar gözlerimin ardındaki yorgunluğu, kırgınlığı ve sessizliği tanımakta zorlanıyorum Ne geçmişe dönebilecek kadar güçlüyüm ne de geleceğe bakabilecek kadar umutlu İçimde eksik kalan bir şeyler var sanki; adını koyamadığım, tarif edemediğim bir boşluk Ne kadar doldurmaya çalışsam da her geçen gün biraz daha büyüyen boşluk …
Alıntı
Puan vermedi·304 syf.··
2026 74. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 17:05
Kitabın
Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde
Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde
temel derdi ve vermek istediği mesajlar; hayvan hakları, adalet ve insanın acımasızlığı gibi benim de üzerinde düşündüğüm konular olduğu için bana oldukça tanıdık geldi. Buna rağmen Janina karakteri fazlasıyla öfkeli ve hırçın geldi. Sürekli birilerine kızan, yargılayan ve haklılığını kanıtlamaya çalışan bir anlatıcı hissi uyandırdı. Bir noktadan sonra hikayeyi değil, onun bitmek bilmeyen öfkesini okuyormuşum gibi hissettim. Bu nedenle karakterle bağ kurmakta zorlandım ve kitap beni yer yer yordu. Anlatmak istedikleri değerli olsa da bu yoğun öfke, hikayeye yaklaşmamı ve karakterle empati kurmamı zorlaştırdı. Ayrıca karakterin astrolog olmasından dolayı bir ton anlamadığım astrolojik terimler vardı , o kısımlarda da çok sıkıldım. Özetle; pek keyif alarak okumasam da , değerli mesajlar taşıyan kolaylıkla olunabilecek nitelikte bir roman. Okumak isteyenlere keyifli okumalar!
Olga Tokarczuk
Olga Tokarczuk
Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde
Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde
Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri ÜzerindeOlga Tokarczuk · Timaş Yayınları · 20203,047 okunma