Merhaba Sevgili Kitap Kurtları,
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu kitabını incelemeye başlamadan önce müellifi olan Peyami Safa hakkında biraz araştırma yaptım. Bu araştırma kafamda eksik kalan bazı
Ona göre hastalık, hiç beklemedikleri bir sırada insanlara yapışırdı. Arabada giderken arkanıza oturabilir; ormanda böğürtlen toplarken sırtınıza çıkar, kayıkla ırmağı geçerken sudan fırlayıverirdi. Görünmeyen, bu çok kurnaz hastalık havadan, sudan, insanlardan ya da hayvanlardan gövdenize süzülüverirdi. Ya da -Marta ürkütücü bir bakışla beni süzdü- bir gaga burnun üstündeki iki kar gözden size geçiverirdi. Çingene ya da büyücü gözü diye anılan bu gözler, sakatlık, veba ve ölüm taşıyıcısıydı. Bu yüzden kendisinin de çiftlik hayvanlarının da yüzlerine bakmamı yasaklamıştı.
2.Dünya Savaşı döneminde yahudi bir aile nazilerden kaçmak için çocuğunu başka bir aileye verir bu çocuğun ayrıcalıklardan dolayı yaşadıkları anlatılıyor. Yeni başladım ama dili güzel çocuğun dilinden anlatılıyor.