Şurada, orada, daha yakında Fellini'den bir iki yüz -hayır, yanılmıyorum­- Bergman'dan bir kız çocuğu -kolunda çilek sepeti­- Bir satranç tahtası ortada Ve Passolini'den Yere düşmüş bir elma Bir elma alıp yiyorum masadaki tabaktan Bir sigara yakıyorum
Sayfa 11·Kitabı okudu
Ana Fellini
Yirmi yaşındayken öldü. Doktor onu ağzındaki bir kanser öldürdüğünü söyledi. Dedesiyle ninesi onu gerçeğin öldürdüğünü söylediler. Mahallenin büyücüsü çığlık atmadığı için öldüğünü söyledi
Reklam
Gerçeği herkesin kendisinin bulması gerektiğine inanırım. Fellini
Sayfa 131·Kitabı okudu
"Kravatın çok güzelmiş?" "Sadece bir kravat işte." "Aynısından bende de var, Roma'dan almıştım." "Ben de Fellini'nin 8,5 filminde Marcello Mastroianni'nin boynunda görmüştüm..." "Ciddi misin?" "Evet, ama film siyah-beyazdı." (Bahsi geçen sarı puanlı, siyah bir kravat aslında burada)
İletişim Yayınları·Kitabı okudu
İLBER HOCA'NIN TAVSİYE ETTİĞİ 26 YABANCI FİLM
1. Potemkin Zırhlısı - Sergey Eisenstein (1925) 2. Aleksandr Nevsky - Sergey Eisenstein (1938) 3. Bir Kuşak - Andrzej Wajda (1955) 4. Wesele - Andrzej Wajda (1957) 5. Küller ve Elmaslar - Andrzej Wajda (1958) 6. Vaatler Ülkesi - Andrzej Wajda (1975) 7. Waterloo - Sergey Bondarçuk (1970) 8. Dünyayı Sarsan On Gün - Sergey Bondarçuk (1983) 9. Constans - Krzysztof Zanussi (1980) 10. Macarlar - Zoltan Fabri (1978) 11. Mephisto - Istvan Szabo (1981) 12. Albay Redl - Istvan Szabo (1985) 13. Taraf Tutmak - Istvan Szabo (2001) 14. Teorema - Pier Paolo Pasolini (1968) 15. Dekameron'un Aşk Öyküleri - Pier Paolo Pasolini (1971)
Sayfa 190
Ana Fellini küçükken, anne babasının bir trafik kazasında öldüğünü zannediyordu. Dedesi ve ninesi ona böyle söylemişlerdi. Dediklerine göre, anne babası onu almaya gelirken uçağın düşmesi sonucu ölmüşlerdi. On bir yaşındayken, birisi onların Arjantin'deki askeri diktatörlüğe karşı savaşırken öldüklerini söyledi. Hiçbir şey sormadı, hiçbir şey söylemedi. Eskiden çok konuşkan bir kız olmasına rağmen, o günden itibaren ya çok az konuştu ya da sustu. On yedi yaşındayken öpmekte zorlanıyordu, çünkü dilinin altında bir yara vardı. On sekiz yaşındayken yemekte zorlanıyordu, çünkü yara her geçen gün daha da derinleşiyordu. On dokuz yaşındayken onu ameliyat ettiler. Yirmi yaşındayken öldü. Doktor onu ağzındaki bir kanserin öldürdüğünü söyledi. Dedesiyle ninesi onu gerçeğin öldürdüğünü söylediler. Mahallenin büyücüsüyse çığlık atmadığı için öldüğünü söyledi.
Sayfa 163·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Reklam