Puan vermedi·208 syf.··
2026 23. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2026 10:28
Ayşe Erbulak’ın Aile Cinayetleri, yazarın okuduğum ikinci kitabı. Ne yazık ki roman bittiğinde yine aynı hayal kırıklığını yaşadım. Kurgu, polisiye olmaya çalışıyor ama tam anlamıyla oturmuyor. Polisiye iddiası kısa sürede geri plana düşüyor ve metin, aile üzerinden yürütülen bir toplum sorgusuna dönüşüyor. Bu sorgu ise çoğu yerde didaktik bir söyleme yaslanıyor. “Kadın kırmızı kurdele bağlayınca baba evine dönemez” cümlesi, neredeyse kurgunun temeli hâline getirilmiş. Çocukları için her türlü şiddeti kabullenen kadın profiline bir de cinayet eklenerek roman inşa edilmiş. Konu elbette tanıdık; zaten mesele konunun kendisi değil, nasıl işlendiğidir. Özgünlük tam da burada ortaya çıkar. Ancak kitap bu noktada tıkanıyor. Aynı fikir etrafında dönen cümleler sürekli tekrar ediliyor: İyi okulda okumuş olmak, dereceyle üniversiteye girmek, kıyafetlerini elle düzeltmek, ütü yapmamak… Bunlar bir romanda kaç kez vurgulanabilir? Olaylar sürekli açıklanarak anlatıldıkça insan ister istemez “Bu kaçıncı tekrar?” diye soruyor. Gösterme yerine anlatmanın bu kadar baskın olduğu bir metinde tempo da gerilim de kayboluyor. Acemi bir polisiye anlatımı gerçekten hiç çekilmiyor. Üstelik bu kurgu neden klasik bir polisiye dilinde yazılmadı, anlamak zor. İki polisiye terim, birkaç yabancı film sahnesine gönderme yaparak tür inşa edilemez. Polisiye, atmosfer, teknik ve disiplin ister. Ve yine söyleyeceğim, her zaman söylediğim gibi: Editörler ne iş yapar?
Aile CinayetleriAyşe Erbulak · Eksik Parça Yayınları · 2024190 okunma
8/10
·240 syf.··
2008 27. kitabı
·
168 günde okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2008 00:00
İtalyan sinemasının efsanevi yönetmeni Fellini ile yapılan bu kapsamlı nehir söyleşi, sanatçının otobiyografik anılarını ve sinema felsefesini içerir. Fellini'nin filmlerindeki grotesk imgelerin, Katolik kilisesinin baskıcılığına ve İtalyan faşizminin/burjuvazisinin yozlaşmışlığına yönelik estetik birer başkaldırı olduğu anlaşılır. Yeni Gerçekçilikten koparak kendi fantastik dünyasını kuran yönetmenin, dönemin siyasi atmosferinden nasıl etkilendiğini gösterir. Bir sanatçının ideolojik konumlanışını ve yaratım süreçlerini anlamak için zengin bir kaynaktır.
1000Kitap
Federico FelliniKolektif · Agora Kitaplığı Yayınları · 201718 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Zulüm, sessizlik ve vicdan..
10/10
·639 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2026 23:48
İnce Memed 4, bir eşkıya anlatısından çok, adaletin bu dünyada mümkün olup olmadığı sorusunu merkeze alan derin bir sorgudur. Roman, bireysel başkaldırının sınırlarını gösterirken zulmün yalnızca zalimlerden değil, sessiz kalanlardan da beslendiğini ortaya koyar. Bu yönüyle Memed, bir kahraman olmaktan çıkar; toplumun vicdanına dönüşür. Eserde özgürlük, romantik bir ideal değil, ağır bir sorumluluk olarak ele alınır. Yaşar Kemal, iyilik ile kötülüğü kesin çizgilerle ayırmaz; adalet arayışının insanı nasıl yalnızlaştırdığını ve iç çatışmaya sürüklediğini gösterir. Roman, “Haklı olmak yeterli midir?” sorusunu okurun zihnine bırakır. Sessizliğin suça ortaklığı düşüncesi romanın felsefi temelini oluşturur. Ağa düzeni, yalnızca zorbalıkla değil, korku ve kabullenişle sürer. Bu nedenle İnce Memed 4, tek tek zalimleri değil, zulmü mümkün kılan zihniyeti sorgular. Yaşar Kemal’in ağırbaşlı ve bilge dili, doğayı vicdanla konuşan bir unsur hâline getirir. Roman, okuru bir sonuca değil, kendi sorumluluğuyla yüzleşmeye çağıran güçlü bir kapanışla tamamlanır.
Alıntı
İnce Memed 4Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202121,5bin okunma
Puan vermedi·300 syf.·
2025 791. kitabı
Burada karşımıza çıkan şey, sanatçının yardımına ihtiyaç duymayan, kendisi yeterince dolu, olgun ve mükemmel bir sanat eseri olan hayatın kendisidir." Stefan Zweig Akıcı bir dil, açık net bir yaşamın geriye kalan izlerini sürdüğümüz bu kitabida ilgiyle okudum "Çağdaşlarından hiçbir yazar Casanova'nın yaşadığı kadar varyasyon ve durum yaratamamıştır ve yüzyıl içinde böylesine cüretkâr, inişli çıkışlı bir başka yaşamöyküsü yoktur. Giacomo Casanova'nın (1725-1798) kim olduğunu bildiğimizi sanıyoruz. Yanılıyoruz. Tüm zamanların en ateşli çapkını, skandalların adamı, aşk makinesi, kumarbaz, dolandırıcı, asker eskisi, kaçak, beş parasız soylu, casus, serüvenci… Casanova'nın aynı zamanda eylem hâlinde bir yaşam filozofu, Homeros'un İlyada'sının çevirmeni, Balzac, Stendhal, Zola, Apollinaire, Fellini, Sebald ve daha nicelerini derinden etkilemiş çok büyük bir yazar, geleceğe ait bir adam olduğunu bilmiyoruz. Casanova'nın 60 yaşını geçtikten sonra yazmaya başladığı anılarını bir araya getiren Hayatımın Hikâyesi, Seingalt Şövalyesi'nin olağanüstü yaşamını ve yapıtını gözler önüne seriyor. Hayatımın Hikayesi Casanova fazlasıyla eğlendi, insani etkinliklerin gizli saklı yanlarını gördü, birilerine çabucak kanmanın temelindeki sinir sistemini inceledi. Onu okumak Cervantes'in Don Quijote'sini okumak kadar eğlendirici. Kısacası Hayatımın Hikâyesi bir O hâlde buyurun Hayatımın Hikayesi
Biyoğrafi Anı mektup günlük edebiyat
Hayatımın HikayesiGiacomo Casanova · Everest Yayınları · 201687 okunma
Yaşama Uğraşı İncelemesi
7/10
·479 syf.··
2025 27. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 08 Ağustos 2025 14:40
Cesare Pavese neden intihar etti? a) Amaçladığı hedeflere ulaşamayacağı için b) Sevdiği kadından ayrıldığı için c) İtalya’nın durumunda memnun olmadığı ve düzeleceğine dair herhangi bir umudu olmadığı için d) Kendi ölüm şeklini kendisi seçmek istediği için e) Yalnızlıktan sıkıldığı için f) Koyduğu hedeflerine tamamen ulaşmasından dolayı düştüğü boşluk yüzünden Bu saydıklarımın hepsinin de bir parça etkisi olabilir. Zira insanı kendi canını almayan iten güdünün tek bir motivasyonu olduğunu ya da olabileceğini düşünmüyorum. Özellikle Cesare Pavese ’nin yaşadığı dönemki İtalya’yı değerlendirmemiz lazım ilk olarak. Bildiğiniz gibi faşistler Mussolini önderliğinde 1922 yılında iktidarı aldı. Cesare Pavese henüz 14 yaşındayken… Cesare Pavese faşist rejimin iktidar olduğu bir dönemde büyüdü diyebiliriz. Sadece faşist rejim değildi sıkıntı. İtalya kalabalık bir nüfus ile dar bir coğrafyaya sıkışmış durumdaydı. Nüfus artış hızı Avrupa’nın en yüksek ilkesiydi ancak toprakları o denli geniş değildi. Bu sebeple yeni dünya Amerika’ya büyük bir göç başladı. İrlandalılarla birlikte o dönemde Amerika’ya (sadece Amerika değil Arjantin’e de büyük bir göç söz konusu) en çok göç eden millet İtalyanlardı. Çok geçmeden 2. Dünya Savaşı’nın patlaması ve İtalya’nın bu savaşa dahil olması halkın sıkıntılarının katmerlenmesine yol açtı. Pavese’nin günlükleri bu sıkıntılı dönemde kaleme alınmış yani 1935-1950 arası. Cesare Pavese günlüğüne başlamadan önceki sene anti faşist olması sebebiyle hapis yatmıştır. Ancak günlüklerinde birçok şeye değinse de siyaset bu konulardan biri değildir. Nerdeyse tek bir kelam etmemiştir ne siyasetle ne de faşist iktidarla ilgili. Korktuğu için mi yoksa bıktığı için mi hiç bu konulara girmedi bilemiyorum. Ama bu denli çalkantılı bir dönemde siyasete karışmamak bana çok ilginç geldi. Bu arada
Anı-Mektup-Günlük
Yaşama UğraşıCesare Pavese · Can Yayınları · 20212,592 okunma
Yüzüncü İnceleme
7/10
·140 syf.··
Beğendi
·
2025 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Ağustos 2025 15:16
İkinci Dünya Savaşı'nın başlarında, dünya savaşından oldukça uzakta, Arjantin'de Polonyalı bir yazar olan Gombrowicz'in tanıklığında sıradışı karakterlerle dolu cümbüşvari bir roman Atlantik Ötesi. Yer yer kendimi bir Fellini filmi izliyormuş gibi hissettim. Ayrıntı yayınlarından çıkan 140 sayfalık bu baskıda küçük puntolar ve yazarın asıl olaylara dolambaçlı girişi dolayısıyla roman okuruna 200 sayfaymış gibi gelebiliyor. Romanın ilk çeyreği bittiğinde beklentim ve tatminim oldukça düşüktü ancak kitap bittiğinde memnun kaldım. Ne kadar memnun kaldım dersek başkalarına önerecek kadar memnun kalmadım ama okuduğuma da pişman etmedi diyebilirim. Kitap okuma yolculuğunun başında, henüz yüz kitaptan az okuma yapmış okurlar için sıkıcı ve keyifsiz gelecektir ama belli sayıda okuma yapmış okurlar için farklı bir lezzet vadediyor.
Edebiyat
Atlantik ÖtesiWitold Gombrowicz · Ayrıntı Yayınları · 199564 okunma