10/10
Kimi zaman Arı ya da Ari Us'un Eleştirisi olarak da bilinen ve Kant'ın en bilinen eseridir Saf Aklın Eleştirisi. Aslında bir üçlemenin parçasıdır. Üçlemenin diğer iki parçası Pratik Aklın Eleştirisi Yargı Yetisinin Eleştirisi Okunması oldukça zor felsefe metinlerinden biridir. Kant'ın kişiliği ve yazım tarzı yüzünden büyük ihtimalle ama aslında anlatmak istediği şey basittir. Döneminde oluşmuş bilginin kaynağı ampirik midir ( yani deneysel, tecrübeye dayalı) yoksa bizde hali hazırda bilgi var mıdır? Yani aklımızda tecrübe etmeden veya algı olmadan doğuştan ve bir nevi Kant'a göre metafiziksel bilgi. Kant buna a priori der. Diğerine yani sonradan edinilene ise a posteriori der. Bu terimler sonradan çokca kullanılır felsefede de. Başka bazı terimler de türetmiştir Kant. Mesela numen gibi. Çağında ki bazı emprikler Locke, Hume, rasyonelistler ise Descartes, Leibniz.
Saf Aklın EleştirisiImmanuel Kant · Gece Kitaplığı · 2022319 okunma
Stoacılık
7/10
·125 syf.··
Beğendi
·
2023 15. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2023 00:00
Stoacılıkta öz: "Çamurdan çekinmek haklıdır çünkü orada kendini seyretmenin yolu yoktur," sözü ile "İki kulağımız ve yalnızca bir ağzımız var, çünkü konuşmaktan çok dinlememiz gerekir," diyen bir felsefede us mühimdir. Akıl hem Tanrı'dır hem de doğa ve yaşam akıl demektir. **** Bir stoa bilgesi, entelektüel bir duruluğa sahiptir; ataraksiasını kabul eder ve korur; özgürdür ve özgürlüğü kendisine bağlıdır, dışarıdan etkilenmez. Tutkudan arınmıştır çünkü tutkunun koşulu, hatadır ve bağımlı kılmaktır. **** Bu kitapta Stoa tarihçesi ve Stoa felsefesine dair genel bir değerlendirme vardır. Birkaç filozofun bakış açısından kıyaslaması da az da olsa yer edinmiştir. Stoa mantığının evrensel bir duygudaşlık kuramını içerdiğini ve Stoa bilgeliği, çözünmez bir bütün oluşturduğu için onu inceleyen kişiye birçok giriş kapısı sunabilir. **** İnce bir kitap olmasına karşın içeriği oldukça yoğundur. Stoa bilgeliği üzerinden iyileştirme çalışmaları yapmak isteyen için Stoacılığa dair daha çok örneklemeler içeren bir kaynaktan başlamanızı öneririm. **** #stoa #bilgelik #felsefe #varoluş #sağaltım #tarihçe #psikoloji #mantık #ataraksia #doğa #akıl #us #bookstagram #booklover #stoafelsefesi #jeanbrun #iletişimyayınları
Felsefe-Düşünce
Stoa FelsefesiJean Brun · İletişim Yayıncılık · 2014234 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2023 8. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2023 13:45
Russell'in Felsefe Sorunları kitabı felsefeye başlangıç kitapları arasında önerilen bir kitap ama ben buna kesinlikle katılmıyorum. Russell diğer filozoflara nazaran çok sade ve yalın bir dille yazan bir filozofumuz ama felsefi terimler kullanılmadan da felsefe anlatılmadığı bir gerçek. Bu terimler bilinmeden de kitabın anlaşılacağını düşünmüyorum. "Us, tin, töz, a priori, öz, özdek" gibi kavramları bilmeden bu kitabı anlamanız mümkün değil. Gelgelelim felsefe sadece "düşünmek" anlamına gelmez. Bir felsefi görüş ortaya atabilmek, o görüşü sunabilmek için belli kurallar vardır; bu kurallar felsefede "mantık" alanı altında gerçekleşir. Russell da buradaki "mantık"ı inceleyip sunmuş bize. Bunun bilinciyle kitabı okumanızda oldukça fayda var. Mantık açısından bakıldığında ise dersini görmeme rağmen beynimi bayağı yakan bir kitaptı ama yavaş yavaş okuyup bir yandan da söylediklerinin matematiğini yapınca oldukça faydalı bir kitap olduğunu söylemem gerek.
Felsefe SorunlarıBertrand Russell · Say Yayıncılık · 2017336 okunma
Felsefenin Temel Kavramlarına Giriş
Puan vermedi·114 syf.··
Beğendi
·
2022 41. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2022 09:47
Felsefe kavramlarla yapılan sistematik bir düşünce etkinliğidir. Şayet bir olgunun veya nesnenin zihnimizde kavramsal bir karşılığı yoksa, o şey hakkında düşünemeyiz. Felsefe kavramlarla yapılan bir düşünce etkinliği ancak her kavram üzerinde bir uzlaşı yok, hatta çoğu kez farklı tahayyüllerle karşılaşıyoruz. Sözgelimi birine göre özgürlük iyiyken başka birine göre kötü; birine göre adalet ve eşitlik iyiyken başka birine göre kötü. Bertrand Russell felsefenin kavramlar üzerine yoğunlaşan bu işlevine eleştiri getirir ve der ki: Kavramların anlamını tartışırken asıl mühim olanları gözden kaçırıyorsunuz, kavramların ne anlama geldiğini tartışmayı bırakın ve ciddi meselelere yönelin. Bu görüşe göre örneğin adil olmak ve adalet ne demek tartışmak beyhudedir, asıl yapılması gereken hangi düzenlemelerle toplumun adaletli yönetilebileceğidir. Russell bu eleştirisinde kısmen haklı ama kısmen de haksız. Evet salt kavramsal tartışmaların olguya etkisi az olabiliyor ancak kavramsal tartışmalar da gerekli, çünkü Russell’ın sandığı gibi insanlar bu kavramların ne demek olduğunu bilmiyor, yani toplum hakkında fazla da iyimser olmamak gerek. Kavramlar bu denli mühimken Bochenski felsefenin bazı temel kavramlarını felsefe dışından olan “sıradan halk” düzeyinde anlatmış ve kavramlara dair temel tartışmalara değinmiş. Elbette her bir kavramı ve kavramlar üzerine her bir tartışmayı ele alması mümkün değil ancak temel düzeyde gayet açıklayışı ve anlaması kolay bir kitap. Yazarın 1958 yılının mayıs, haziran ve temmuz aylarında radyoda yaptığı yarımşar saatlik on konuşmanın metne aktarılmış hali olduğu için kompozisyon olarak da zorlayıcı bir metin değil, bir çırpıda okunabilir. Şimdi biraz da kitapta ele alınan temel kavramlardan bahsedeceğim. 1. YASA Bildiğimiz iki tür yasa var:
Felsefe-Düşünce
Felsefece Düşünmenin YollarıJ. M. Bochenski · BilgeSu Yayıncılık · 20096 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2022 14. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2022 21:28
Kitap, ana karakter Moscarda’nın bir gün aynada kendisine bakarken, karısının ona burnunun ne yana doğru çarpık olduğuna mı baktığını söylemesi üzerine yaşadığı şok etkisiyle başlıyor. 28 yaşına kadar fark etmediği burnunun çarpıklığı kendi varoluşuyla ilgili ciddi sorgulamalara hatta çevresi tarafından delirmiş gözüyle bakılmasına kadar gidiyor. Başkalarının onu nasıl gördüğünü ve kaç farklı kendi olduğunu merak ediyor. Kitap; Başkalarının gerçekliğinde ben kimim ? Bana nasıl bir tanım yüklüyorlar ? Kendim olduğunu sandığım şeylerin ne kadarı kendimim ? Olduğumu sandığım şey başkalarına göre kim ? Herkesin gerçeği kendi gerçeğiyse kendi gerçeğim gerçekte ne ? Benzerinde sorgulamalarla ilerlerken okuyanın dünyasında da sorgulamaların kapısını aralıyor. Başkalarının kusurlarının kolayca ayrımına varmamıza karşın, kendi kusurlarımızın bilincine varmadığımız gerçeğini, burnunun çarpık olduğunu karısından duyması sonucu fark ediyor. “Benim içimde, benim için bir gerçekliğim var: kendime verdiğim gerçeklik; sizin içinizde de sizin için bir gerçekliğiniz var: kendinize verdiğiniz gerçeklik; bunlar hiçbir zaman birbirinin aynı olamazlar, ne sizin için, ne de benim için.” (s.48) Kitabı ben çok beğendim. Edebiyat, roman türünde geçmesine rağmen okurken ilk hissedilen felsefede varoluşçuluk türü oluyor. Bana kalırsa çoğu kitap ve yazar varoluşa ayna tutuyor. Kitaplar, şu dünyaya kişi öldükten sonra kalan en büyük varol(m)uş gerçeği.️ Merak edenlere tavsiye ediyorum. Sevgiyle.
Biri Hiçbiri BinlercesiLuigi Pirandello · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20215,7bin okunma
Puan vermedi·1254 syf.··
2016 16. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2016 00:00
Sadece bir kere okuyarak Risale-i Nur'dan Sözler kitabını eleştirmek ne haddime ? Aşağıdaki konferansı okursanız şayet, Üstad ve Risale-i Nurlar hakkında genel bir bilgi edinmiş olacaksınız. Kendinize bir şans verin. Bu kitap okuduğunuz kitaplar gibi değildir. Okuyarak zaman kaybetmiş olduğunuz tüm kitaplara lanet okutur, yaktırır. Konferans -Teşrin-i sâni 1950'de. -Ankara Üniversitesi'nde- Profesör ve meb'uslarımız ve Pakistanlı misafirlerimiz ve muhtelif fakülte talebelerinin huzurunda, Fakülte Mescidinde gece yarısına kadar devam eden bir mecliste verilen ve büyük bir alâka ve ehemmiyetle dinlenmiş olan bir konferanstır. (Orjinal Sayfa:796) بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ اَلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ وَ الصَّلاَةُ وَ السَّلاَمُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلَى اَلِهِ وَ صَحْبِهِ اَجْمَعِينَ Îman ve İslâmiyet âb-ı hayatına susamış kıymetli kardeşlerim! Evvelâ: İtiraf edeyim ki, bu konferansın verildiği kürsüde bulunmuş olmak îtibariyle sizlerden farkım yoktur. Sizin bir kardeşinizim. Hem bu konferans, benim çok muhtaç olduğum gâyet nâfî' bir dersimdir. Muhatâb, kendimdir. Dersimi müzakere nev'inden, siz mübarek kardeşlerime okuyacağım. Kusurlar bendendir. Kemâl ve güzellikler, istifade ettiğim Risale-i Nur eserlerine aittir. Bir mâni başımıza gelmezse, haftada bir defa olarak devam edeceğimiz dinî konferanslardan, bugün birincisi îmânâ dairdir. Çünki Bediüzzaman Said Nursî'nin Birinci Millet Meclisinde Beyân ettiği gibi, "Kâinatta en yüksek hakikat îmandır, îmandan sonra namazdır." Bunun için biz de konferansımızın Kur'an, Îman, Peygamberimiz Resûl-i Ekrem (Aleyhissalâtü Vesselâm) Efendimiz hakkında olmasını münasib gördük. İkincisi de inşâallah namaz ve ibâdete ait olacaktır. Bu mevzuları bize ders verecek bir eser aradık. Nihayet bu
Sağlık
SözlerBediüzzaman Said Nursî · Söz Basım Yayın · 20126,8bin okunma