"Allahu Teâlânın böyle her şeyi bildiğini güzelce düşünüp tasdik eden bir insan şüphe yokki daima uyanık bulunur, her işini, herhareketini edep dairesinde tanzim eder, fena sözler söylemez, fena şeyler düşünmez, hiç bir kimsenin hakkina sarkıntılık etmez, hiç bir kimsenin görüp bilemeyeceği bir yerde bile Allahın buyruklarına aykırıcı iş yapmaz. Çünkü kendisinin bütün yaptıklarını, yapacaklarını Allah Teâlânın bildiğine imanı vardır"
"İyilik demekle kapalı bir salon kastedilmiyordu. İyilik, dünyada ne kadar fena şey varsa hepsini unutmak, ne kadar güzel şey varsa hepsine inanmaktı."
İnsanlar! Geliniz, dinleyiniz, belleyiniz!
İbret alınız! Yaşayan ölür, ölen fena bulur!
Olacak neyse olur. Yağmur yağar, otlar biter; çocuklar doğar, annelerinin ve babalarının yerini alır.
Derken, hepsi ölüp gider!
Hadiselerin ardı arkası kesilmez; hep birbirini kovalar.
Kulak tutunuz, dikkat kesiliniz; gökte haber, yerde ibret alınacak şeyler var. Gelen kalmaz, giden gelmez.
Acaba vardıkları yerden hoşnut olup da mı kalıyorlar?
Yoksa orada kalıp da uykuya mı dalıyorlar?
Kuss b. Saide