Alper Gencer – Ah!
sen şimdi sabrımın taşını yuvarlarsın
**
kırışır seni beklemekle geçen zaman
belki hiç
gelmezsin!
**
yuvası zindan olan bir mahpus haykırışı:
bir renksiz kanatlı kelebek olmak!
neyin temrinisin ey hayat?
kösnüdüğüm yağmurlar hangi otlara karşı?
**
kıyam et! bağrımdan alıp da yürü
sesimin şeriki olmuş bu çocuk
bir çocuk bezmi elestten beri
yürürlüğe konulmuş temsili bir pak.
**
al işte bedenimden söküp de çıkar
bulamadım nerede saklıdır o dert?
**
güneş gözlerine bandı mı ışığı
vakit aydınlıktır renginle o sıra
ve afyonlu gülüşündür hayalimdeki...
**
tozu dumana katmanın becerisinde:
“yine hangi rüzgârın emrine amadesin?”
**
bu gelincik bu rüzgâra fazla dayanmaz
dertler giderek silahlanıyor
Kadının fendi, erkeği yendi…
Fent kelimesinin azim, kararlılık anlamına geldiği zannedilir oysa hile ve yalan demektir. Dilimize Farsçadan girmiştir. Kadının kurnazlığı erkeği yenmiştir.
Kadının fendi, erkeği yendi...
Fent kelimesinin azim, kararlılık anlamına geldiği zannedilir; oysa hile, yalan demektir. Kelime dilimize Farsçadan girmiştir. Kadının fendi deyimiyse kadının kurnazlığı demektir. Atalar sözüdür:
"Âdemoğlu hilebazdır, kimse bilmez fendini (hilesini)! Her kime rağbet edersen, sakın ondan kendini."