Puan vermedi·70 syf.··
2026 13. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2026 19:35
Feniçka, Max Werner’in gözünden anlatılan bir hikâye. Aslında biz başından sonuna kadar Fenya’yı değil, Max’in Fenya’yı nasıl gördüğünü okuyoruz. O yüzden metin biraz aşk hikâyesi gibi başlasa da zamanla bir iç çözümlemeye dönüşüyor. Fenya üniversite okuyan, düşünen, tartışan, kendi fikri olan bir genç kadın. O dönem için bu zaten başlı başına dikkat çekici bir şey. Max onun zekâsına, özgüvenine ve bağımsız tavrına hayran kalıyor. Onunla konuşmak, fikir alışverişi yapmak hoşuna gidiyor. Başta bu farklılık çok çekici geliyor. Ama iş duygusal bağa gelince dengeler değişiyor. Çünkü Fenya bir ilişki içinde kendini kaybetmiyor. Sevse bile kendi alanını koruyor. Sahiplenilmeyi, yönlendirilmeyi ya da bir erkeğin hayatına göre şekillenmeyi kabul etmiyor. Aşkı, iki insanın yan yana durabilmesi olarak görüyor; birinin diğerine bağımlı olması olarak değil. Max ise burada zorlanmaya başlıyor. Güçlü bir kadını seviyor ama o gücün kendisi üzerindeki etkisiyle baş etmekte zorlanıyor. İçten içe Fenya’yı biraz daha “alışılmış” bir kadın rolüne çekmek istiyor. Onu olduğu gibi kabul etmekle, onu kendi beklentilerine uydurmak arasında gidip geliyor. Bu da hikâyeyi romantik bir aşktan çok, bir güç ve ego meselesine dönüştürüyor. Kitapta feminizm açık açık slogan şeklinde verilmiyor ama Fenya’nın duruşunda hissediliyor. “Seni seviyorum ama kendimden vazgeçmem” tavrı var. Üniversite okuyan, düşünen, bağımsız bir kadına duyulan hem hayranlık hem de tedirginlik metnin alt katmanında sürekli hissediliyor. Eğitimli kadın çekici ama kontrol edilemez gibi bir bakış açısı var Max’in içinde. Max zaten nişanlı. Fenya’yla (Feniçka) arasında resmî bir ilişki yok. Aslında dışarıdan bakınca “yakın dostlar” gibiler. Uzun sohbetler ediyorlar, entelektüel bir bağları var, duygusal bir yakınlık da
FeniçkaLou Andreas-Salomé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20169,5bin okunma
Puan vermedi·70 syf.··
2025 878. kitabı
Fenitschka - A Woman's Silent Struggle Lou Andreas-Salomé's short novel Fenitschka tells the story of a young woman's search for internal freedom trying to exist within the strict social norms of the period. Fenya appears as a strong character with both his ideas and his feelings. With his love, friendship, passion for freedom and the emotional collapses he experienced, he literally It is "human". Fena's biggest struggle is not within itself, but with the society that tries to suppress it. The fact that he had to live even a noble feeling like love secretly is not his, but the tragedy of his age. Salomé presents a strong criticism of the suppression of female identity through this character. Fenitschka is not only an individual story, but also an explanation of the invisible presence of women in society. I recommend this short but narrative-intensive book to everyone!
Alıntı
FeniçkaLou Andreas-Salomé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20169,5bin okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Puan vermedi·70 syf.··
2025 10. kitabı
15 yaşında lisede tuvalette sigara içerken okuyup "Oha ayni ben mk" dedigim kitap. Feniçka: Aşk ve özgürlük arasında kalan Fenya'nın iç dünyasını Fenya'nın aptal mal erkek arkadasinin gözünden anlatan az ve öz bir hikaye. "Unloveable" kızların iliski kılavuzu. Toplumun değerleri ve kalıplaşmış cinsiyet rolleri üzerinden şekillendirilen aşk ile özgürlük arasında kalan kadınları Fenya karakteri üzerinden anlatan kitap. Fenya, her ne kadar sevilmek ve değer görmek istese de aşkın, özgürlüğünü engellediğine inanır. Kitap boyunca Fenya üzerinden, kadınların ataerkil düzende yaşadıkları duygusal ilişkilerin kendilerinde yarattığı korkuya, bastırdıkları, yok saydıkları arzularının zamanla daha da başa çıkılamaz hale gelmesinin hissettirdiği acıya şahit oluruz. Sonuç olarak Feniçka: Hem kendi kimliğini arayan hem de dönemin ataerkil yapısına direnen bir kadın olarak, benlik ve sevgi arasında ki dengeyi bulmaya çalışan kadınlara yardımcı olmak için vardır. Sevilmek kötü bir şey değil, sevilmekten korkmayın, kendiniz olmaktan da korkmayın. Hayat, böyle bok bok şeylerden korkmak için çok kısa. 15 yaşındaki bana sevgilerle.
FeniçkaLou Andreas-Salomé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20169,5bin okunma
10/10
·70 syf.··
2025 17. kitabı
Kitap gerçekten edebi yetkinliğe sahip biri tarafından yazıldığını belli ediyor. Kitabı bitirdikten sonra üzerine düşündükçe hayranlığım daha da arttı. Öncelikle karakterler kafa karışıklıklarıyla, tartışmalarıyla, yanlışlarıyla sadece öykünün ilerlemesini sağlayacak piyonlar olmaktan çok çok uzak bir noktadalardı. Sanki hepsinin kendi iradeleri vardı. İki karakter birçok konuyu zıt açılardan tartışırlarken bile asla herhangi bir taraflılık hissetmiyordunuz. Çünkü yazar adeta orada değildi. Ve bunu hissettirmek gerçekten çok zor olmalı. Kitapta kadın-erkek, aşk ve huzur kavramları, bilim gibi konularda diyalog ve fikir akışı dönüyordu ama kitabın bütününe bakmaya çalıştığımda yazarın sayfalara sığdırdığı şey aslında hayatın kendisiydi. Yani ana bir konu etrafında dönmekten ziyade hayatın kendisi gibi karmaşık ve çeşitli başlıkları bünyesinde taşıyordu. Bu temaya şiirsel mekan ve kişi tasvirleri eklendiğindeyse kitap tamamen sinematik bir hava kazandı. Diğer bir hayran olduğum konuysa 3. Kişi ağzından yazılmış bu kitapta Max Werner’in düşünce ve gözlemlerinin ağır basmasıydı. İlahi bakış açısı daha çok Max’e etki ediyordu sanki ve bu durum bize Feniçka’ya Max’ın gözünden bakma fırsatı sunuyordu. Kadın-erkek cinsiyet normları üzerinde durmuş olan bu kitap, erkeğin gözünden bir kadının ne kadar buğulu kalabileceğini kanıtlar nitelikteydi. Fenya anlamaya çalıştığımız karmaşık bir karakterdi çünkü Max Werner onu böyle görüyordu. Yazarın kadın olup da bir erkeğin bakış açısını bu kadar iyi yansıtabilmesi inanılmazdı. Bu bakış açısı yaklaşımı bana The Virgin Suicides filmini hatırlattı. Bu filmde de genç kızları erkeklerin anlatımıyla izlediğimiz için ilk başta çoğu şey buğulu ve anlamsız kalıyordu. Filmi de kesinlikle tavsiye ederim bu arada. Kitap ne kadar kısa bir
FeniçkaLou Andreas-Salomé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20169,5bin okunma
Puan vermedi·70 syf.·
2025 51. kitabı
Yazarın okuduğum ilk kitabı, yazım dili akıcı ve rahat okunuyor. Yazar karşımıza Fenya karakteriyle çıkıyor, Fenya iyi eğitim almış özgürlüğüne düşkün bir karakter. Kitap feminist olarak nitelendirilse de yazar kadın hak ve özgürlüklerinin, aşklarının yada erkeklerle kurduğu dostlukların feminizimle ilgisi olmadığını düşündürüyor, belki de feminizm nedir diye sormalıyız. Kitapta dikkat çeken husus karakterin evlenmemek için sevgisisinden ayrılması ki dönemi düşünürsek çok dikkat çekici bir karar ve kadın erkek dostluğu. Bu kadın erkek dostluğu üzerine o kadar çok tartışıldı ve ön yargılar ortaya konuldu ki insanlar artık dostluktan çekinmeye başladı. Ben hala böyle dostlukların olabileceğine inanıyorum. Lafın kısası ilginç bir hikaye meraklıları tarafından sevilebilir. Kitapla dolu bir hayat dilerim.
1000Kitap
FeniçkaLou Andreas-Salomé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20169,5bin okunma
Turgenyev~Babalar ve Oğullar
Puan vermedi·264 syf.·
2025 40. kitabı
Mis gibi kitap okuyun..! Spoiler içerir! Kitap Arkadiy Kirsanov ve yakın arkadaşı Yevgeniy Bazarov'un, Arkadiy'nin ailesinin yanına gelişleriyle başlıyor. Bu iki genç temsil ettikleri yeni düşünce biçimleriyle (özellikle de Bazarov'un nihilist görüşleriyle) bir önceki kuşağın temsilcileri olan Nikolay Petroviç ve Pavel Petroviç ile ciddi fikir ayrılıkları yaşar. Hikâye ilerledikçe bu çatışma sadece ideolojik değil aynı zamanda kişisel ve duygusal bir boyuta da ulaşır. Bazarov'un Anna Sergeyevna ile olan ilişkisinde akıl ve duygunun çelişkisi ortaya çıkarken, Arkadiy daha geleneksel bir hayat tarzını seçerek aşk ve aile arasında bir denge kurar. Kitabın komik yanı Bazarov'un en çok tartıştığı kişinin kaderini paylaşmış olmasıydı. Turgenyev genel olarak 19. yüzyıl Rusya'sındaki sosyal değişimlerin bireyler üzerindeki etkisini ele alırken aynı zamanda insan doğasına dair evrensel soruları gündeme getirmiş. Görünürde kuşak çatışmasını anlatıyor gibi ama daha çok bireyin kimliğini bulması üzerine bir kitap. İlk sayfalarda Bazarov'un dünyaya karşı sert ve kayıtsız duruşu bana fazlasıyla tanıdık geldi. Onun hiçbir otoriteyi tanımayan, toplumsal değerleri küçümseyen insan ilişkilerine karşı mesafeli hali benim düşünce biçimimi yansıtıyor. Bir süre boyunca Bazarov'u okurken onun yalnızca bir karakter değil, benim iç seslerimden biri olduğunu düşündüm. Özellikle dünyaya dair olan inançsızlığı, duygulara karşı duyduğu güvensizlik, kendini sürekli akılla savunması... Tüm bunlar bir süre için bana yakın geldi. Ama roman ilerledikçe Bazarov’un inkarlarının aslında bir tür korkuya dayandığını duyguları bastırmanın onu özgürleştirmekten çok yalnızlaştırdığını fark ettim. Üstelik Bazarov'un kadınlara ve sanata bakışı beni rahatsız etti. Kadınları çoğu zaman ciddiye almayan, hatta
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202555,8bin okunma