Geçmişte olduğu gibi günümüz insanları
Onlar ya doğruya karşı kördüler ya da onu tamamen inkâr ediyorlardı
Sayfa 46 - Guraba Yayınları·Kitabı okuyor
Din
İdam Fermanı
Padişah/halife başta olmak üzere, Sadrazam Damat Ferid Paşa, İstanbul Hükümeti, Mustafa Kemal'in idam fermanını hazırlayıp padişahın önüne koyan Şeyhülislam Dürrizade Abdullah'tan tutun da, İstanbul'un Mütareke basınına kadar herkes kurtuluşa, kuruluşa ve Anadolu İsyanı'nı başlatan Mustafa Kemal Paşa'ya düşmandı.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İSTİKBAL İSLAMINDIR!...
"İstikbål İslâmındır"; bana sipariş edilen eser... İstikbâl: Âtî, gelecek zaman. Karşılayış, gelen bir kimseyi karşılama... İstikfâl: Kefil olma, kefilliği kabul etme... Atî: Gelecek zaman. Vâki olan. Sonra. Aşağıda. Önde... Âtî-Atîye: İnatçı. İsyan eden, kafa tutan. Asî, sert başlı, serkeş... Atiy: Haddi tecavüz etme, taşma. Çok ihtiyar olma, pîr, Kibirlenme... Atiye: Azgın. Büküp büküp atan... Atiyen: Aşağıda. Gelecekte... Atiyye: Hediye. Bahşiş. Lütûf ve ihsan... Atiyyât: Hediyeler, ihsanlar. Büyük bir kimsenin bahşişleri. Ât: Arapça'da cem' (arttıran) edatıdır, kelimelerin sonuna gelerek çoğul yapar... Atâ: Önceden gelen. Aynı soyun büyüğü. Baba veya ecdaddan olan büyük... Atâ: Verdi, veren. Geldi, gelen... Atâ: Verme. Bağışlama. Bahşiş. Lütuf. İhsan... Hedâya: Hediyeler... Hedî: Mürşid. Boyun. Ferdâ: Yarın. Bugünden sonraki gün. Bir olarak. Tek olarak... Ferd: Tek, bir, yekta. Eşi, benzeri olmayan... Ferîd: Benzeri pek nadir bulu-nan. Benzeri bulunmayan, yektâ. Doğrudan doğruya Kur'ân'dan ders alıp veren kuvve-i kudsiye sahibi olan Evliyâullah. Yalnız ve münferid. Zamanında eşine rastlanmayan. Akrân ve emsâli yok. Dizilmiş inci. Bir tâne, nefis ve seçilmiş kıy. metli cevher. Kendi reyi ile hareket eden mağrur kimse... Ferîd: Katılaşmış şey, donmuş nesne. Avcı kuş... Perdâ: Yarın... Perd: Kıvrım, büklüm, kat... Peride: Uçmuş. Solmuş... Pervâz: Kanat açmak, uçmak. Uçan, uçucu. Nur. Karargâh. Saçmak. Hücre. Saçak. Ayna. Dolap. İnce, uzun tahta. Uçan, uçucu gibi mânâlara gelerek birleşik kelimeler yapılır. Âmed: Gelmek, geliş, vürûd eyleme... Amed: Sütunlar. Bir şeye devam üzere olma. Mülâzemet etmek... Amedî: Geliş... Amid: Çok hasta. Aşk hastası. Başlıca nokta. Önder, şef, komutan. Rehber. Haraç alan kimse... A'mîde: Temeller. Sütûnlar. Büyük kimseler.
Sayfa 358 - Ağustos 1994, “BU ASRIN SAHİBİSİNİZ!...”, Vâridât: Mehdi, İbda Yay.
Lûgatçe
"İnsanlar yalnız, 'İman ettik.' demekle imtihan edilmeden bırakılacaklarını mı sandılar?" (Ankebut,2)
Ankara ve İstanbul Avrupa'da birlikte temsil ediliyor. Mesela Paris'te iki elçiliğimiz vardı ve bu iki elçilik de birbiriyle geçiniyordu. Güney-Kuzey Kore veya Doğu Almanya ve Batı Almanya arasındaki ilişki gibi değildi; Muhtar Bey de Ankara temsilcisi Ferid (Tek) Bey de bazı konularda istişarelerde bulunuyorlar, birbirlerinin mütalaalarını alıyorlar, hatta davetler sırasında, Paris'teki Ankara temsilcisi, Osmanlı Devleti'nin temsilcisinden ödünç sofra takımları istiyordu.
Sayfa 196·Kitabı okuyor
Dua
Rabbim bizi onun hakiki aşıkları zümresine dahil etsin! Ruhumuzun ruhu, faikiyetin remzi, yüreğimizin berd-i selamı, asalet üsaresi, bütün hastalıkların ilacı, varlığın tek ortak serveti; tüm ferid-i kevn-i zaman Efendiler Efendisi Sultanımızın şefaatine nail eylesin!
Din