En parlak yıldızların bile üzerinde lekeler vardır. Miss Scatcherd’inki gibi gözler yıldızların parlaklığını görmezler de ancak bu ufak tefek lekeleri seçerler.
Şiir sadece yazılır bir şey sanıyor Efsun Abla. Yaşanabileceğinden habersiz. Oysa kendisi bir şiirin içinde yaşıyor. Ama umrunda değil. Ne yaşadığı şey ne de kim olduğu. Kimse de onu umursamasın istiyor. Şimdiki zamanın insanı…
“Başlamakta olan bilginin ilk işareti ölmek arzusudur. Bu yaşam dayanılmaz görünür, bir başkası ise erişilmez. İnsan ölmek istediği için utanmaz artık; nefret ettiği eski hücresinden alınıp ilk işi nefret etmeyi öğreneceği yeni hücresine konulmak için yalvarıp yakarır. Bunda inanca dair bir kalıntı etkili olur, nakil sırasında efendi tesadüfen geçitten geçerken tutukluya bakıp şöyle diyecektir: “Onu bir daha hücreye kapatmayın. Bana geliyor.”