Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü, hem akıl çağıydı, hem aptallık, hem inanç devriydi, hem de kuşku, aydınlık mevsimiydi, Karanlık mevsimiydi, hem umut baharı, hem de umutsuzluk kışıydı, hem her şeyimiz vardı, hem hiçbir şeyimiz yoktu, hepimiz ya doğruca cennete gidecektik ya da tam öteki yana
sözün kısası, şimdikine öylesine yakın bir dönemdi ki, kimi yaygaracı otoriteler bu dönemin, iyi ya da kötü fark etmez, sadece 'daha' sözcüğü kullanılarak diğerleriyle karşılaştırılabileceğini iddia ederdi.
Bizi hep soyarlar zaten. Vergi alıp dururlar ama vicdanları hiç sızlamaz. Hiç para almadan yanlarında çalışmak zorundayız. Buğdayımızı onların değirmeninde döveriz, zaten azıcık olan buğdayımızı da besledikleri kuşlara vermemiz emredilir bize. Öyle kötü durumdayız ki yaşamasak daha iyi. Babam bu dünyaya çocuk getirmenin yanlış olduğunu söylerdi, haklıymış...