"Allah’ı ve müminleri aldatmaya çalışırlar. Oysa sadece kendilerini aldatırlar da farkında değillerdir. Kalplerinde bir hastalık vardır". Allah da onların hastalıklarını artırmıştır. Söyledikleri yalana karşılık da onlara elem dolu bir azap vardır. Onlara,“Yeryüzünde fesat çıkarmayın.” denildiğinde, “Biz ancak ıslah edicileriz!” derler. İyi bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir. Fakat farkında değillerdir. (Bakara, 9-12)
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yeryüzünde mutluluk diye bir şey olmadığına beni inandırmak isteyecek kadar fesat bir insansın!
Sayfa 148·Kitabı okuyor
Biz geçmişte kadına verdiğimiz değerle övünüyor, değer vermediğimiz dönemleri yalanlıyoruz. Ve ne yazık ki her geçen gün çağdan da imtiyazdan da uzaklaşıyoruz. Haksızlıklara karşı verdiğimiz mücadele iki sosyal medya paylaşımıyla iç rahatlatmaktan ibaret kalırsa yetmez. Film ve dizilerde kadınları aşağılayan senaryoları, fitne, fesat, çirkeflik yapan, para ve her türlü entrika peşinde koşan, birbirinin kuyusunu kazanan kadınları topluma dikte eden, yeni nesile kötü örnek olan bu kurguları ve yarattıkları kadın karakterleri sessiz, normalmiş gibi izlemekte olmaz arkadaşlar. Bana dokunmayan yılan bin yaşasınla bu çark değişmez. Bugün ona, yarın sana, bana görmezden gelirsek gelecekte bizi de görmezden gelirler. Susmayı hanımlık, gizlemeyi iffet, korkmayı nezaket saydıkça hak da kaybedilir güç de haliyle saygıda…
Sayfa 74·Kitabı okuyor
MAHMUD- Hakkımı isterem Yezida. Sevdalılık hakkımı. Sevdalılık hakkımı ödeyesin bana. YEZİDA - Var git babama iste beni desem, vururlar seni Mahmud. Sağ komazlar bilirem. Babam Deli Miro ki, elini bacı kanına bulamıştır, evlat kanına da bular. Babam ki ağasıdır köyün, babam ki Deli Miro diye nam salmıştır, bin yıllık töresini bozup da Müslümana kız vermez. Diyelim ki verdi beni Deli Miro, deli aklına uydu da verdi beni sana. Bacısını namus uğruna vurduğunu unuttu da verdi. Senin köyün, senin köylün beni kabul eder mi sanırsın? Anan etmez, kardaşın etmez, ağan etmez, komşun etmez, kapındaki itin etmez. Ben kapına it olmaya hazırem Mahmud, lakin, eşikteki çomağın etmez. Her gördükleri yerde taşladıkları Ezididen köylerine gelin gelsin istemezler. Çocuklar ardımdan güler, kadınlar arkamdan fesat salarlar. Böy- le bir ömür nasıl geçer Mahmud? Nasıl geçer? Sen kıyabilirsen bana? İstersen her gün ağlayıp gözyaşımla durayım karşında?
Hayata Dair