Hitler’in yalnızca almanları bayrağı altında toplamak peşinde olmadığını yaşama alanı diyerek düpedüz bir fetih siyasetine gitmek istediğini gösteriyordu oysa 26 Eylül 1938’de hitler çekleri egemenliği altına almak istemediğini açıklamıştı demek ki yalan söylemişti ve böylece dünya kamuoyunda jeton düşmüş oluyordu
Yerliler tanrılarından herhangi birinin adını ağızlarına aldıklarında tükürmek zorundalar.
Fetih Dansı ve Müslümanlarla Hıristiyanlar Dansı gibi Amerika'nın istilasını ve dinsizlerin aşağılanmasını kutlayan yeni dansları yapmak zorundalar.
"Esti nesim-i nev-bahar, açıldı güller subh-dem
Açsın bizim de gönlümüz,sâki medet,sun câm-ı cem
Erdi yine ürdibehişt,oldu havâ anber-sirişt
Âlem behîşt-ender-behîşt,her gûşe bir bâğ-ı irem
İlk mısrada: "Sabah vakti ilkbahar rüzgârı esti, güller açıldı" diyor şair. Bu rüzgâr baharda esen ılık bir rüzgâr ve buna bâd-ı sâba deniyor. Baharın ilk gecesi güne dönerken havada bir ılık esinti hasıl oluyor. İşte o, yârdan haber getiren esintidir. Çünkü Allah dostları, ehl-i dîl seher vaktini asla ihmal etmezler. Bütün kainatın uyandığı bir vakittir ve o an sûku'l-ârifin, yani arifler çarşısı açılır. Orada arifler arasında bir alışveriş yapılır. Siz bir meta götürürsünüz ve o meta karşılığında da feyiz alırsınız. Götürdüğünüz meta, hayırlı amelleriniz, muhabbetiniz, evrad u ezkârınızdır. Onun karşılığında gönlünüze bir fetih ihsan ediliyor."
Muhkem kaleleri birbiri ardınca ele geçirilen İran toprakları tamamen fethedilip, İran hükümdarı Yezdicerd Fergana’ya kaçtıktan sonra, fetih haberi ve ganimetler Hz. Ömer (r.a)’a geldi. Halife mescidde minbere çıktı; fetih haberinin anlatıldığı mektup bir kere de cemaat huzurunda okundu. Ardından Hz. Ömer (r.a) ayağa kalkarak şunları söyledi:
Allah Teâlâ’ya hamd ü senâ ve Resûlü’ne salât ve selâmdan sonra...
Muhakkak ki Allah Teâlâ Hz. Muhammed (s.a.v)’i hidâyet ile gönderdi. O’na tâbi olanlara karşılığın hemen verileni de, daha sonra verilecek olanını da, dünyanın ve ahiretin hayrı olarak vaat etti ve şöyle buyurdu: “O Allah ki, dinini bütün (bâtıl) dinlere üstün kılmak için Resûlü’nü hidâyet ve Hak Din ile gönderdi; isterlerse müşrikler hoşlanmasınlar” (9/et-Tevbe, 33; 61/es-Saff, 9). Hamd, vaadini yerine getiren ve kuluna zafer nasip eden Allah’a...
Allah Mecûsîlerin mülk ve devletlerini helâk etti, topluluklarını dağıttı. Artık onlar memleketlerinde Müslümanlara zarar verecekleri bir karışlık yere dahi sahip değiller.
Dikkat edin! Allah, nasıl hareket edeceğinize bakmak için sizi onların toprağına, memleketine, mallarına ve evlatlarına vâris kıldı.