Cinsel içgüdü, ayrım gözetmeye götürmeden erkeği kadına, kadını erkeğe doğru iter, ama düş kurma gücü olan erkek «bu kadına der; kadın da 《bu erkek》 der. Burada fetişizm içgüdüsü başlar; seçilen kişinin vücudu üzerinde daha güzel bir başka vücut düşlenir, ve süslenir, güzelleştirilir ve düşle kurulu putun gerçeğin ta kendisi olduğu inancına varılır. Bir kadını seven bir erkek, değişik bir biçim içersinde görür, erkeği seven kadın da aynı şey olur, değiştirir onu. Sevgililer birbirlerini parlak ve yalancı bir bulutun arasında görürler ve karanlıkta, bilegeldiğimiz şeytan, yani insan türü kıkır kıkır güler.
İnsan türü mü? İnsan türünün ne işi var burada.
İnsan türünün içgüdüsü, çocuk edinmek, soyunu sürdürme isteğidir, Kadının başlıca düşüncesi çocuktur. Kadın, içgüdüsel olarak en önce çocuk ister, ama Doğa bu isteğe daha şiirsel, daha etkileyici bir biçime sokma gereğini duyar ve seviyi oluşturan bu yalanları, bu gülleri yaratır.
• Teşhircilik: cinsel organları yabancılara göstermek
• Fetişizm: Mary'nin ayakkabıları gibi cansız nesneler kullanmak
• Frotörizm: bir yabancıya sürtünmek
• Hyphephilia: kumaşla cinsel doyuma ulaşmak
• Klismafili: anüse sıvı verilmesiyle (lavman) zevk almak
• Mazoşizm: acı, aşağılanma veya kendini cezalandırma yoluyla cinsel zevk almak
• Narratofili: erotik konuşmalardan zevk almak
• Pedofili: çocuklardan cinsel zevk almak
• Sadizm: bir başkasına psikolojik ya da fiziksel acı çektirmek
• Stigmatofoli: vücuduna piercing ya da dövme yaptırarak cinsel zevk almak
• Röntgencilik: başkalarını soyunurken ya da cinsel faaliyet halinde izlemek
• Karşıt giysicilik: karşı cinsin kıyafetlerini giyerek cinsel zevk almak
Fetiş ihtiyacı değişmez bir şekil aldığı ve normal amacın yerine geçtiği ya da fetiş belli bir kişiden koptuğu ve cinselliğin tek nesnesi olduğu andan beri patolojik bir durum var demektir.
"Demek ki fetişizm dediğimiz şey, cinsel amaç gerçekleşmediği ya da tatmin edilmediği zaman, yani umut etme çağında, normal aşklarda bile kendini göstermektedir.'Koynundan bir mendil getir bana, getir sevdiğimin çorapbağını.' (Faust)"
(Fetiş) denilen nazara karşı hassası var sanılan, eşya, bilhassa mavi boncuk, eski papuç, at nalı ve türlü otlar ve tütsü, bazıları küfre kadar giden bâtıl îtikadları gösterir...
Sayfa 183 - ÖLÇÜLER, (Fetiş), Büyük Doğu Yayınları