SADIK BAYDERE

Etrâk-ı Bî-İdrâk (idraksız, aptal Türkler) ...
Kendilerine Rumî yani Romalı diyen Osmanlıların bu "idraksız"larda hoşlanmadığı şey ise ırkları ya da konuştukları dil değil, merkezi hükümetin fiskal ve idaresel hesaplarını bozan göçebe yaşam biçimleriydi. Bunlar bir de onaltıncı yüzyılda işi Osmanlıların can düşmanı Safevilerin peşine takılıp şaha ağıtlar yakmaya kadar vardırınca, tam anlamıyla imparatorluğun istenmeyen adamları, içerideki İrlandalıları oluvermişlerdi.
Sayfa 147·Kitabı okudu
Etrak-ı Bi-İdrak
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Devşirmeler ...
Osmanlı Devletine eklemlenmek isteyen Hristiyanların "çerağ-ı/nur-ı İslam ile müşerref" olmayı kabul etmesi ve en değerli organının bir kısmından feragat etmesi şart. Bugün Osmanlı ile özdeşleşmiş birçok vezir, paşa ve komutanın ve hatta Mimar Sinan ve İbrahim Müteferrika gibi sanat ve kültür insanının sisteme dahil olması ancak bu şekilde mümkün olabilmiş.
Sayfa 142·Kitabı okudu
Devşirmeler
Sağlık ...
Mutluluğumuzun en az onda dokuzu yalnızca sağlıktan kaynaklanır.
Sağlık
İhtiyaç ve Arzular ...
"Doğaya göre zenginlik sınırlıdır ve elde edilmesi kolaydır. Boş fikirlerin süslediği zenginlik sonsuzlukta ufalanır. İhtiyaç ve arzular üçe ayrılır: Doğal ve gerekli olanlar (Hayatta kalacak ölçüde beslenmek, barınma, sağlıklı olmak...) Doğal fakat gerekli olmayanlar (Fazladan beslenmek, cinsel faaliyetler…) Ne doğal, ne de gerekli olanlar (Mal mülk edinmek, şöhret, ihtişam, lüks…)" Epikür / Epicurus (MÖ 341-270)
Epikuros
Sahip olduklarımız & olmadıklarımız ...
Sahip olmadığımız şeylere bakarken benim olsaydı nasıl olurdu diye düşünme eğilimindeyizdir ve işte böylece yokluğu hissederiz. Oysa bunun yerine, sahip olduğumuz şeyler için sık sık şunu düşünmemiz gerekir: Bunu kaybetsem ne olurdu ?..
Sahiplik