Puan vermedi·120 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2026 10:35
İsmini çokça duyup yeni tanıştığımız yazar ve okuduğum ilk kitabı; kitap genel olarak boğmadan ilerledi, konular günlük yasantılardan, günlük sorun ve problemlerden bahsediyor, tam bi bütünlük yok her bir bölüm başka bir konu ama çoğunlukla konular insana duygulara hitap ediyor. Bir roman kadar sürükleyici içine çeken bir kitap değil ama günün yoğunluğunu yorgunluğunu atmak için çok güzel bir kitap. Unuttuğumuz sorunlara değinen; yoksulluğa, annelerimize, sevdiğimiz insana, Filistine, çocuklara vb. Konulara değinen nefes aldıracak bir kitap.
İnceleme
Bir Adam Girdi Şehre KoşarakTarık Tufan · Profil Yayıncılık · 20199,9bin okunma
7/10
·640 syf.··
2026 45. kitabı
·
266 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 22:30
Kudüs... Ey Kudüs (O Jerusalem!) – Larry Collins & Dominique Lapierre üzerine bir inceleme Larry Collins ve Dominique Lapierre’in kaleme aldığı bu eser, 1948 Arap-İsrail Savaşı sırasında Kudüs’ün dramatik kuşatmasını, sokak sokak çarpışmaları ve iki tarafın da acısını anlatan epik bir tarih anlatısı. Yazarlar, binlerce röportaj ve belgeyle besledikleri kitabı adeta bir roman gibi kurgulamış; okuru o kaotik günlere taşıyor. Ancak kitabı derinlemesine okuduğunuzda, Collins’in Yahudi taraftarı yaklaşımı belirgin şekilde öne çıkıyor. Hikaye, Yahudi direnişini kahramanca, fedakarlık ve “tarihi hak” vurgusuyla işlerken, Arap tarafını daha çok tepkisel, parçalı ve bazen barbarca gösteriyor. Bu, yazarın Batı merkezli, Siyonist tahrifatçılığına yakın duruşunun bir yansıması. Kitap, Holokost’un hemen ardından Yahudilerin “vatan” arayışını duygusal bir zemine oturtuyor. Yazarlar, Nazi katliamlarından kurtulanların Filistin’e gelişini, BM kararını ve bağımsızlık ilanını coşkuyla anlatıyor. Ne var ki bu anlatı, Yahudi katliamlarını ve Siyonist projenin karanlık yüzünü yeterince sorgulamadan geçiştiriyor veya bağlamından koparıyor. Tarih boyunca Yahudilerin yaşadığı olaylar; ancak kitap bu olayları, Filistin topraklarındaki Arap nüfusa karşı sistematik bir üstünlük ve yer değiştirme aracı olarak kullanan Siyonist harekete meşruiyet kazandırmak için araçsallaştırıyor. Deir Yassin katliamı gibi olaylar dile getirilse de, genel ton “Yahudiler mecburen savunma yapıyor” şeklindedir. Yahudi tarafının hırsızlığı ve cani yönü Eserin satır aralarında, Siyonist liderlerin planlı bir şekilde Arap köylerini boşaltma, mülklerine el koyma ve terör yoluyla nüfusu göçe zorlama stratejileri okunuyor. Haganah, Irgun ve Stern Çetesi gibi örgütlerin sivillere yönelik saldırıları, bombalamalar
Kudüs Ey KudüsLarry Collins · Kronik Kitap · 2017397 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·181 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
Kitabın başlangıcı bile Türk’ün ne kadar medeni ne kadar ileri görüşlü ne kadar ince fikirli olduğunu gözler önüne sererek ilerliyor.alparslan’ın Diojen karşındaki tutumu onun onurunu incitmemek için yanında çadır kurdurması fakar ülkesine dönen diyojenin kendi tarafında gözleri oyulması ve ölmesi melikşahın zaferi kardeşine nasip olsun diye dua etmesi takvimin yenilenmesi avrupanın ise 1582 de takvimi düzeltmesi bakın durun daha başlamadık I haçlı seferi 1096-1099: Günaha bulanan hristiyanların tövbe etmesi zengin günahkar için 4 ing altını fakir için 9 şiling bununla da yetmeyip 300 yıllık bir günahkar cezası çıkıyordu din buna bir kılıf buldu ve haçlı seferine katılacak olanların günahlarının affedileceğini duyurdu hatta ölenlerin cennete gideceği Papa II urbanus fransa’ya dönerek Clermont Konsilini topladı fransanın en önemli lideri Tolulouse kontu Raymond de Saint Gilles ve başpiskopos Adhemar de MOnteil talip oldular oluşan haçlı ordusuna katılım büyüktü kadınlar çocuklar herkes içindeydi ( nede olsa günahları affedilip cennete gidecekler ) Bizans imparatoru I Aleksios bu büyük kalabalığı istemedi çünkü geçtikleri yerleri talan edecek çok zarar vereceklerdi ki öyle de oldu .bunun üzerine Aleksios haçlılara refakatçi ordular verdi . Ağustos 1096 yılında 4 esas haçlı ordusu avrupanın değişik yerlerinden yola çıktı . 1.ordu Fransalı Franklar ordusu Vermandois kontu hugue le grand robert courteheuse ve robert flndralı loren kaynaklı orduyu gecikmeyle takip edecek 2.ordu Loren kaynaklı ordu almanyayı geçip balkanlara kuzeyden girecek aşağı loren dükü godfrey de Bouillon kardeşi Baudouin de Boulogne ve kuzeni Bourglu Baudouin 3.ordu Güney Fransalılar ordusu Toulouse kontu IV Raymond veya Raymond Saint -gilles kuzey italyadan balkanlara girip Sırbistan ve Makedonya
Türklere Karşı Haçlı SeferleriRaşid Erer · Kaknüs Yayınları · 200217 okunma
9/10
·284 syf.··
2026 34. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 18:46
Aslı Perker Kaybedilen Bütün Savaşlar Aslı Perker’den ilk kez bir eser okudum. Kitabımız ne kadar Afrika’da geçiyor olsa da özünde gerçekten batı medeniyetinin iki yüzlülüğü yatıyor. Zaten yazarı bu kitabı yazmaya iten şey de -arka kapak bilgisi- İsrail’in Filistin’e karşı yaptığı soykırım olmuş. Hepimizin çaresizlik hissi içerisinde izlediği bu vahşete karşı o da kalemine sarılmış. İyi ki de yapmış. Kitabımız felsefe mezunu olan Bahriyelinin bir yük gemisinde çalışırken,geminin korsanlar tarafından ele geçirilmesiyle başlıyor. Daha sonrasında gelişen olaylarda dostluk,tarih ve bolca felsefe üzerine okuyoruz. Yazarın anlatım dili o kadar akıcı ki felsefeye fersah fersah uzak birine bile aristo’yu,kierkegaard’ı ve daha bir çok düşünürü pek ala anlaşılır düzeyde anlatıyor. Bu arada kitapta olaylar oluyor evet ama bence asıl gücünü düşüncelerden alıyor. Afrika’nın “bildiğimizi sandığımız” sefaletinden yola çıkarak aslında tüm düzeni sorgulatıyor bize. Ben severek okudum gerçekten.
1000Kitap
Kaybedilen Bütün SavaşlarAslı Perker · Epsilon Yayınevi · 202547 okunma
Puan vermedi·481 syf.··
2026 10. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 15:15
Türk edebiyatının en duygusal yazarlarından biri olan Zülfü Livaneli tarihin acımasızın sayfalarında başrolünde yine insan olan farklı bir aşk hikayesi ile okurlarını cezbediyor. İstanbul üniversitesinde görev yapan maya üniversiteye davet edilen misafirlere ile ilgileniyordur. Bir gün rektör maya’yı odasına çağırır ve Maximilian Wagner ismindeki Alman isimli fakat Amerikalı olan Profesör Doktor’u karşılaması ve ilgilenmesini ister bunun üzerine hava alanında karşılar profesörü ve konaklaması için 1939-42 yılları arasında İstanbul’da yaşamıştır ve o zaman da kaldığı Pera Palas Hotel’ine götürür. Profesör mayadan Türkiye’den ayrılmadan önce şileye gitmek istediğini söyler bunun üzerine sabahın erken saatlerinde üniversitenin görevlendirdiği araç ile şileye giderler profesör beni bekleyin diyip Sahile gider ve keman çalmaya başlar belli zaman sonra yanına giden maya profesörün donmak üzere olduğu anlar ve onu kurtarmak için elinden geleni yapar o sırada profesör sayıklamaya başlar sutra, sutma,struma diye maya profesör kendine geldiğinde sorar struma nedir diye Profesör ise büyük sakladığı sırrını mayaya anlatır. katolik bir aileden geldiğini fakat yahudi birine aşık olup ve onunla evlendiğini . Karısı evlendikten sonra adını değiştir ve başka bir şehirde yaşamaya başlarlar. Bu sırada Hitler yahudileri öldürmeye başlar ve bunun üzerine ikili kaçacak yer arar. Arkadaşları vasıtası ile Türkiye’nin türlü mesleklere profesör kabul ettiğini öğrenir. Yola koyulduklarında Alman polisi onları yakalar ve karısı kaçırırlar. Profesör İstanbul’a yalnız gelir ve karısını kurtarabilmek için her türlü yola başvurur. Sonunda muradına erer ve karısı Filistin’e giden bir gemiye binerek İstanbul’un yolunu tutar. Fakat gemi Şile yakınlarında durdururlur ve kimsenin gemiyi terk etmesine
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020163,8bin okunma
NEFES NEFESE ANALİZ
Puan vermedi·372 syf.··
2026 15. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2026 17:50
Nefes Nefese bana göre sadece bir aşk ya da kaçış hikâyesi değil, aynı zamanda Türkiye’nin II. Dünya Savaşı sırasında izlediği hassas politikayı gösteren bir romandı. Kitapta Türkiye’de yaşayan genç bir Türk ile bir Yahudi çiftin aile baskısını ve dışlanmayı göze alıp ülkeyi terk etmesiyle başlayan süreç, savaşın büyümesiyle çok daha ağır bir noktaya taşınıyor. Hitler dönemindeki Yahudi soykırımı, insanların kamplara gönderilmesi ve hayatta kalma mücadelesi romanın temel arka planını oluşturuyor. Özellikle Türkiye’nin savaşın dışında kalmaya çalışırken Almanya, İngiltere ve Rusya arasında sıkışması, buna rağmen Avrupa’daki Türk vatandaşlarını ve Türk vatandaşı Yahudileri kurtarmaya çalışması bence kitabın en dikkat çekici tarafıydı. Trene eklenen vagonlarla insanların Türkiye’ye getirilmeye çalışılması da romanın gerilim ve umut duygusunu artırıyordu. Ama açıkçası ben kitaba daha farklı bir beklentiyle başlamıştım. Bir Sırp ile bir Türk’ün hayat hikâyesini okuyacağımı düşünürken olayın yine büyük ölçüde Yahudi soykırımı eksenine dönmesi bende tekrar hissi yarattı. Çünkü bu konuda çok fazla kitap okuduğum için bazı yerlerde “yeniden aynı acıyı mı okuyorum?” düşüncesine kapıldım. Yine de Türkiye’nin diplomasi politikalarını, savaşa girmemek için gösterdiği çabayı ve dönemin siyasi atmosferini nispeten başarılı yansıttığını düşünüyorum. Özellikle toplantılar ve devletler arasındaki gerilim romana gerçekçilik katmıştı. Bunun yanında, kurtarılan Yahudilerin Filistin’e gönderilmesi gibi detayları okumak da bugün Filistin’de yaşananları düşününce eskiden yaşanmış olup o insanların suçu olmasa da beni ayrıca rahatsız etti. Bu yüzden kitap bende hem tarihî açıdan ilgi uyandıran hem de duygusal olarak huzursuz eden bir etki bıraktı. Ayşe Kulin etrafımda, okuma listelerinde çok
Nefes NefeseAyşe Kulin · Everest Yayınları · 201313,6bin okunma