Nereye vardı bu hikâye?
7/10
·256 syf.··
2026 4. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2026 13:45
Kirli gerçekçilik, Kuzey Amerika edebiyat hareketini tanımlamak için Granta dergisinde Bill Buford tarafından üretilen bir terimdir. Derginin 1983 yaz edisyonunda Buford, terim için şöyle söylemiştir: “Kirli Gerçekçilik, yeni nesil Amerikan yazarların kurgusudur. Terk edilmiş bir koca, bekâr bir anne, bir araba hırsızı, bir yankesici, bir uyuşturucu bağımlısı gibi çağdaş hayatın göbeğinde meydana gelenler hakkında ön yargısız olarak arada komediye meylederek yazarlar. Ölçülü, ironik, bazen yabani, ısrarla merhametli olan bu hikâyeler anlatıda yeni bir ses oluşturmaktadır.“ ** Yazarın adını dahi duymamışken, geçenlerde gittiğim fizyoterapi muayenesi sırasında doktorla kitaplardan uzun uzadıya sohbet ederken bir öneri ile tanımış oldum kendisini. Öykü dünyasının nasıl oluştuğunu anlayabilmek için yazarın hayatına kısaca değinmek gerekiyor. 1938'de doğan yazar, 18 yaşında liseden mezun olup bir yıl sonra 17 yaşındaki Maryann Burk ile evlendi. İki yıl içinde bir kız, bir erkek evlatları dünyaya geldi. Yaşıtlarının üniversite okuduğu, henüz evlenmediği çağlarda Carver böylesine erken bir yaşta iki çocuklu bir ailenin sorumluluğunu üstlenmek için teslimatçılık, hademelik, fabrika işçiliği gibi işlerde çalışarak sık sık iş değiştirdi ve pek çok farklı iş ortamından insanların hayatlarını gözlemleme şansı buldu. Carver, evliliğinin onuncu yılında aşırı alkol tüketmeye başladı ve alkol bağımlılığı nedeniyle defalarca hastaneye kaldırıldı; bunun yanında eşine de kötü davranan Carver’ın evliliği zayıflıyordu. 38 yaşındayken yayımladığı ilk kitabı Lütfen Sessiz Olur musun Lütfen? (1976) ile edebiyat dünyasında tanındı. 39 yaşındayken, şair Tess Gallagher ile tanıştı ve ölümüne dek sürecek bir ilişkiye başladı. O yıl itibariyle alkolü sonsuza dek bıraktı; bu karar, sürekli verimli bir çalışma
Edebiyat
Lütfen Sessiz Olur musun Lütfen?Raymond Carver · Can Yayınları · 2012113 okunma
5/10
·280 syf.··
2026 5. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2026 22:26
Herkesin anlattığı gibi otobiyografik bir anı kitabı. Bence "ölümle on yedi karşılaşma" sloganı güzel olmuş fakat ben her anının da tam anlamıyla "karşılaşma" olduğunu düşünmüyorum. Anlattığı bazı durumlarda empati yapamadım ve anının içine dalamadım onun da etkisi olduğunu düşünüyorum. Otelde çalışırken yürüyüş esnasında bir adamla karşılaştığı ve ondan zorla kurtulduktan bir kaç gün sonra bir kadını öldürdüğü haberi alması çok çarpıcıydı fakat dediğim gibi pek beni içine çekmediği için aynı dehşet içinde okuyamadım. Anıları anlatırken çok daldan dala atladığı oldu bazılarında, "ben bunu niye okudum" diye düşündüğüm de oldu. Fizyoterapist olmamdan dolayı sanıyorum anlattığı fizyoterapi bölümlerinde ne anlatmaya çalıştığını içtenlikle anladım, ama fizyoterapist olmasaydım da oraları bir hastane sahnesi olarak okuyup geçerdim. Bu sebeple yaptığı düşükte yaşadığı üzüntüyü, tam denemekten vazgeçtiği anda tüp bebek tedavisinin başarılı olmasındaki mutluluğunu anlayamadım ve üstüne okurken çok sıkıldım. Beni etkileyen sayılı sayıda anısı oldu, hepsinde aynı akışı yakalayamadım. Güzel bir kitaptı ama abartıldığı kadar güzel olduğunu sanmıyorum.
Ben BenMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 2021409 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Astrolojinin Temel Taşları
Puan vermedi·348 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2026 09:50
Sizlerle astrolog Şifa Avcın'ın Astrolojinin Sırları eserini paylaşacağım. 2024 yılından beri ara ara bu alanda okumalar yapıyorum. Kadim bir ilim olsada günümüzdeki belirsiz konumunu değiştirmeyen çalışan astroloji camiasından önemli bir isim Avcın. Astroloji kendine özel bir matematiği olduğuna işaret etmesinin dışında bireyin tek bir burçla açıklamasının yetersiz olduğunu da vurguluyor. Çünkü bir doğum haritası sadece bir evden değil toplam on iki evden oluşmakta. Burcunuz koç olsa bile diğer evlerde yer alan gezegenlerin yorumlanması kendi hikayenizi değiştirmekte. Eğer doğduğunuz ayı, günü, yılı ve saati biliyorsanız internet ortamından güneş burcunuzu ve yükseleninizi öğrenebilirsiniz. Yükselininizi öğrenmeniz neden önemli. Çünkü yükselininizi göre diğer birinci evden on ikinci eve kadar burç dağılımınız belirlenmekte. Hem gezegenin konumları hem de aldığı açılar yaşam süreçlerinize dair fikirde vermekte. Yazar burçları dekanlarına (3 dilimli aşama) göre tek tek ele alıp kadınlarını ve erkeklerini yorumlamış. Okurken şaşırtan yerler oldu. Ardından kişisel gezegenlerden jenerasyon gezegenlerine kadar hepsininin olumlu ve olumsuz enerjilerini, psikolojik yönünü ve temsil ettiği hastalıkları uzun uzadıya anlatmış. Hatta fitoterapi yöntemiyle sunduğu listeler merak uyandırıcı. Şifalanmak adına sağlık astrolojisi de kıymetli bir alan. En zihin açıcı olanı ise astronomi ve astroloji bilgini Johannes Kepler'in doğum haritasının yorumu olmuş. Astrolojiyle haftalık burç yorumlarının ötesinde ilgilenmek istiyor ve detaylarını öğrenmeye niyetiniz varsa sade bir dille kaleme alınmış bu eseri tavsiye ederim.
1000Kitap
Astrolojinin SırlarıŞifa Avcın · Mona Yayınevi · 201910 okunma
çörek otuna dair
8/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2025 53. kitabı
Ahmet Mahmut Ünlü’nün Çörek Otu Mucizesi ve Şifa Duaları adlı kitabı, geleneksel halk hekimliği ile dini iyileşme pratiklerini bir araya getiren özgün bir çalışma niteliği taşıyor. Eserde çörek otunun tarihsel geçmişinden günlük yaşama uzanan kullanım biçimlerine kadar geniş bir çerçeve sunuluyor. Yazar, Hz. Peygamber’in “çörek otuna dair” tavsiyelerinden beslenerek bu bitkinin hem tıbbi hem manevi yönlerine vurgu yapıyor. Kitabın dikkat çeken yönü, fitoterapi bilgileri ile manevi metinlerin dengeli bir şekilde sunulması. Bununla birlikte, daha akademik bir okuma bekleyenler için bazı bölümlerin bilimsel açıklamadan çok inanç merkezli bir yaklaşımı tercih ettiği söylenebilir. Buna rağmen eser, geleneksel şifa kültürünü anlamak isteyen geniş bir okur kitlesine hitap ediyor. Çörek Otu Mucizesi ve Şifa Duaları, kültür-sanat-edebiyat dergilerinde özellikle “geleneğin modern dünyadaki yeri” ve “inanç odaklı iyileşme kültürü” temalarıyla ilişkilendirilebilecek nitelikte bir başvuru kitabı görünümü sunuyor. Yazar Künyesi: Ahmet Mahmut Ünlü — Dinî ilimler alanında yaptığı sohbetler ve eserleriyle tanınan bir yazardır. Geleneksel İslam kültürünü günümüz okuruna aktarmayı amaçlayan Ünlü, çalışmalarında hem manevi metinlerden hem de halk kültüründen yararlanır. Çörek Otu Mucizesi ve Şifa Duaları, yazarın şifa geleneğine dair en bilinen eserleri arasında yer alır.
1000Kitap
Çörek Otu Mucizesi ve Şifa DualarıAhmet Mahmut Ünlü · Arifan Yayınları · 201358 okunma
Geleneksel tıp, aromaterapi, fitoterapi gibi konulara meraklı olmanız sebebiyle bu kitabı temin edip okumaya başladıysanız ve okurken “Ben şu an ne okuyorum? Bu okuduklarımın bilimsel kanıtı var mı?” şeklinde soruları kendinize yöneltiyorsanız, Altay Cem Meriç’in YouTube videosunu izlemenizi tavsiye ederim.
Gerçek TıpAidin Salih · Sade Hayat Yayınları · 20152,403 okunma
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2025 231. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2025 00:00
"BEDENİN SİMYASI" “Birçok gıda bize temel yaşam elementlerini verip yaşamı idame etmemizi, doymamızı ve enerji elde etmemizi sağlarken, bazı gıdalar çok daha özel moleküller içeriyor ve bizim ‘iyileşmemizi’ sağlıyorlar, işte bunlar ilaç besinler.” Bedenimizi ne kadar tanıyoruz? O, yalnızca bize hizmet eden bir “araç” mı, yoksa doğanın en mucizevi laboratuvarı mı? İnsan bedeni bir laboratuvar değil, bir mucizeler atölyesi… Bozulanı tamir eden, toksini dönüştüren, kendi kendini yenileyen bir sistemin tam ortasında yaşıyoruz ama çoğu zaman bunun farkında bile olmadan. Eser, bu olağanüstü yapıyı yeniden fark etmemizi sağlıyor ve bizi bedenimizin sırlarına, doğanın şifalı potansiyeline doğru derin bir yolculuğa çıkarıyor. Kitapta insan bedeni, bir simyacı olarak ele alınıyor. Yani sadece işleyen değil; bozulduğunda kendini onaran, toksik olanı dönüştüren, eksik olanı dengeleyen bir “akıllı sistem”. Biyolojik olarak düşündüğümüzde bedenin sürekli bir yenilenme döngüsünde olduğunu zaten biliyoruz. Ancak bu döngüyü bilinçli adımlarla desteklediğimizde, adeta ruhumuzu yeni bir bedende ağırlayabilecek kadar yenilenebileceğimizi öğrenmek, hayranlık verici. Dr. Güveloğlu’nun en dikkat çekici anlatımlarından biri ise epigenetik konusu. Genetik yapımızın mutlak bir kader olmadığını, bazı genleri “kilitleyip”, bazılarını “açabileceğimizi” anlatıyor. Yani hayat tarzımız, düşünce kalıplarımız ve çevresel koşullarımızla DNA’mıza şekil verebileceğimizi savunuyor. Bu bakış açısı, insanı pasif bir biyolojik varlık olmaktan çıkarıp, kendi sağlığının ve potansiyelinin mimarı haline getiriyor. Hepimizin DNA’sında, bilimsel adıyla “junk DNA” olarak adlandırılan ve işlevi tam olarak bilinmeyen %96’lık bir bölüm var. Dr. Elif Güveloğlu bu alanın “çöp” değil, insanın erişmediği ama zamanla
Edebiyat
Bedenin SimyasıElif Güveloğlu · Doğan Kitap · 20249 okunma