Nükleer enerjinin gücü
Uranyum-235 atomu nötron soğurduğu ve fisyon işlemi sırasinda bölündüğünde; sezyum-140 atomu, rubidyum-93 atomu, 3 nötron ve 3.2×10^-11 kJ enerji açığa çıkar. Pratik olarak söylemek gerekirse, 1 kg uranyum-235 tamamen fisyon ile bölündüğünde 6.73×10^10 kJ ısı verir. Bu değer 3000 ton kömürün yandığında verdiği ısıdan daha yüksektir. Bu nedenle aynı miktar yakıt için, nükleer fisyon reaksiyonu kimyasal reaksiyonlardan milyonlarca kez daha fazla enerji verir.
Alıntı
"Atom Çağı", "Nükleer Reaksiyon", "Atom Enerjisi" gibi terimlerin dünya kamuoyu ile ilk tanışması, 1945 yılının 6 ve 9 Ağustos günlerinde Hiroşima ve Nagazaki'de patlatılan atom bombaları aracılığı ile olmuştur. Ancak, bu olayla resmiyet kazanan çalışmaların başlangıcı 1900'lerin ilk yıllarına kadar uzanmaktadır. En genel ve yalın anlamıyla nükleer enerji; maddenin en küçük birimi olan atomların parçalanması (nükleer fisyon) veya birleştirilmesi (nükleer füzyon) sonucu açığa çıkan enerjinin bütününü kapsamaktadır. Bugüne kadar en büyük teknolojik gelişmenin kaydedildiği atomun parçalanması ve sonrasında açığa çıkan enerjinin boyutlarının, kömürün yanması ile, suyun moleküllerine ayrılması gibi kimyasal reaksiyonlarla karşılaştırılmayacak ölçüde büyük olması, nükleer fisyon enerjisinin önemini arttırmıştır.
Sayfa 21
Bilim
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Özetle nükleer enerji her ne kadar savunucuları tarafından düşük karbondioksit salınımları gerekçe gösterilerek ekolojik dönüşüm için gayet elverişli bir müstakbel teknoloji olarak göklere çıkarılsa da esasında bir gelecek umudu olmaktan çok geçmişte kalmış bir seçenektir. Fisyon enerjisi uranyum kıtlığı ve ekonomik verimin düşüklüğü sebebiyle ciddi oranda sınırlıdır; teknoloji ile ilgili vaatlerin (hem hızlı nötronlarla çalışan fisyon hem de füzyon reaktörleri) yerine getirilme ihtimali ise pek inandırıcı görünmüyor
Danimarka Kophenag ekolünden özellikle Nobelli fizikçi Heisenberg, atom altı ölçekte hadiselerin sebepsiz meydana geldiğini ortaya koydu ve ispatladı. Radyoaktivitenin hiçbir sebebe bağlı olmadığını, yani spontan bir şey olduğunu; uranyum atomunun çekirdeğinin kendiliğinden fisyon yaptığını; yine bir sebebe bağlı olmaksızın alfa, beta ve gama bozunumu gerçekleştirdiğini bilim dünyasına gösterdi. Bilim, atomun derinliklerinde ilerledikçe, maddi nedenlere dayanmayan birçok etkinliğin varlığını keşfetmeye başladı.
Sayfa 332·Kitabı okudu
1000k
fizik
Nükleer bölünme (fisyon), ağır bir atom çekirdeğinin ikiye ayrılarak enerji saçmasıdır.(...) Nükleer kaynaşma (füzyon) ise bunun tam tersi süreçtir ve iki hafif çekirdeğin birleşerek daha ağır bir çekirdek oluşturmasıyla gerçekleşir.
Sayfa 98 - Kronik Kitap - Dakikalar İçinde Serisi·Kitabı okudu
Nükleer Fisyon
Hahn, 6 Ağustos 1945 akşamı BBC'de atom bombasının atıldığı haberi verildiğinde Farm Hall'da ağladığını hatırladı. O gece yüzlerce, binlerce insanın ölümünden bizzat sorumlu olduğunu hissetmişti. Sonuçta, atom bombası Aralık 1938'de yaptığı keşif sayesinde mümkün olmuştu. Nükleer fisyon her şeyin başlangıcıydı. Bir nötron, uranyum çekirdeğiyle çarpıştığında kararsızlaşıyor ve patlayarak büyük miktarda enerji açığa çıkarıyordu. Hahn intihar etmeyi bile düşünmüştü. Ama birkaç kadeh viski ve atom bombasının savaşı bitirmek için en hızlı yol olduğu düşüncesi içini biraz rahatlatmıştı. Hahn kendine acıyacak karakterde biri değildi.
Sayfa 16 - Timaş·Kitabı okudu
Kitaptan sectiklerim