Bu serinin ilk kitabı çıktığı günden beri severek takip ediyorum. İlk iki kitabı bayılarak okumuş olsam da ne yazık ki serinin devamı öyle olmadı. Öncelikle bu kitabın iyi yönlerinden bahsetmem
Dostoyevski bazı şeylerin arkadaşlar dışında kimseye söylenmeyeceğini; bazı şeylerin arkadaşlara bile söylenmeyeceğini, bazı şeyleriyse insanın kendine bile söylemediğini söylüyor!
"Ben seni, hiç kimsenin, hiç kimseyi sevemeyeceği kadar büyük bir tutkuyla sevdim. Bu sevgi, günler geçtikçe azalacağı yerde büyüdü, büyüdü, büyüdü ve bütün benliğimi kapladı, adeta 'ben' oldu."
Duygularımı nasıl tarif edebileceğimi bilemiyorum. Bu güne kadar okuduğum en dolu dolu geçmiş dönem kitaplarından birisi olabilir. "Geçmiş dönem" tanımlamasını kullanma nedenim, elbette ki