Burada kitaplarımla ben yaşarız ve bize aydınlık getirecek kimsemiz yok.. Ben burada yalnızlığı bardak bardak içiyorum. Ve ihtiyar kanepelerle konuşmak istediğim zaman, onlar artık bana anlatacak yeni birşey bulamıyorlar.. Sen bu odaya hiç görülmemiş birşey gibi geldin.. Bu sarı duvarlar, bu yıllanmış eşya seni bir daha unutamazlar. Bana hergün senden bahsedeceklerdir. Onlar da benimle beraber seni arayacaklar.
Bu küçük gezegen yalnızca bir kez, 1909 yılında, bir Türk gökbilimcisi tarafından teleskopla görülmüştü.
Bu gök bilimci, buluşunu o zamanlar Uluslararası Astronomi Kongresinde harika bir sunumla açıklamıştı. Fakat fes ve şalvar giyiniyor diye kimse onun söylediklerine değer vermemişti. Büyükler böyledir işte...