"Benim başıma gelen, herkesin yaşayacağı türden bir şey değildir ve ben bunları çok ciddiye almadığım için pek önemli de sayılmaz, fakat bunlar bir hareket tarzının, birçok insana karşı yapılan muamelelerin bir göstergesi. Bunun için buradayım, kendim için değil."
Belki de her şeyi, her şeye gerçek bir alçakgönüllülükle, zaaflarıyla ya da kayıtsızlıkla katlanan birinin sırtına yüklemek, insan doğa sının ayrılmaz bir parçasıdır. Hepimiz gücümüzü birinin ya da bir şeyin zararına kanıtlamayı sevmez miyiz? İnsanların en güçsüzü olan yumurcak, hava buz gibi olduğunda tüm kapıları çalar ya da henüz yepyeni bir anıta tırmanıp oraya ismini yazar.
Her şey çok kısa sürerken ve hiçbir şey çok önem taşımazken, insanların önemsiz nesnelere saçma anlamlar yükleyip, kendilerini ve etraflarındakileri üzmeleri acınası bir durumdu.