Kitabı corona virüsü ortaya çıkmadan önce okusaydım aynı etkiyi yaratır mıydı ya da okurken gerçekten hak verir miydim bilmiyorum. Yine bir salgın ve yine en başta saklamaya çalışıp hiçbir şey yokmuş gibi davranan devletler. Her şey o kadar benzer ki. Bir dünyanın göz göre göre yok oluşu, insanların yağmalamacılığı, vahşileşmeleri, ben öleceksem herkes ölsün düşüncesi, zarar üzerine zarar vermekten zevk almak, doyumsuzluk ve ortaya çıkan umut tacirleri büyücüler, falcılar... Bundan daha basit bir salgının içinde de olsak senaryolar hep aynı. Insanoğlunun bastıramadığı doyumsuzlugu ve salgın durumunun da üzerine ektiği bencilliği. Bundan bir sene önce Albert Camus'dan Veba ve 3 hafta önce de Orhan Pamuk'un yeni kitabı Veba Geceleri'ni okumuştum. Veba Geceleri'ni okuduğumda da salgın durumunda insanların hareketlerinin aynı olduğunu, hastalananların aynı şimdi olduğu gibi hastalıklarını saklayarak hayatlarına devam edip diğer insanları tehlikeye attığını görüyoruz. Akıllanmak için tonlarca salgın da gelse hep aynısı olacak. Belki de insan ırkının neredeyse tamamını yeryüzünden silecek bir şeye ihtiyaç vardır yeni dünyanın kurulabilmesi için.