Beyza

Beyza
@floreciendo
"Kimsenin fark edemeyeceği detayları görmeyi çok severim." Kitaplarda nefes alırım, taşındığım her yerde çiçek açacağım.
34 okur puanı
Haziran 2019 tarihinde katıldı
10/10
·456 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2021 02:37
Yine Nermin Yıldırım yine sizi diyar diyar gezdirecek bir roman. Ama bu sefer gezdiğiniz yerler kendi hayatınız olacak bir başkasının değil. Hayata tutunmak için inanmaya mecbur kalınan yalanların açığa çıktığı ve öğrendiklerimiz ile yaşamaya devam ettiğimiz hayatlarımız. Nermin Yıldırım kendini evinde hissedemeyenlerin, evinde hissetmesin diye zorla gittiği yerlerden alıkonulanların, kaçmak zorunda kalanların, bu dünyaya ait olamayanların, aidiyetsizliği ile kardeş olanların evi oluyor bu kitap ile. "Yolun yurdun olmuşsa, kalmak gurbettir." Sözü geliyor aklıma. Bu sözün can verdiği ya da kitabın bu söze can verdiği bir ilişki kuruluyor habersiz. Çok fazla anlatmaya gerek olmadığını, kitabı elinize alıp sizin de evinizi bulmak için bu yolları Seher ile beraber yürümeniz gerektiğini düşünüyorum.
Edebiyat
EvNermin Yıldırım · Hep Kitap · 20206,8bin okunma
Reklam
5/10
·133 syf.··
2021 12. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2021 22:24
Elime aldiğimda ben de garip bir merak ve heyecan duygusu yarattı. Belki de yazarı Shakespeare olduğu için beklentimi yüksek tutmuş olabilirim. Romeo ve Juliet gerçek bir aşk hikayesini anlatıyor. Kitabın sonunu bilmeme rağmen okurken hem üzüldüm hem de bazı yerler saçma veya saçma demek doğru değilse de abartı geldi. Belki de yazıldığı dönemin şartlarını düşündüğümüzde az bile kalıyor olabilir bu yaşanan aşk ve diyaloglar. Tabi bir tiyatro metni olduğunu da göz ardı etmemek gerekir. Birinin ölümünü son derece sakin bir tepki ile anlatmaları duyguyu bana aktaramadı açıkçası. Romeo ile Juliet'in birbirlerine ilk görüşte bu şekilde tutulmaları da gerçekçi gelmedi diyebilirim. Ama bence o yüzyıllar da aşklar, sevgiler ve özlemler daha ani ve daha derin yaşanıyordu. Biz sadece tüketmeyi biliyoruz günümüzde. Aileleri düşman olan iki gencin birbirlerini sevmesi hiç absürt gelmedi çünkü günümüzde de çok fazla böyle aşk var. Üstelik sonucu da acıklı biten. Bazen aileler çocukları için en doğru olanı bildiklerini sansalar da her zaman en doğru olan değil bazen de en mutlu olunanın yaşanması gerekir. Birbirleri için ölmeyi göze alan bu çift de bize bunu net bir şekilde gösteriyor. Daha derin ve mutlu sevgiler yaşayabilmek adına...
Edebiyat
Romeo ve JulietWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202475,7bin okunma
7/10
·93 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2021 15:26
Sahi insan nedir ? Bunun cevabını mı aradık senelerce yoksa hiç sorgulamadan devam mı ettik hayatımız boyunca ? Insanın dört zindanı var evet. Üçünü aşmanın bir yolunu bulabiliyoruz belki de ama en zoru aşamadığımız ve içinde anlam bulamadığımız "kendimiz"i aşamıyoruz. Bugüne kadar tarih belirlediyse dilimizi, dinimizi, tabiatımızı, koşullarımızı hatta giydiğimiz kıyafetleri bile peki bu anlam içinde anlam aradığımız insan neden var ? Ya da biz ne için yaşıyoruz biliyor muyuz, sanmıyorum. Okurken bir şeyler anlamanın yanı sıra daha çok sorular sordurdu kitap bana. Soruların cevaplarını buldukça da içime döndüm, insanın aşamadığı ve hayatı boyunca hep takılıp kaldığı yere, kendime. Insanın zindanı yine insan.
Edebiyat
İnsanın Dört ZindanıAli Şeriati · Fecr Yayınları · 20175,9bin okunma
6/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2021 2. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2021 15:59
Kitabı corona virüsü ortaya çıkmadan önce okusaydım aynı etkiyi yaratır mıydı ya da okurken gerçekten hak verir miydim bilmiyorum. Yine bir salgın ve yine en başta saklamaya çalışıp hiçbir şey yokmuş gibi davranan devletler. Her şey o kadar benzer ki. Bir dünyanın göz göre göre yok oluşu, insanların yağmalamacılığı, vahşileşmeleri, ben öleceksem herkes ölsün düşüncesi, zarar üzerine zarar vermekten zevk almak, doyumsuzluk ve ortaya çıkan umut tacirleri  büyücüler, falcılar... Bundan daha basit bir salgının içinde de olsak senaryolar hep aynı. Insanoğlunun bastıramadığı doyumsuzlugu ve salgın durumunun da üzerine ektiği bencilliği. Bundan bir sene önce Albert Camus'dan Veba ve 3 hafta önce de Orhan Pamuk'un yeni kitabı Veba Geceleri'ni okumuştum. Veba Geceleri'ni okuduğumda da salgın durumunda insanların hareketlerinin aynı olduğunu, hastalananların aynı şimdi olduğu gibi hastalıklarını saklayarak hayatlarına devam edip diğer insanları tehlikeye attığını görüyoruz. Akıllanmak için tonlarca salgın da gelse hep aynısı olacak. Belki de insan ırkının neredeyse tamamını yeryüzünden silecek bir şeye ihtiyaç vardır yeni dünyanın kurulabilmesi için.
Edebiyat
Kızıl VebaJack London · Can Yayınları · 202047,7bin okunma
10/10
·624 syf.··
Beğendi
·
2021 5. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2021 14:19
Okurken bu kadar hırslanacağımı ya da bu kadar düşüneceğimi tahmin etmemiştim. Oblomov. Oblomovluk. Sahi nedir bu oblomovluk ? Hepimizin ruhunda, etrafında birer Oblomov olmadığını veyahut hayatımızdan hiç böyle bir insanın geçmediğini iddia edebilir miyiz ? Tembellik, düşünmek, ertelemek ve hep yarın diyerek yaşamı kaçırmak gerçekten güzel anlatılmıştı. Birbirine zıt yetiştirilen ve zıt karakterli iki insanın dostluğu da vurgulu. Zengin ve elit bir ailenin içinde son derece steril büyütülen Oblomov'un içinde hep bir proleterle büyümesi gerçeği. "Yiyorum, içiyorum, uyuyorum, gezmeye çıkıyorum. Ama birden keyfim kaçıyor.Bir boşluk duyuyorum." cümleleri geçiyor kitapta. 19. yy.'da yazılarak 21. yy. insanını en iyi anlatan cümlelerdendi bence. Oblomov'un geç kalınmış hayatı benim için de geç kalınmış bir kitaptı. Insanın öz eleştiri yapmasını sağlarken hiddetlensek de gülsek de hadi artık bir şeyler değişsin diyerek kendimizi yesek de içimizdeki oblomovu da büsbütün yok edemeyerek kapatıyoruz son sayfayı. Şimdi yapmamız gerekenleri yarına ertelemememiz gerektiğini de her sayfasında hatırlatıyor. Hepimiz birer Oblomov'uz ama hayatı kaçırmamak için bir fırsatımız henüz var.
Edebiyat
Oblomovİvan Gonçarov · Yordam Kitap · 202249,8bin okunma
Reklam