Kendim, kendimin yanına geçmeye hazırlanıyordum. Önce kendimi bulmam lazımdı. Ara ki bul, nerde, kim, bir ömür aramışsın şimdi mi bulacaksın? Tabii ki şimdi bulacaktım, şimdimi şimdi bulacaktım. Öncekileri de buldum ayırdım, tasnif ettim, tanıdım, ama bir daha pek aynısını kullanmadım. Bildiğimden olsun kullanmadım, usandığımdan kullanmadım. İnsan her durumda kendinden bir oluşanı görür ve onun neticesini tadar. Bunların toplamıdır. Bunların toplamı da bir şey etmeyebilir. Her durumda yeniyi tadamıyor olabilir, yenilgiyi tadamıyor olabilir. Ama bunlar yok değildir.
"Rien ne forme un jeune homme comme une liaison avec une femme comme il faut.” (Genç bir erkeği hiçbir şey düzgün bir kadınla ilişkisi kadar şekillendirmez.)
Sayfa 7 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, I. Basım, Ekim 2022·Kitabı okuyor
Huzur İslam’da mıdır, bilmem -ki sanmıyorum- ancak aşkta değil. Aşk iddialı oldu, sakinleşmiş, kendi ezberini yaratmış kadın erkek ilişkisi bile huzurun fazlasını taşıyamıyor. Oysa kime sorsanız huzur istiyor, hayat yorgunu, coşkunu, bedbahtı, ihtiraslısı, herkes huzurun peşinde. Huzurun anlamı “gönül rahatlığı hissetme.” Hikâyenin koptuğu yer burası olsa gerek, gönül rahat sevmiyor hatta rahat batıyor, hırpalanası var, kendi varlığını hissetmek için canını yakanlar gibi, acısı arttıkça var oluyor.