Beraber geçirdiğmiz zamanın, kısa hayatımızın fon müziği, albümdeki son şarkı bitince susmuştu. Artık tek duyabildiğim hoparlörden gelen sessizliğin hafif titreşimiydi.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Canan’a bunalımlarını gezdirmeye çıkarmaları anlamsızca sıklaştı. Yatak odasında bir canan köşesi, banyoda fön makinaları, bigudiler, saç fırçaları ve asetonlu bir bahar havası kolgezerken, mutfak tepeden tırnağa cananlaştı, mutfakta neyin nereye koyulacağı bir nizamname ile belirlendi. Artık mutfakta hiçbirşeye elimi süremez oldum. Ya yanlış bardak alırsam? Ya onu hiç olmayacak bir yere koyarsam? Ekmek bıçağıyla kaşar kesmeye domuzlanırsam? En iyisi ellemem başım dinç olur.
“Bütün bunların gerisinde duran ve değişmeyen bir fon olarak gözlerimin önünden gitmeyen, annemi toprağa verdiğimiz akşam tepelerin ardında kaybolan güneş.. Her şey karmakarışık biçimde gözlerimin önüne bir an gelip kayboluyor; uykuyla uyanıklık arasında, gözümü açıp kapadıkça kapı duvar olan ve sık sık değişen Kâmil’in odasında, ara sıra duyulan gök gürültüsüne benzer seslerle içimin mahşerini yaşıyorum.”
Yaşamak dışarıdan bakınca değerli bir şey gibi durur. Filmlerde fon müziği vardır, konuşmalar yapılır, insanlar birbirine "Hayat çok kıymetli" der. Sabah alarmı çaldığındaysa yaşamak daha çok şuna benzer, "dün sırtından indirdiğin yükü bugün tekrar omzuna almak".
Bizimki gibi bütünüyle laik ve hiçbir şeyin artık kutsal sayılmadığı toplumda hak görülen biricik korkular maddeyle ilişkilendirilir; mezbahanın ölüm zinciri de ötekiler gibi bir gerçeklikten başka bir şey değildir. Kuzuların çığlıkları günümüzün fon uğultusunu oluşturan binlerce gürültüden biridir.